<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398</id><updated>2011-12-29T16:02:29.401+02:00</updated><category term='zaman'/><category term='felsefe'/><category term='google+'/><category term='atatürk'/><category term='mühim değil'/><category term='liseli'/><category term='mim'/><category term='şevval sam'/><category term='öneriler'/><category term='blogspot'/><category term='poker'/><category term='gülay'/><category term='kpss'/><category term='narkissos'/><category term='bursa'/><category term='günce yorgancılar'/><category term='sen'/><category term='Nietzsche'/><category term='dinlemek'/><category term='kırağı'/><category term='ayrılık'/><category term='benim bilgilendirmelerim'/><category term='yasemin mori'/><category term='eko'/><category term='sosyal medya'/><category term='aslında bir konu var'/><category term='ümit abi'/><category term='17 Eylül 2009'/><category term='kahvaltı'/><category term='benim fikriyatım'/><category term='isyan'/><category term='gdo'/><category term='öğretmenlik'/><category term='düş'/><category term='sen gelmez oldun'/><category term='azeri türküleri'/><category term='empati'/><category term='facebook'/><category term='ses'/><category term='sesame street'/><category term='canıma sarıldın'/><category term='milliyetçilk'/><category term='freud'/><category term='türkü'/><category term='bize kalanlar'/><category term='hayat dersi'/><category term='düşünüyorum'/><category term='dertliyim kederliyim'/><category term='kınalı kar'/><category term='saksağan'/><category term='atanamayan öğretmen'/><category term='grease'/><category term='kuş'/><category term='echo'/><category term='müzik'/><category term='yasak'/><category term='katie melua'/><category term='blogger yeni arayüz'/><category term='ibrahim sadri'/><category term='Internet Explorer'/><category term='kral çıplak'/><category term='şiir'/><category term='sansür'/><category term='uncle google'/><category term='nazım hikmet'/><category term='okuma listesi'/><category term='içimden akan yaşlar'/><category term='serçe'/><category term='oyun'/><category term='google'/><category term='öylesine sevmiştim'/><category term='kontrol paneli'/><category term='seni seviyorum'/><category term='özlemek'/><category term='candan erçetin'/><category term='kraldon çok kralcılık'/><category term='bilişim'/><category term='şenay gürler'/><category term='türkiye'/><category term='benim şiirlerim'/><category term='küçük prens'/><category term='geçmiş asla geçmez'/><category term='alıntılar'/><category term='çocukluğum'/><category term='google amca'/><category term='benim mensur şiirlerim'/><category term='özgür çevik'/><category term='herseyibilenkadin.com'/><category term='anlamak'/><category term='milliyetçilik'/><category term='bazen pipo sadece pipo'/><category term='ben'/><category term='kapıldım gidiyorum'/><category term='çözümler'/><category term='saman sarısı'/><category term='o&apos;nun şiirleri'/><category term='vedalar'/><category term='persepolis'/><category term='büşü'/><category term='sevgili'/><category term='yazılım'/><category term='aşk'/><category term='nergis'/><category term='nil karaibrahimgil'/><category term='blogsport'/><category term='hayal'/><category term='amerika'/><category term='cumalıkızık'/><category term='haluk levent'/><category term='Şablon'/><category term='veda'/><category term='yalnızlık'/><category term='türküler'/><category term='susam sokağı'/><category term='patsy cline'/><category term='dashboard'/><category term='yeni dünya düzeni'/><category term='blowin in the wind'/><category term='thumblr'/><category term='prsion break'/><category term='birisininperisi'/><category term='beş satırla'/><category term='blogger'/><category term='benim günlüğüm'/><category term='halil sezai paracıkoğlu'/><category term='çocukluk'/><category term='twitter'/><category term='farmville'/><category term='kuzgun'/><category term='turancılık'/><category term='benim paylaşımlarım'/><category term='ttnet'/><category term='dershane'/><category term='şair'/><category term='superonline'/><category term='askerlik'/><category term='öss'/><category term='edebiyat'/><category term='ücretli öğretmenlik'/><category term='komik'/><category term='Bir Puro Bazen Sadece Bir Purodur'/><title type='text'>ben,</title><subtitle type='html'>düşünüyorum işte varım ben de!</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>119</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2292068836520819524</id><published>2011-09-29T03:03:00.000+03:00</published><updated>2011-09-29T03:13:28.892+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>29 Eylül 2011, Ben,</title><content type='html'>Anlatacak şeylerim yoksa da birilerinin anlatılacak şeyleri var sanırım. İnsanlar aşık oluyor, birilerine küsüyor, bir yerlerde çalışıyor. Seyretmesi çok ilginç. Ama benim için en ilginç olanı da her şeyi ağır çekimde okuyor olduğumu hissetmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bana anlatıyor mesela aşklarını, işlerini. Belki de hayatlarında duyabilecekleri en içten yorumları yapıyorum. Kendimi övmek için söylemiyorum. Ben kendim için, onun için, bunun için yararlı olanı söylemem. İnsanların iç seslerini duymaya çalışırım. Kendilerinin bile duyamadıkları iç seslerini...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanırım ki insanlar aslında karşılaştıkları pekçok konuda aslında doğruyu bilirler, çünkü iç sesleri bunu onlara fısıldar. Ama zaman zaman başkaları bizi kandırır, zaman zaman da kendi kendimizi kandırırız. İç sesimiz çok da ulvi bir şey değildir aslında. Hayattan tüm öğrendiklerimizdir, içimizdeki alim'in hayattan çıkardığı sonuçlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birileri yaşıyor, ben seyrediyorum. Dert dinlemeyi severim. Karşımdakini rahatlamış görmeyi de... Ama nezaman dert dinlesem hüzünlenirim. Bazen konu çok acıklı gelir, bazen de çok daha kişisel bir sebebi vardır. Evet öyle de içten pazarlıklıyımdır. İnsanlar bana dertlerini anlatırken onun acısıyla tatlısıyla yaşadığını, kendiminse yaşamları seyrettiğimi düşünürüm. Belki başkalarına göre de ben yaşıyorumdur. Bilemiyorum. Uzun zamandır birilerine anlatacak özel bir şeyim olmadı. Yine de genelde dinleyen olmak insana kendisini kötü hissettiriyor. Karşımda safça, temizce "bugün aşık oldum" diyen insanın yerinde olmak istiyorum. Ya da ne bileyim Fener'in başına gelene üzülen adamın yerinde olmak istiyorum. Hatta Youtube'da duygusal şarkılara yorum yapan "alt tabakaya ait arabeskçiler"in yerinde olmak istiyorum. Bence onlar yaşıyor, bense onları seyrediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence ben de artık herkes gibiyim diyerek, hayat nehrini kıyısından seyretmek yerine hayat nehrinin içine atlamalıyım. Bu bencilce olabilir. Şimdi düşünüyorum da hayat insanların büyük bencillikleriyle kötüleşirken, küçük bencillikleriyle de güzelleşiyor. Birileri iç sesini dinliyor, birileri birey oluyor, birileri aşık, birileri şair, birileri işçi, herkesin küçük ben'leri var yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu blog'u açarken "ben," ismini koymamın sebebi kendimi anlatacak olmam değildi aslında. Herkesin içindeki "ben"i kutsamak istemiştim sadece. Herkesin dertlerini, sevinçlerini, hayallerini, hatalarını bazen kötülüklerini bile kutsamak isterdim kanatlarımla. Çünkü ancak hepsini kabul edersek karşımızdakinin "ben"ini görebiliriz. Daha önemlisi kendi eksiklerimizi ve kendi artılarımızı bilirsek kendi "ben"imizin farkına varırız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle yazılar genelde "artık bu blogu kapatıyorum, başka bir blog açacağım beni sevenlerle elbet yine karşılaşırız, tarzı geyiklerle biter. Ben öyle söylemiyorum. Sadece yazmaya tekrar başlayacağım. Kendi "ben"imi ve belki de sizlerin "ben"ini keşfetmek için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saksağan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2292068836520819524?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2292068836520819524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/29-eylul-2011-ben.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2292068836520819524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2292068836520819524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/29-eylul-2011-ben.html' title='29 Eylül 2011, Ben,'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7944500787114726495</id><published>2011-09-26T17:15:00.001+03:00</published><updated>2011-09-26T17:15:16.025+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>Boşluk</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: transparent;"&gt;&lt;span id="internal-source-marker_0.018140407279133797" style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;doksanlardan bir şarkı çalsa döneceğim belki&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;gördüklerimi unutmak istiyorum biliyor musun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;adımlarımda bomboş sayfalar kirleniyor&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;ellerimde ne kadar ezilmiş ruhum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;bakıp da sırt dönmek istemiştim ne kadr çok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;ne kadar kalemler eskitmişim boşluğum için&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;eksiliyorum tekrar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;boyun eğip sana geleceğim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;dünya ne kadar soğuk&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;boşluk&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;soğuyor bedenimde&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;eksiliyorum görüyor musun&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;sorup da öğrenemediğim şarkı var&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: transparent;"&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: transparent;"&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-variant: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;Saksağan&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7944500787114726495?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7944500787114726495/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/bosluk.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7944500787114726495'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7944500787114726495'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/bosluk.html' title='Boşluk'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-3964089013741539951</id><published>2011-09-24T00:42:00.000+03:00</published><updated>2011-09-24T01:07:07.392+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='halil sezai paracıkoğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='isyan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öylesine sevmiştim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ibrahim sadri'/><title type='text'>Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin</title><content type='html'>Halil Sezai'nin İsyan şarkısını hepiniz duymuşsunuzdur. Bu vidyoda İsyan adlı şarkıyla Öylesine Sevmiştim şiirini birleştirmişler. Yaralı kalpler için çok tehlikeli olmuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="420" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/MzG6T9EJEPE" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gidiyorsun, git &lt;br /&gt;Bütün sabahları üşüdüğüm &lt;br /&gt;Bütün gördüğüm senli günlerim,onlar da gitsin &lt;br /&gt;İçimde bir şarkı &lt;br /&gt;Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat &lt;br /&gt;Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin &lt;br /&gt;Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden &lt;br /&gt;Sevdiğimiz şarkıları da &lt;br /&gt;Pencereme konan yusufçukları da &lt;br /&gt;Bana karanlığı bırak &lt;br /&gt;Beni bırak, beni böyle bırak &lt;br /&gt;Böyle ansızın, böyle yakışıksız &lt;br /&gt;Böyle anlamsız, böyle dağınık &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gidiyorsun, git &lt;br /&gt;Hadi git &lt;br /&gt;Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git &lt;br /&gt;Hadi kanatma &lt;br /&gt;Hadi yıkma &lt;br /&gt;Hadi dokunma &lt;br /&gt;Zaten ben seni öylesine sevmiştim &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi gidiyorsun, git &lt;br /&gt;Bütün sabahları üşüdüğüm &lt;br /&gt;Bütün gördüğüm senli günlerim,onlar da gitsin &lt;br /&gt;İçimde bir şarkı &lt;br /&gt;Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat &lt;br /&gt;Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İbrahim Sadri&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-3964089013741539951?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/3964089013741539951/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/kapat-gozlerimi-sevdigim-anlar-da.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3964089013741539951'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3964089013741539951'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/kapat-gozlerimi-sevdigim-anlar-da.html' title='Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/MzG6T9EJEPE/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-8225872347424350118</id><published>2011-09-15T17:21:00.000+03:00</published><updated>2011-09-15T17:21:48.934+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haluk levent'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kral çıplak'/><title type='text'>Toz kondurma kendimize/ Aslında yok terzi bile/ Giysileri biz yaparız!</title><content type='html'>Bu şarkının yarısında başlayan şiir çok anlamlı. Gerçekten çok başarılı. Bu şarkıyı çok eskilerden hatırlıyorum. "Anne bak kral çıplak" sözü bile unutulmaz zaten. Ama derinlerde daha unutulmaz sözler de varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/RFAE61Ux8F4" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;fermanlar verildi&lt;br /&gt;perdeler gerildi&lt;br /&gt;halılar serildi&lt;br /&gt;dediler kral bugün görünecek&lt;br /&gt;dediler gören herkes sevinecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haberler salındı&lt;br /&gt;tedbirler alındı&lt;br /&gt;davullar çalındı&lt;br /&gt;dediler kral bugün görünecek&lt;br /&gt;dediler gören herkes sevinecek&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anne bak kral çıplak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kral çıplak göründü&lt;br /&gt;saray dehşete büründü&lt;br /&gt;ağlar gibi gülündü&lt;br /&gt;dediler: "kral meğer çıplakmış"&lt;br /&gt;dediler: "tören değil tuzakmış"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hikaye tutmadı&lt;br /&gt;ahali yutmadı&lt;br /&gt;çocuklar kutlandı&lt;br /&gt;dediler kral meğer çıplakmış&lt;br /&gt;dediler tören değil tuzakmış&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;anne bak kral çıplak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,&lt;br /&gt;uzun kısa bir öykü bu&lt;br /&gt;sıradan sesiz bir film gibi&lt;br /&gt;görevim anlatmak oldu&lt;br /&gt;akıtmak bendeki zehri&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yıllar önce bir genç vardı&lt;br /&gt;yüreğini yakan bir sevda&lt;br /&gt;ışıltılar sönük kaldı&lt;br /&gt;herşey böyle başladı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tutulmuştu köşe başı&lt;br /&gt;kalmamıştı açık kapı&lt;br /&gt;varolmaktı tek sorunu&lt;br /&gt;kaçtı durdu yıllar boyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sonra bakmış dünya yokmuş&lt;br /&gt;umutları göçmüş gitmiş&lt;br /&gt;parasızlık yalan salmış&lt;br /&gt;çareyi kaçmakta bulmuş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;gördü bunu hayra yordu&lt;br /&gt;güzel şeyler istiyordu&lt;br /&gt;oysa güzel artık vardı&lt;br /&gt;çok paraya satılırdı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çürük çarklar büyük çarklar&lt;br /&gt;birbirinden ne anlar&lt;br /&gt;döner durur zevke dalar&lt;br /&gt;yeni dişliler arar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kendi oldu kendi dişli&lt;br /&gt;bilmediği yola girdi&lt;br /&gt;gördü bütün gerçekleri&lt;br /&gt;sustu durdu herkes gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şehir heyecan!&lt;br /&gt;onu da kendinden yaptı&lt;br /&gt;beyaz saçlar&lt;br /&gt;gözler söndü&lt;br /&gt;düşündeki düşte kaldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;haluk uzak kendini&lt;br /&gt;kalmamış derman derdine&lt;br /&gt;yok sorunum mükemmelim&lt;br /&gt;dese de inanma sözüne&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kral nerde diye sorma&lt;br /&gt;sende bende bizde onda&lt;br /&gt;çıplak diyen kral olur&lt;br /&gt;taç giyer oturur tahtına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;patron burda&lt;br /&gt;köyde ağa&lt;br /&gt;evde koca&lt;br /&gt;okulda hoca&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dayı baba abi ana&lt;br /&gt;kral vardır her tarafta&lt;br /&gt;krallıklar ülkesinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;doldurur seven kesesini&lt;br /&gt;haluk görür kaybedini&lt;br /&gt;ne zaman baksa aynaya&lt;br /&gt;itiaat et &lt;br /&gt;biz kralız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;toz kondurma kendimize&lt;br /&gt;aslında yok terzi bile&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;giysileri biz yaparız!!!      &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-8225872347424350118?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/8225872347424350118/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/toz-kondurma-kendimize-aslnda-yok-terzi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8225872347424350118'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8225872347424350118'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/toz-kondurma-kendimize-aslnda-yok-terzi.html' title='Toz kondurma kendimize/ Aslında yok terzi bile/ Giysileri biz yaparız!'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/RFAE61Ux8F4/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-5713388555612763624</id><published>2011-09-02T01:10:00.000+03:00</published><updated>2011-09-02T01:10:36.709+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okuma listesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogger'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Kendimi Mimliyorum</title><content type='html'>Bilindiği gibi geçenlerde yazdığım bir yazıdan &lt;a href="http://www.blogger.com/profile/18143646997091759404"&gt;Lütfi MUTLUER&lt;/a&gt; sayesinde bir mim konusu çıktı. Blogger'ın eksikleri ya da yapılmasını istedikleriniz mealinde bir konusu var. Bence çok da yararlı oldu. Aslında daha önce fikirlerimi söylediğim için biraz da kenara çekilme fikrindeydim ama şimdi bugün bir yorum daha gelince ben de bir şeyler söyleyim deyip kendimi mimlemeye karar verdim :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi mimlemem ilginç olsa da konuyla ilgili bir şey aklıma geldi. Mesela ben blog girdimi yazdım, sonra bloguma girdim kontrol ettim. Hatta bir iki yorumu ve verdiğim cevabı okudum. Sonra yazma faslı bitti, şu takip ettiğim bloglardan iki üç tane yazı okuyayım dedim. Kontrol panelindeki izleme listesine nereden gireceğim? Cevap, sağ üst köşedeki Yeni Kayıt ya da Tasarım'a basacağım. Oradan da açılan sayfadan yine sağ üstteki Kumanda Paneli'ne basacağım ve nihayet okuma kısmına geleceğim :) Şaka gibi ya. İnsan bir link koyar oraya. Kumanda Paneli linki neden anasayfamda yok. Hatta işi biraz daha çekici kılabilirsin. Okuma Masası gibi bir isim koyabilirsin. Koy oraya linki de girelim okuyalım, dolandırma bizi be Blogger. Hem özendirmiş de olursun biraz. Çok şey mi istiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-5713388555612763624?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/5713388555612763624/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/kendimi-mimliyorum.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5713388555612763624'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5713388555612763624'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/kendimi-mimliyorum.html' title='Kendimi Mimliyorum'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-3151718953183136643</id><published>2011-09-01T15:31:00.000+03:00</published><updated>2011-09-01T15:31:50.153+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kınalı kar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kahvaltı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cumalıkızık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bursa'/><title type='text'>31 Ağustos 2011, Cumalıkızık</title><content type='html'>Selamlar. Dün Cumalıkızık'a gidecemi söylemiştim. Ben o yazıyı yazdıktan sonra uyudum, ne kadar sonra uyudum ne kadar uyudum bilmiyorum. 12'ye doğru arkadaşım aradı biz evden çıktık seni almaya geliyoruz diye. "Niye daha önce aramıyon ya" diye biraz söylendim ama hemen apar topar hazırlandım çıktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse onlar kahvaltı yaptılar :) Oranın kahvaltısı meşhurmuş, ama pek bana göre değil. Bolca peynir, reçel, terayağ, bal, ezme, kaymak, sucuklu yumurta falan var :) Şimdi surabilirsiniz "oha, daha ne olacak" diye ama bence sadece peynirli yumurta olsa yeterdi bana. Öyle çok karışık, çeşit çeşit kahvaltılık olayını pek sevmiyorum. Zira ben yemek yerken bile salatadan da bir iki çatal almayı unutan biriyim :) Tekilliği seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Onlar kahvaltı yaparken ben de bolca çay sigara keyfi yaptım doğada. Aslında gittiğimiz en iyi yer belki de o kahvaltı yaptığımız yerdi ama Bursa'nın bütün spor giyimli kodamanları, kodaman eşleri, kodaman çocukları falan orada olduğu için rahatsızlık vermek istemedim. Millete doğru fotoğraf çekilmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra köyü dolaştık, sonra bir köy kahvesiyle bir çay bahçesi vardı karşı karşıya. Aklımdan köy kahvesine gidip oralet ya da kakao içmek geldi ama tabi çay bahçesine gittik :) Köy kahvesinde oralet içmek bence herkesin bir kere yapması gereken şey. Çay çok klasik bir şey ama çoğumuzun genelde içmediği oralet ya da kakao gibi içecekler oralarla özdeşleşiyor bence. Amcaların tarla işleriyle ilgili muhabbetler, bir de yerel ağız da ortama iyice atmosfer katıyor:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse konuya geçelim, çay bahçesinde de fazla takılmadık döndük. Ama köy gerçekten çok güzel. Klasik Bursa köy mimarisi var. Ben de Bursa sınırları içindeki bir köydenim ama Cumalıkızık'ın diğer köylerden farkı özünü koruyabilmiş olması. Her köyde bu evlerden var ama tek tük. O yüzden Cumalıkızık bence çok çok değerli bir yer. Daha önce de Bursa Hayvanat Bahçesi'nde görmüştüm. Bu tip köyleri taklit eden Türk Köyü diye yapay bir yer yapmışlar. Ama orijinalini görünce insan heyecanlanıyor. O gerçek anlamda daracık sokaklar, dip dibe evler, tuğla ve ağacın muhteşem uyumu, cumba benzeri yapılar, pencere pervazlarındaki çiçekler... her şey gerçekten çok güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada unutmadan söyleyeyim. Bu köy Küçük Emrah'ın Kınalı Kar diye bir dizisi sayesinde bu kadar ünlendi. Kınalı Kar ismi bayağı iz bırakmış. İsmi Kınalı Kar olan işletmeler falan var. Bir de dizinin çekildiği evi gördük. Ben diziyi izlememiştim. İzlemiş olanlar için daha değerli bir yer olsa gerek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşağıda telefonumun dandik kamerasıyla çektiğim bazı fotoğrafları sizlerle paylaşıyorum. Sevgiyle kalın.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-tu_IuKDEK-s/Tl958LEgqII/AAAAAAAAAUE/za6ql_BhjEs/s1600/31082011188.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-tu_IuKDEK-s/Tl958LEgqII/AAAAAAAAAUE/za6ql_BhjEs/s320/31082011188.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-jOwFlp7G_64/Tl96JCoWYWI/AAAAAAAAAUI/FFcTN7hnFqU/s1600/31082011196.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://1.bp.blogspot.com/-jOwFlp7G_64/Tl96JCoWYWI/AAAAAAAAAUI/FFcTN7hnFqU/s320/31082011196.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-HgVRm9AimEg/Tl96O2gCIpI/AAAAAAAAAUM/98PNtQMwDAM/s1600/31082011199.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://3.bp.blogspot.com/-HgVRm9AimEg/Tl96O2gCIpI/AAAAAAAAAUM/98PNtQMwDAM/s320/31082011199.jpg" width="240" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-na9AR4jxMVI/Tl96WiiddkI/AAAAAAAAAUQ/HsUuD0fiTkg/s1600/31082011208.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-na9AR4jxMVI/Tl96WiiddkI/AAAAAAAAAUQ/HsUuD0fiTkg/s320/31082011208.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-smeH7C46Xbs/Tl96g665wMI/AAAAAAAAAUU/zaXRkNm6WpY/s1600/31082011180.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://3.bp.blogspot.com/-smeH7C46Xbs/Tl96g665wMI/AAAAAAAAAUU/zaXRkNm6WpY/s320/31082011180.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-3151718953183136643?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/3151718953183136643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/31-agustos-2011-cumalkzk.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3151718953183136643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3151718953183136643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/09/31-agustos-2011-cumalkzk.html' title='31 Ağustos 2011, Cumalıkızık'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-tu_IuKDEK-s/Tl958LEgqII/AAAAAAAAAUE/za6ql_BhjEs/s72-c/31082011188.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7079075970349417623</id><published>2011-08-31T08:50:00.001+03:00</published><updated>2011-08-31T09:03:35.141+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cumalıkızık'/><title type='text'>Cumalıkızık'ta Kahvaltı Yapabilme İhtimali</title><content type='html'>Dün bayram sabahı olduğu için erken kalkınca dün gece de erken uykum geldi. Erken uyuyunca bugün erkenden kalktım :) Model'den DEğmesin Ellerimiz'i dinliyorum. Hava soğumuş, hatta pencere açık olduğu için kış gibi olmuş. Seviyorum böyle sabahları. İçimde garip bir huzur var. Dün bir arkadaşım yarın 12 civarı Cumalıkızık'a kahvaltıya gidebiliriz dedi. 12'de kahvaltıya gitmek ilginç bir fikir olsa da ararsa gideceğim. Daha önce Cumalıkızık'a gitmedim. Televizyondan gördüğüm kadarıyla harika bir yer. Şimdilik bu Cumalıkızık da ne ola ki? diyenler için bir iki fotoğraf paylaşayım. Gidersek kendi fotoğraflarımı da başka bir yazıda paylaşırım. Görüşürüz sevgili okurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.gokselsanbay.com/wp-content/uploads/2011/03/cumalikizik_1252434942.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://www.gokselsanbay.com/wp-content/uploads/2011/03/cumalikizik_1252434942.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://galeri.uludagsozluk.com/34/cumal%C4%B1k%C4%B1z%C4%B1k_74019.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="212" src="http://galeri.uludagsozluk.com/34/cumal%C4%B1k%C4%B1z%C4%B1k_74019.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="420" height="345" src="http://www.youtube.com/embed/gZIRMiDnx1s" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7079075970349417623?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7079075970349417623/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/08/cumalkzkta-kahvalt-yapabilme-ihtimali.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7079075970349417623'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7079075970349417623'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/08/cumalkzkta-kahvalt-yapabilme-ihtimali.html' title='Cumalıkızık&apos;ta Kahvaltı Yapabilme İhtimali'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/gZIRMiDnx1s/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7384624297078125602</id><published>2011-08-29T16:26:00.001+03:00</published><updated>2011-08-29T16:27:05.175+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogger'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öneriler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogger yeni arayüz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='facebook'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='twitter'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dashboard'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='okuma listesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni dünya düzeni'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='google+'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çözümler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sosyal medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='thumblr'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kontrol paneli'/><title type='text'>Blogger ve Sosyal Medya Hakkındaki Karamsar Görüşlerim</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-THwMq_RGUGo/Ta6Mtg8PbbI/AAAAAAAAAzc/cALCdX0n8yg/s1600/blogger_logo.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="198" src="http://1.bp.blogspot.com/-THwMq_RGUGo/Ta6Mtg8PbbI/AAAAAAAAAzc/cALCdX0n8yg/s200/blogger_logo.png" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Genel itibariyle blogger'ın popülerliği ya da belki de tüm blog olgusunun popülerliği düştü sanki. Bununla ilgili bazı görüşlerim var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanlar artık okuma konusunda daha tembelleştiler. Bunda buna izin veren bir sistemi geçtim bunu zorunlu kılan buna teşvik eden bir sistemin varlığını gözardı edemeyiz sanırım. Blogger'ın ve Wordpress'in sosyal medya alanında yeri farklıdır. Öncelikle bunu kabul ediyor ve bir tarafa koyuyorum. Blogger ve Wordpress'teki yazılar hep daha kalıcı olmuştur ve daha kalıcı da olacaktır, bunu da kabul ediyorum. Ama! Ne olursa olsun Blogger ve Wordpress gibi daha çok internet sitesine benzeyen, uzun, fotoğraflar ve vidyolarla iç içe yazılar yazabileceğiniz sistemler yeni yetme diye tabir edebileceğimiz sosyal paylaşım sitelerine karşı pek başarılı olamıyor. Hepsinin yeri ayrı diye düşünebilirsiniz ama ne yazık ki pekçok insan için blogger gereksiz Facebook gerçek. Amaç paylaşımsa paylaşım her yerde mantığıyla yaklaşıyorlar insanlar. Pekala yazdığınız günlük formatında bir yazıyı da bu tip sitelerde paylaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yüzeysel bir karşılaştırma yapalım. Facebook çok güçlü. Resim ve vidyo paylaşılabiliyor. Uzun yazılara, şiirlere izin veriyor. Yazılanları iki farklı alanda yayınlayarak popüler olanlar ve anlık olanlar şeklinde ikiye bölerek &amp;nbsp;insanların sevdiği yayınları koruyor. Bunun yanında burada oyun da oynayabiliyorsunuz ve insanlar genellikle gerçekte de tanıştığı arkadaşlarıyla muhatap oluyorlar. Bu sonuncu kimilerine göre artı kimilerine göre eksi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Twitter biraz daha farklı. Buranın içeriği zaten kısa cümlelerle iletişim olması. Konsepti itibariyle Blogger'a rakip olamaz... gibi görünüyor. Şimdilik geçelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google+ belki de Blogger'ı sevenleri en korkutacak site. Üstelik Google'ın projesi, yani blogger'ın sahibi olan şirketin. Google+'yı en dişli rakip yapan şey onun belki de en son çıkması. Google+ en son çıktı ve neredeyse hepsinden bir şeyler aldı. Google+'da uzun yazılar yayınlayabilirsiniz, resim ve müzik de yayınlayabilirsiniz. Üstelik Facebook gibi gerçek isimler kullanılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Thumblr Blogger'a en çok benzeyeni. Blogger'da yapılan her şey yapılabiliyor. Ama son yazılar Dashboard denilen bir alanda gösteriliyor. İnsanlar takip ettiklerinin yazılarını buradan okuyup beğenebiliyorlar ya da yorum yapıyorlar. Ama kişiyi hiç özgür bırakmıyor. Mesela en son değişmediyse kişi kendi yayınına yapılmış yoruma cevap yorumu yazamıyor. Daha çok fotoğraf paylaşımı için uygun bir yer bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bu saydıklarımın hepsi uzun yazıları yasaklayan Twitter'a meyilli siteler. Yani kısa bir paylaşım. Bir resim, bir vidyoya verilen link... Bunlar insanlara yetiyor. İnsanlar uzun yazılar okuyamıyorlar artık. Sadece komik vidyo izlemek için Facebook'a giriyorlar. Oyun oynuyorlar, birbirlerinin fotoğraflarına bile "canım çok güzel çıkmışsın" yazmaya üşenip "beğen" tuşuna basıyorlar. Öyle tembelleşmişiz, öyle beynimiz uyuşmuş ki insanların uzun uzun anlatılan şeylere tahammülü yok. Hatta bununla ilgili İnci Sözlük menşeli "Özet geç lan piç" diye bir deyim bile var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi yapısı gereği Blogger'a alternatif bile olabilecekken Twitter'a benzeyen sitelere bakalım. Twitter konsepti itibariyle Blogger'a rakip bile olamayacakken aslında tam da insanların istediği şeyi veriyor. Belki siteyi kuranlar bile bu kadar popüler olacağını tahmin etmemişlerdir. Bu durumda diğer siteler de ona benziyor. Üstelik bu sitelerin sahipleri tarafından tercih edilmiyor, halk tarafından tercih ediliyor. Mesela Facebook uzun yazılar yazmaya izin veriyor ama kimse uzun yazı yazmıyor. Yani mesela adam "Şuan İstanbul'dayım yeni geldim" bile yazmaktan aciz. Sadece şunu yazıyor: @İstanbul.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplum bu kadar akıl tutulmasına erdiyse Blogger nasıl hayatta kalacak. Burası insanların uzun yazılar, şiirler, günlük formatlı iç dökmeler, çeşitli sosyolojik ve psikolojik analizler hatta bilimsel konular yayınladığı bir yer. İnsaların tek cümle okumaktan aciz olduğu şu dönemden nasıl geçeceğiz. Yoksa hiç geçemeyecek miyiz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google da bence Blogger'a güvenmiyor. İsmi değişecekmiş Google Blogs olacakmış. İsmi değişir belki son bir kez bir tanıtım atağına kalkar sonra da Google Bookmarks'a yaptığı gibi projeyi terkedebilir. Google, Blogger'a güvenseydi daha çok yatırım yapardı. Son günlerdeki tek yenilik çalışmaları draft.blogger.com'daki yeni arayüz. Ama bu arayüz zaten Google'ın tüm hizmlerine gelecek, birkaç da değişiklik var ama yetersiz. Bence Blogger'ın en büyük eksiği Thumblr'daki Dashboard benzeri bir yapı. Bunun kötü bir benzeri olarak kontrol panelindeki okuma listesi var. Ama inanın o kadar zayıf kalıyor ki. Bizim özenle yazdığımız yazılar internet galaksisinde küçükcük bir uydu olup kaybolup gidiyor. Blogumuzu izleyenlerin bizim blogumuzdaki bir yazıyı okuması için özel çaba sarfetmesi gerekiyor, özellikle dikkat etmesi gerekiyor. İnsanlar okuma listesinde üst sıralarda olabilmek için tüm noktalama işaretlerini kullanmışlar, ama biz o blogları sadece gizleyebiliyoruz. Ama ben gizlemek istemiyorsam ne olacak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çözümler. Google'ın acilen okuma listesi modülünü düzenlemesi lazım. Son yazılan yazılar üç farklı kanaldan akabilir. 1. kanal tüm yeni yayınlar. 2. kanal popüler yazılar. Google bu istatistik konusunda aşmış bir şirket, nasıl yapacağını anlatmak benim haddime düşmez. 3. kanal bizim seçtiklerimiz. Burada düzenli takip ettiğimiz bloglardakileri görebiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle yaparsa ve bu sayfada yazıya yorum, yazıyı beğenme, takip ettiğimiz blogu takipten çıkarma gibi tuşları da eklerse bence bir şeye benzer. Aksi halde kurduğu sistemle iyi niyetli insanların iyi niyetlerini çöpe atmaya devam edecek ve bizler de en fazla bir cümle yazabilen insanların dünyasında yaşamaya mahkum olacağız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7384624297078125602?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7384624297078125602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/08/blogger-ve-sosyal-medya-hakkndaki.html#comment-form' title='37 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7384624297078125602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7384624297078125602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/08/blogger-ve-sosyal-medya-hakkndaki.html' title='Blogger ve Sosyal Medya Hakkındaki Karamsar Görüşlerim'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-THwMq_RGUGo/Ta6Mtg8PbbI/AAAAAAAAAzc/cALCdX0n8yg/s72-c/blogger_logo.png' height='72' width='72'/><thr:total>37</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2013639203574638676</id><published>2011-08-28T19:17:00.000+03:00</published><updated>2011-08-28T19:17:49.153+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='liseli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sen gelmez oldun'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türküler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öss'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gülay'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dershane'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='azeri türküleri'/><title type='text'>Sen Gelmez Oldun</title><content type='html'>Ben ÖSS hazırlık sürecindeydim sanırım ya da lise 3. sınıfta olabilirim.  Dershanede ders aralarında sekreter hep bu Azeri türküsünü çalardı. O günlerde arkadaşlar arasında bu türküyü kıroca bulup dalga&amp;nbsp; geçerdik. Sonra üniversiteye gittim. O günlerde solcu ya da Anadolu'dan göçmüş, yerel kültürünü unutmamış dostlarım oldu. Onlar aracılığıyla türkülerle tanıştım. Türküler ve türkü formunda yapılan şarkılarla... Meğer  ne kadar güzel türküymüş. Ergen beynimizle dalga geçiyormuşuz. Boşuna liseli liseli diye dalga geçmiyorlar, gerçekten liseli kafası diye bir şey var :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="345" src="http://www.youtube.com/embed/Df_mGQNWeJE" width="420"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2013639203574638676?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2013639203574638676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/08/sen-gelmez-oldun.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2013639203574638676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2013639203574638676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/08/sen-gelmez-oldun.html' title='Sen Gelmez Oldun'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/Df_mGQNWeJE/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-9178228069126112431</id><published>2011-08-23T07:11:00.000+03:00</published><updated>2011-08-23T07:11:58.970+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='içimden akan yaşlar'/><title type='text'>İçimden Akan Yaşlar :)</title><content type='html'>Öncelikle belirtme gereği duyuyorum, şarkıyı dinlemeseniz de olur :) Şarkı bazılarınız için çok rahatsız edici olabilir ama sesini kısıp bahsettiğim kişiyi beş on saniye izleyebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe width="420" height="345" src="http://www.youtube.com/embed/MwReU0pyycc" frameborder="0" allowfullscreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu şarkıyı aylar önce dinlemiş elemanın sıcak kanlılığından ve içinde bulunduğu durumdan çok duygulanmış, çağın modasına uyarak kısa sürede unutmuştum. Sonra aradan yine aylar geçti yine bir yerde rast geldim ve dinledim. Tekrar duygulandım. Bu sefer başka şeyler de hissettim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk izleyişimde şarkının hikayesi geçti aklımdan. Yanılıyor olabilirim ama muhtemelen kızla eleman küsmüşler. Eleman da kıza bir şarkı yapmış. O yaşlarda her şey daha basit olduğundan bence elemanımız kızı şarkıyı birlikte söylemek için ikna etmiş. Kızla küs olduklarını erkeğin aşırı yakın tavırlarından kızınsa dönem dönem gereksiz somurtmalarından, aslında seni sallamıyorum tavırlarından ve en acısı da kimi zaman işte seni bu hale getiririm gülüşlerinden anlayabiliyoruz. Bir de çocuğun kıza "gitme aşkım, ya vallahi billahi seni çok seviyorum" gibi sözlerinden... Vidyoyu ilk izlediğimde çocuğa çok acımıştım. İkisi de birbirlerini sevseler de eminim yaşları küçük olduğu için çeşitli dünyevi nedenlerle ayrılırlar. Sonra bu vidyoyu izleyip ağlarlar. Belki de çoktan yaşanmıştır o süreçler. Bu kadar sıcak kanlı ve temiz kalpli olmanın da işte böyle yan etkileri var, bir kavga edince şarkı yazıyorsun. Günümüzün "Sevgilimi koluma takarım. Bebekte üç beş tur atarım. Olmadı bi de sinema yaparım . Gördüğün gibi çok unutkanım" bakış açısı belli ki bu elemanda yok. O yüzden hem bu kadar sıcak kanlı olmak hem de böyle duyarlı bir kişilik olmak onu muhtemelen birkaç kere derinden yaralayacak, bir yerde de ya hayata isyan eden ya da odunlaşmış bir kişiliğe büründürecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vidyoyu ikinci izleyişimde eski bir dostu görmüş gibi oldum :) aslında rap müzikten o kadar çok nefret ederim ki geçenlerde facebook'ta rap müzik paylaşımı yapan iki kişiyi arkadaşlıktan çıkardım. ama bu şarkıyı dinlerken elemanın gözlerindeki o içtenlik insana geleceğe dair umut veriyor. birden çevremdeki pekçok entelden sıkıldığımı ve böyle bir tiple dertleşmek istediğimi, maç muhabbeti yapmak istediğimi hissettim. keşke herkes gözlerinden böyle ışık saçabilse. muhtemelen benden en az yedi sekiz yaş küçük bu kardeşimize içinde yaşadığı pisliğin ona empoze ettiği şekli almasına rağmen yüreğini böyle temiz tutabildiği, içtenliği ve yanındaki kıza karşı duyduğu muhabbetten dolayı imrendiğimi belirtmek isterim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-9178228069126112431?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/9178228069126112431/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/08/icimden-akan-yaslar.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9178228069126112431'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9178228069126112431'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/08/icimden-akan-yaslar.html' title='İçimden Akan Yaşlar :)'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/MwReU0pyycc/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7428297077973490011</id><published>2011-08-19T01:20:00.000+03:00</published><updated>2011-08-19T01:20:07.281+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atanamayan öğretmen'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ücretli öğretmenlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğretmenlik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kpss'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>19 Ağustos 2011, Yine Bir Geçiş Dönemi</title><content type='html'>Ben atanamayan ve bu dönem de atanamayacak bir öğretmen adayı olarak bir geçiş dönemine daha girmiş bulunuyorum. Bir edebiyat öğretmeni olarak geçen yılki ilköğretim okulunda yine Türkçe öğretmenliği mi yapsam, yoksa bir liseye gidip atanamazsam diye mesleki tecrübe mi edinsem, hangi kpss kursuna gitsem,kpss kursuna gitsem mi, o kadar kafam karışık ki. Bu süreç nasıl geçecek bilmiyorum. Çok yoruldum artık. Düşündüm de ÖSS'ye hazırlandığım yıldan beri bir yazı bile huzurlu geçiremedim. Üniversite yıllarında da hep alttan dersim oluyordu,seneye verebilecek miyim diye kafaya takıyordum. Tabi bunlar biraz da mizaç meselesi ama öyle işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuyan herkese sevgiler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7428297077973490011?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7428297077973490011/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/08/19-agustos-2011-yine-bir-gecis-donemi.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7428297077973490011'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7428297077973490011'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/08/19-agustos-2011-yine-bir-gecis-donemi.html' title='19 Ağustos 2011, Yine Bir Geçiş Dönemi'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-8484253505203824728</id><published>2011-06-16T02:47:00.001+03:00</published><updated>2011-06-16T02:48:55.970+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dertliyim kederliyim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şevval sam'/><title type='text'>Dertliyim Kederliyim - Şevval Sam</title><content type='html'>Yine mi aldı seni, sevdalık uykuları?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Depresyonu bu çağın mı hastalığı, bu çağın doktorları mı koydular bu hastalığın adını yoksa her çağda var mıydı? Savdalık uykusu işte. Bizim hüzünlü uykularımız. Bizi elden ayaktan düşüren kederlerimiz. Nasıl da karanlıktır her şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe allowfullscreen="" frameborder="0" height="340" src="http://www.youtube.com/embed/JIhebGvpMcs" width="415"&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-8484253505203824728?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/8484253505203824728/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/06/dertliyim-kederliyim-sevval-sam.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8484253505203824728'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8484253505203824728'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/06/dertliyim-kederliyim-sevval-sam.html' title='Dertliyim Kederliyim - Şevval Sam'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/JIhebGvpMcs/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-4114924515851454568</id><published>2011-05-04T12:47:00.000+03:00</published><updated>2011-05-04T12:47:44.887+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saksağan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim mensur şiirlerim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='canıma sarıldın'/><title type='text'>Canıma Sarıldın</title><content type='html'>Uzun zamandır şiir yazamıyordum. Şiir okumuyorum da. Herkesin böyle dönemleri olabilir tabi ama benimki o kadar basit değil. Neyse, iki gün önce bir şiir yazdım. Daha önce buradan özür dilediğim Büşü'nün "Canıma Sarıldın" sözü de şiirin bir yerinde aklıma geldi ve kullandım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında ben genellikle belirli bir olay üzerine yazmam ama bazı olaylar benim içe dönmemi sağlıyor. Öyle bir olay yaşadım geçenlerde. Bir arkadaşımın yaşadıkları beni biraz üzdü ve dünyanın yüzeyselliğinden kurtardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="background-color: transparent;"&gt;&lt;span id="internal-source-marker_0.17788425832986832" style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;Canıma Sarıldın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;geriye yalnız korkularımız kalacaktı biliyordum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;seyredip de düştüğüm karanlıklardan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;öpüşürken karışmamış mıydı nefeslerimiz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;hem bizim de vardı hayallerimiz&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;işte hesapsızca içimize çektik hayatı&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;işte kırıldık yapraklarımızdan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;sonrasına kim bakacaktı daha&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;uyanıp dudaklarına dokunduğumda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;şimdi göz altlarından utanacaksın biliyorum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;susuşlarından belki dokunduğumda sırtına&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;öyle kimsesizdim ki avuçlarında&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;öyle utangaç çocuklaşırken&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;yoktan bir sır büyütüp aldın içine&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;kim tahmin edebilirdi çocukluğunu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;bu tutukluğunu, bu kimsesiz ojelerini&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;bu alnına düşen saçlarından&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;baktım da ne kadar öldüm, varlığım ne kadar söndü canımda&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;canıma sarılıp ağlayacaktın biliyordum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;hangi yılın ilkbaharına benzeyecekti gözlerin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;belki yemyeşil susmuştur, soluyorum&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: transparent;"&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: transparent;"&gt;&lt;span style="background-color: transparent; color: black; font-family: Arial; font-size: 11pt; font-style: normal; font-weight: normal; text-decoration: none; vertical-align: baseline; white-space: pre-wrap;"&gt;Saksağan&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-4114924515851454568?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/4114924515851454568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/05/canma-sarldn.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4114924515851454568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4114924515851454568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/05/canma-sarldn.html' title='Canıma Sarıldın'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2157496446447761033</id><published>2011-04-11T16:20:00.000+03:00</published><updated>2011-04-11T16:20:28.453+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogsport'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='superonline'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogspot'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ttnet'/><title type='text'>Blogspot yasağı ve blogspoRt meselesi</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://i.tmgrup.com.tr/tkn/2011/04/11/400x279/407709182439400279.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="223" src="http://i.tmgrup.com.tr/tkn/2011/04/11/400x279/407709182439400279.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Biliyorsunuz bizler dns değiştirmiş Türkiye internet kullanıcıları olduğumuz için pek fark etmesek de blogspot.com resmi olarak kapalı. Blogspot'un kapatılma sebebi Digiturk yayınlarını kaçak yayınlayan bazı bloglardı ama kapatıldıktan sonra Google hemen bir açıklamayla telif haklarına son derece saygılı olduğunu ve kendisine ihbar edilseydi blogları zaten sileceğini bildiren bir açıklama yaptı. Hatta bu tür şikayetlerin yapılacağı sayfanın da linkini vermişti.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yani biz böyle bir ülkeyiz işte. Bizim ülkemizde böyle biraz diyalogla çözülecek bir konu bile aylarca sürecek sorunlara dönüşüyor.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yeni konumuz daha da saçma. Habere göre blogspot.com'un açıldığına dair tebligatlarda mahkeme katibi blogspot.com yerine blogsport.com yazdığı için ttnet bu tebligatı işleme koymamış ve blogspot'un yasaklı ip'lerinin kilidini açmamış. Yine habere göre Superonline'a da gelen aynı tebligatı Superonline kendi inisiyatifini de kullanarak işleme koymuş. Yani şuan Blogspot'umuz bazılarımıza kapalı bazılarımıza açık.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İşte ibretlik bir olay.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2157496446447761033?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2157496446447761033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/04/blogspot-yasag-ve-blogsport-meselesi.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2157496446447761033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2157496446447761033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/04/blogspot-yasag-ve-blogsport-meselesi.html' title='Blogspot yasağı ve blogspoRt meselesi'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2963060547623127452</id><published>2011-03-01T05:00:00.000+02:00</published><updated>2011-03-01T05:00:12.053+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='büşü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küçük prens'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Bir dövme, bir şapka, bir küçük prens ve özür meselesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.kucukprens.org/kitap/images/2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="80" src="http://www.kucukprens.org/kitap/images/2.jpg" width="241" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen gün bir arkadaşım dövme yaptıracağını söyledi. Gerici damarım devreye girdi ve hemen itiraz ettim tabi ki :) Aslında belki gerici fikirlerim değildi sadece. Dövme bana hep çok uzak gelmiştir. Yani ben olsam vücudumda yabancı bir şeye tahammül edemem. Belki birileri beni anlar, garip bir duygu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse küserim bak yaptırma falan dedim biraz da espiriyle karışık sitem ettim ama beni dinlemedi tabi ki. Bana internette bulduğu Küçük Prens hikayesinin birinci sayfasını gönderdi. Küçük Prens'in gelmiş geçmiş en iyi çocuk kitaplarından biri olduğu dışında bu kitap hakkında bir bilgim yoktu. Neyse inceledim. Ben sayfaları çok hızlı tarayabildiğim için (övünmek için söylemiyorum bazen kötü oluyor) daha şapkaya benzeyen şekil üzerinde düşünmeden o şeklin aslında ne olduğunu da bir iki saniyede çözdüm. Ama sonra bakınca o şapkaya benzeyen şeklin aslında ne olduğunu görmesem muhtemelen ona şapka derdim. Garip. Arkadaşım dedi ki "insanlar dövmemin bir şapka çizimi olduğunu düşünecek." Demek istediğini anlamıştım. İçindeki çocuk henüz ölmemiş insanlar, hayal güçlerini yitirmemiş insanlar anlayacak ya da çocukluğunda okuduğu bu kitabı unutmamış insanlar. Hem çocukluğunda okuduğu bu kitabı unutmamış insanlar çocukluklarına dair daha pekçok şeyi de unutmamıştır öyle değil mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha sene 2005 midir yoksa 2006 mıdır tam hatırlamıyorum ama o ara olmalı, yakın bir dostum demişti bana "bizim içimizdeki çocuk ölmüş" diye. Gerçekten öyle midir bilmiyorum. O günden sonra bulunduğum her ortama yabancı kalışımda bunu düşündüm. Şebnem Ferah konserinde o en sevdiğim sanatçılardan birini ellerim ceplerimde siyasi bir mitingde bir genel başkanı dinler gibi dinlerken, Duman konserinde, toplumdaki yozlaşmayı ve aşırılıkların kişisel çıkar uğruna kullanıldığı hakkında kafa yorarken, en geyik arkadaş ortamlarında birden içime kapanıp, birkaç tane de espiriye malzeme olup kendimi aptal gibi hissederken, bir arkadaşım heyecanlı heyecanlı yapmak istediği bir şeyi anlatırken "oğlum sen önce şu borçları hallet" dedikten sonra, örneğin Çok Güzel Hareketler Bunlar'ı izlerken Yılmaz Erdoğan'ın şiirlerini dinleyip solcu damarımın azdığı Kocaeli günlerimi düşünüp, o günlere özlem duyup hüzünlenirken hep bu içimdeki çocuğun ölmüş olduğu esiyordu aklımda, rüzgar gibi esip geçiyordu ardını toz içinde bırakıp.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi düşünüyorum da o öyle hevesli hevesli dövme yaptıracağını söylediğinde keşke mutluluğuna ortak olabilseydim. Açık söyleyim onun saf ve özenti olduğunu bile düşündüm. Sonra ona "senin şimdi sevdiğin bir şekil gelecekte sana anlamsız gelebilir" dedim. Halbuki onu hafife almıştım. Ondaki sanatçı bakışı beni pekçok kere şaşırtmamış mıydı ve kendisine hayran bırakmamış mıydı? Son günlerde MSN iletisinde yazan o "canıma sarıldın" deyimini görüp görüp hayranlıkla birlikte kıskançlık da duymuyor muydum, o iki kelimelik ifadenin, iki kelimelik bir şiir olduğunu düşünmüyor muydum? O şapkayı, o fil yutmuş boa yılanını ve anlamını okuyunca çaktırmasam da ona söylediklerimden pişman oldum. Bu yazıyı da kendisine okutacağım mutlaka bir çeşit özür olacak. İçindeki çocuk ölmüş bir insan ancak böyle dolaylı özürler dileyebilir.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.kucukprens.org/kitap/images/1.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.kucukprens.org/kitap/images/1.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak kendime bakmakta, kendimi çözümlemekte ve kendimi ifade etmekte güçlük çekiyorum. Böyle uzun yazılara Blogger aleminde pek şans verilmez. Beni merak edip okuyanlara şimdiden teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.kucukprens.org/kitap/images/3.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.kucukprens.org/kitap/images/3.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Hikayenin kendisi:&amp;nbsp;&lt;a href="http://www.kucukprens.org/kitap/1.php"&gt;http://www.kucukprens.org/kitap/1.php&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2963060547623127452?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2963060547623127452/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/03/bir-dovme-bir-sapka-bir-kucuk-prens-ve.html#comment-form' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2963060547623127452'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2963060547623127452'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/03/bir-dovme-bir-sapka-bir-kucuk-prens-ve.html' title='Bir dövme, bir şapka, bir küçük prens ve özür meselesi'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2291171989645732968</id><published>2011-02-18T01:57:00.000+02:00</published><updated>2011-02-18T01:57:41.046+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Üşeniyorum, erteliyorum, vazgeçiyorum</title><content type='html'>Öğretmenler kurulu toplantı tutanağını temize geçip taslağa göre gündem maddelerine yedirmem, ikinci dönem başı zümre toplantı tutanağı hazırlamam ve bir yandan da KPSS çalışmam lazım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmem bunlardan mıdırı, az önce üzerime birden bir sinir stres çöktü. İki tane üst üste sigara içtiğim için tansiyonum yükselmiş ya da düşmüş de olabilir. Bugünlerde psikolojik olarak da pek iyi olmadığımı düşünüyorum. Neyse geçer hepsi tabi ki. Delilerden farklı olarak geleceğe kimi zaman olumlu, kimi zaman da olumsuz bakıyorum. Gerçekten delirseydim sanırım sadece şimdiki zaman'ı düşünürdüm belki onu bile düşünmezdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır şiir yazamamamın, her türlü derin duygu ve düşünceyi beynimin ücra köşelerine atıp bastırmamın bunun için de kendime zarar verici boş zaman uğraşları bulmamın etkisi de şuanki halimine teşhiş koymama katkısı olabilir. Çünkü tüm bunları yaptıktan sonra da "bugün kendim için ne yaptım" sorusuna "hiçbir şey" cevabı vermek, beni en çok yıpratan şey sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde adını hatırlayamadığım bir blogda (böyle şeyleri asla aklımda tutamam)"üşenme, erteleme, vazgeçme" felsefesinin tam tersini yaşayan bir blog yazarına yorum olarak "ben de üşen, ertele, vazgeç" felsefesiyle yaşadığımı söylemiştim. İnsan pekçok şeyi düşünüyor ama bu şekilde içinde bulunulan durumun adını koymak sanırım daha sarsıcı oluyor. Gerçekten öyle yaşıyorum. Artık ertelediğim tüm işlerimle ve sıkıntılarımla yüzleşmeliyim. Zira çok yoruldum artık. Başta belki daha çok yorulacağım ama bir şekilde atlatacağım bu süreci.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle kişisel gelişim ilkeleriyle yaşamayı ömrüm boyunca sevmedim sevmedim ama bu artık batma ya da çıkma savaşı benim için. Her türlü dala tutunmak zorundayım. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar bir oyun oynardım kendi kendime. Bir şeyi yapmadan önce "şuan bunu yapmam doğru mu, daha iyi bir şey yapabilir miyim" diye sorardım ve genellikle de kendime faydalı olanı yapardım. İnsan her zaman faydalı işler yapamaz tabi ki aradaki dengeyi iyi kurmak gerekiyor ama örnek veriyorum boş boş tv izlerken bir taraftan yapmam gereken şeyleri düşünmek ama yapmamak insanı gerçekten yıpratıyor. Ki o kadar tv izlerim ama düzenli takip ettiğim bir tane bile program yok, bu da onu bile hakkıyla yapmadığımı gösteriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendimi yeterince yargıladım ve cezamı kestim. Bana destek olacak mesajlarınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2291171989645732968?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2291171989645732968/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/02/useniyorum-erteliyorum-vazgeciyorum.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2291171989645732968'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2291171989645732968'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/02/useniyorum-erteliyorum-vazgeciyorum.html' title='Üşeniyorum, erteliyorum, vazgeçiyorum'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7815467939918372119</id><published>2011-02-12T02:09:00.000+02:00</published><updated>2011-02-12T02:09:26.143+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Blogger Maceralarım</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTyoqdgk8kMV45XFdgmATrRqZFTk9UDoALKY0rf_arvpsXRSAtJ8A" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="60" src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTyoqdgk8kMV45XFdgmATrRqZFTk9UDoALKY0rf_arvpsXRSAtJ8A" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Dünden beri şu Blogger'a kafam takılıyor. Google Amca pek umursamıyor sanırım. Farklı servisleri arasında eşgüdüm sorunu var. Çok kızıyorum çok. Bu takip ettiğim blogları Google Reader'a otomatik ekliyoruz sözde. Ben de o şekilde kullanıyordum. Ama dün bir şeylerin ters gittiğini anladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün Google Reader ile bakıp 5-6 aydır hiç yazı girilmemiş, kapanmış ya da taşınmış blogları Blogger takibinden çıkardım. Sonra baktım izlemekten vazgeçtiğim bloglar Google Reader'da kalmaya devam ediyor. Sonra izlediğim blogları Google Reader'da göster seçeneğini kaldırdım. Hepsi silindi. Sonra tekrar açtım. Hepsi geri geldi ama takip etmeyi bıraktığım bloglar da hala görünüyor. Sonuç olarak Google'a küfrettim. Bir özellik koyuyorsun ama saçma sapan çalışıyor. Sonra kızdım neden Blogger'ın Tumblr gibi bir diğer blogları izleme ekranı yok. Var da çok ezik ve kullanışsız. Yazık. Kampanya düzenleyelim. Blogger yenilensin olmaz böyle :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada tekrar merhaba.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saksağan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7815467939918372119?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7815467939918372119/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/02/blogger-maceralarm.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7815467939918372119'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7815467939918372119'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/02/blogger-maceralarm.html' title='Blogger Maceralarım'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-4162314852725018337</id><published>2011-02-11T03:09:00.003+02:00</published><updated>2011-02-11T03:09:45.468+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>Kavuşma</title><content type='html'>tükendiğimde sana geleceğim&lt;br /&gt;gözlerin olup bakacağım&lt;br /&gt;yüreğin olup seveceğim&lt;br /&gt;ellerin olup titreyeceğim&lt;br /&gt;ısınacağım ceplerinde yine ellerin olup&lt;br /&gt;ve yine seninle&lt;br /&gt;tertemiz bir düşte&lt;br /&gt;nefesini ciğerlerime çekeceğim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sesimi duy&lt;br /&gt;sesimi duyan yalnız sen olacaksın&lt;br /&gt;sesinin enkazına gömüldüğümde&lt;br /&gt;senin yokluğuna verip kendimi&lt;br /&gt;sende öldüğümde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saksağan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-4162314852725018337?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/4162314852725018337/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/02/kavusma.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4162314852725018337'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4162314852725018337'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/02/kavusma.html' title='Kavuşma'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-4649608615823366641</id><published>2011-02-01T00:02:00.001+02:00</published><updated>2011-02-01T00:33:17.437+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='katie melua'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blowin in the wind'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><title type='text'>Katie Melua - Blowin' in the wind</title><content type='html'>daha kaç köyden sürülsün insan&lt;br /&gt;adam oluncaya dek?&lt;br /&gt;daha kaç derya dolaşsın martı&lt;br /&gt;bulsam diye bir tünek?&lt;br /&gt;daha kaç toptan atılsın gülle&lt;br /&gt;harp toptan kalkıncaya dek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cevabı, dostum, rüzgârda bunun,&lt;br /&gt;cevabı esen rüzgârda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;iframe title="YouTube video player" class="youtube-player" type="text/html" width="380" height="315" src="http://www.youtube.com/embed/z7-Tb_FsWRw" frameborder="0" allowFullScreen&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha kaç yıl kök salsın ağaç&lt;br /&gt;bahar açıncaya dek?&lt;br /&gt;daha kaç yıl kök söksün bu halk&lt;br /&gt;yerin bulsun diye hak?&lt;br /&gt;daha kaç aydın ışığı görüp&lt;br /&gt;görmezlikten gelecek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cevabı, dostum, rüzgârda bunun,&lt;br /&gt;cevabı esen rüzgârda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha kaç can canından geçecek&lt;br /&gt;cana yetinceye dek?&lt;br /&gt;daha kaç el boş açılsın göğe&lt;br /&gt;göğermedikçe yürek?&lt;br /&gt;daha kaç teller kopsun sazlardan&lt;br /&gt;bu ses duyuluncaya dek?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;cevabı, dostum, rüzgârda bunun,&lt;br /&gt;cevabı esen rüzgârda.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-4649608615823366641?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/4649608615823366641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/02/katie-melua-blowin-in-wind.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4649608615823366641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4649608615823366641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/02/katie-melua-blowin-in-wind.html' title='Katie Melua - Blowin&apos; in the wind'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/z7-Tb_FsWRw/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1601484732203097866</id><published>2011-01-09T05:32:00.000+02:00</published><updated>2011-01-09T05:32:52.653+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Artistlik ile Artislik arasındaki ayrım</title><content type='html'>Şu Kars'taki İnsanlık Heykeli'nin kaldırılacağı haberlerini okuyunca bir kere daha modern heykel sanatını sevmediğimi fark ettim. Resimde ve özellikle kendi alanım olan edebiyatta modern ve post-modern sanatı severim hatta edebiyatta klasik eserleri pek sevmem ama örneğin heykelde çok abuk eserler ortaya çıkıyor. Aynı şey bence "sanat filmi" denilen filmler için de geçerli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaş bunun adı sanat elitçiliği bile değil. Bir sanatçı bir eser meydana getiriyor. Anlamı çok güzel. Tabi anlayabilirsen. Onu anlamak için sanat eleştirmeni falan olmak gerekiyor ki onlar bile bence eserin sahibinden kopya alıyorlar. Bu sanatçıları takip edenler de bunları ilgili dergilerden, ekşi sözlük gibi ortamlardan öğrenip başka ortamlarda insanlara satıyorlar. Garip bir düzen kurulmuş yani. Kimsenin anlamayacağı bir eser meydana getir. Birileri bununla ilgili tonla şey okusun öğrensin. Ortamlarda milleti sanattan anlamamakla suçlasın. Sonra kimse anlamadığı için sen dahi ve büyük bir sanatçı ol. O sanat sevicileri de senin gölgende büyüsün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Stanley Kubrick'in 2001: A Space Odyssey filmini izlediğimden beridir artık hiçbir sanat filmi izlememeye karar verdim. O ne arkadaş ya? Hayatımda bu kadar bayık bir film görmedim. Ki Kafka'nın Şato romanını okurken gram sıkılmamış bir insanım çünkü üslup güzel, artislik olsun diye saçmalanmamış, samimi bir şekilde yapılmış her şey. O filmi izleyip de ben bundan sanat zevki aldım diyen varsa yalan söyler. Sonra Ekşi Sözlük'ten okudum filmle ilgili yorumları. Neyin ne anlama geldiğini falan öğrendim. Ama beni hiç etkilemedi. NEDEN?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü bir sanat eseri her şeyden önce estetik olmalı. Bir iş yapıyorsun ama hiçbir estetik yönü yok. Pekçok modern heykel de öyle. Hiçbir estetik yönü yok. Neymiş şu şu anlama geliyormuş, burda bu olması bu anlama gelmiyormuş, ordaki onun anlattığı o şey çok özelmiş falan filan. Tamam çok güzel şeyler anlatıyor da estetik değil. Madem estetik değil ama bunları anlatmak istiyor, ozaman bir heykeltıraş mesela düz beyaz bir duvara anlatmak istediğini yazsın. Ya da bir sinema yönetmeni de bunu uygulayabilir. Düz beyaz ekranda yazılar akar. Her şey anlam değil ki. Mesela adam bir şey çizer, hiçbir şey anlatmıyordur ama estetiktir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte o bence daha büyük bir sanat eseridir. Mesela bir desen çalışması buna örnek. Sanatın estetik yönünü unutmayalım lütfen.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazımı okuyacak bazı sanat seviciler beni küçümseyecek ve beni dünyanın en yüzeysel adamı olarak görecekler ama malesef sadece kendilerini kandırıyorlar. Haydi hayırlı tıraşlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1601484732203097866?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1601484732203097866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/01/artistlik-ile-artislik-arasndaki-ayrm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1601484732203097866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1601484732203097866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2011/01/artistlik-ile-artislik-arasndaki-ayrm.html' title='Artistlik ile Artislik arasındaki ayrım'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7410845411856694639</id><published>2010-11-24T02:45:00.000+02:00</published><updated>2010-11-24T02:45:20.044+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Garip alışkanlıklarım ve yapamadıklarım</title><content type='html'>Sevgili &lt;a href="http://lityum-lityummm.blogspot.com"&gt;Lityum&lt;/a&gt; beni mimlemiş. Mimleri seviyorum, genellikle insanın kendisini sorgulamasına sebep olan anket sorusu şeklinde oluyorlar :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mimim konusu "garip alışkanlıklarımız ve yapamadıklarımız". Üzerinde biraz düşündüm ve pekçok şey geldi aklıma. Aslında ben garip bir insanım sanırım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela naneli sakız çiğneyerek ya da ağzımda naneli şeker varken sigara içmeyi seviyorum :) Şimdi "ozaman neden naneli sigara içmiyorsun?" diye sorabilirsiniz ama bence aynı şey değil. Bu alışkanlığım çok garipseniyor hatta sigara yakmadan önceden ağzındaki sakızı atanlar var ama ben seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yerde oturup sohbet ederken bir kağıtla oynamayı seviyorum. Kağıda şekiller vermeyi, kağıdı elimde evirip çevirmeyi, katlamayı falan seviyorum. Bu alışkanlığım da son yıllarda ortaya çıktı, nereden geldi bilmiyorum birden böyle bir alışkanlığım olduğunu fark ettim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şeyler yiyip içmeden bir şeyler izleyemiyorum, bir şeyler izlerken acayip şekilde karnım acıkıyor. Ama bunun klasik koşullanma olduğunu düşünüyorum. İzleme eylemi beni acıktırıyor. Televizyon ve çerez, film ve mısır bitişikliği oluşmuş gibi :) Uzun süre sabredip bir şeyler izlerken bir şey yiyip içmezsem bu alışkanlığımı söndürebilirim sanırım. Bu alışkanlığım yüzünden özellikle lost gibi tv'den değil de bilgisayardan toplu bir şekilde izlenen dizilere bulaşınca kilo almaya başlıyorum :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka da şeyler var ama çok uzattım. Gelelim yapamadığım şeylere. Lityum bungee jumping yapamadığından bahsetmiş. Benim için o çok uç bir şey. En son ranger'a bindiğimde ertesi sabah uyandığımda bile başım dönüyordu sanki :) Bir daha da binmemeye karar vermiştim. Aslında çok heyecanlı güzel bir şey ama işin içine çok fazla hatır gönül girmedikçe yapmam (hatır için çiğ tavuk bile yerim, evet). Benim için bu işin en uç noktası dönme dolaptır bundan sonra :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanın isteyip de yapamadığı sayısız şey var aslında. Şimdi bunlardan bahsetmek ayrı bir blog konusuna kaymak olur ama hangimiz istediğimiz hayatı yaşıyoruz ki. Bazı şeyleri yapabilecek olup da yapamıyoruz, bazı şeyleri dünyevi koşullarımız izin vermediği için yapamıyoruz. Pekçok yapamadığımız şeyin manevi olduğu kadar maddi sebebi de var. Mesela klasik loto'dan para çıksa naparsın sorusuna verdiğimiz cevaplar hayatımızın başka bir yöne kayacağını işaret eder değil mi? Bunlar bazı insanlar için bayağı şeyler olabilir, bazı insanlar için de ulvi şeyler olabilir. Ama sonuç olarak isteyip yapamadıklarımızdır. Mesela ben sevdiklerimle birlikte olabildiğince yer gezmek isterdim. Bunu isteyip de yapamıyorum. Tabi her şey parayla olmuyor. Bazı şeyler de denk gelmiyor. Buna kader, şans ya da dünyanın koşulları diyebilirsiniz. "Nasıl bir hayatı yaşamak isterdiniz sorusu" isteyip de yapamadığımız şeylerin hepsini ortaya döker bence. Ve buna cevap vermek çoğu insan için sıfırdan bir evren kurmak gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben de bu mimi sevgili &lt;a href="http://birisininperisi.blogspot.com/"&gt;Peri&lt;/a&gt;'ye gönderiyorum. Sevgi'yle kalın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7410845411856694639?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7410845411856694639/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/11/garip-alskanlklarm-ve-yapamadklarm.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7410845411856694639'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7410845411856694639'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/11/garip-alskanlklarm-ve-yapamadklarm.html' title='Garip alışkanlıklarım ve yapamadıklarım'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1725995273884618759</id><published>2010-11-19T02:26:00.000+02:00</published><updated>2010-11-19T02:26:49.494+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>19 Kasım 2010</title><content type='html'>Telefonu kapattıktan sonra ya da ortamdan ayrıldıktan sonra bir derin nefes alıp veriyorum, geçiyor. Artık daha mı güçlüyüm yoksa daha mı boş vermiş? Yoksa canımdan can mı üflüyorum farkında olmadan?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1725995273884618759?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1725995273884618759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/11/19-kasm-2010.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1725995273884618759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1725995273884618759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/11/19-kasm-2010.html' title='19 Kasım 2010'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7949998957578252224</id><published>2010-10-19T17:26:00.000+03:00</published><updated>2010-10-19T17:26:55.333+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>Kurduğum Bütün Hayallerin Kırılmasıyla İlgili Şiir</title><content type='html'>Bulutlarda ve bulutların&lt;br /&gt;Yağdığı yapraklarda hissettim&lt;br /&gt;Bir soğuk mevsim vardı&lt;br /&gt;Çatlak nefesim ve ellerim de vardı&lt;br /&gt;Haşim’den bir nota&lt;br /&gt;Nazım’dan da şiir vardı&lt;br /&gt;Kırık kanatlı kuşların bakışlarında hissettim&lt;br /&gt;Kırılıyordum bir annenin tırnağında&lt;br /&gt;Öncesinde saçları vardı&lt;br /&gt;Bir dalga çarptı yanı başımdan&lt;br /&gt;Gözlerim kırıldı görmediler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7949998957578252224?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7949998957578252224/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/10/kurdugum-butun-hayallerin-krlmasyla.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7949998957578252224'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7949998957578252224'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/10/kurdugum-butun-hayallerin-krlmasyla.html' title='Kurduğum Bütün Hayallerin Kırılmasıyla İlgili Şiir'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7173019536287229479</id><published>2010-10-17T08:57:00.001+03:00</published><updated>2010-10-17T20:14:55.965+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Hip Hip</title><content type='html'>Dün 4 civarı yattığım için saatimi 11:30'a kurmuştum ama 8 civarı uyandım. Uyandıktan sonra diğer tarafıma dönüp tekrar uykuya dalmak gibi muhteşem bir seçeneğim vardı ama bozulan midem izin vermedi. Önce çok rahatsız oldum, sonra da kalkıp kustum. Zaten uyanma nedenim de oydu sanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama huzursuz değilim. Erken kalkmak bana huzur veriyor. Emma Roberts'dan İsland in the Sun'ı dinleyerek kendi kendime Hip Hip bile dedim. Bence siz de şu güzel pazar sabahında hip hip'lemek istiyorsanız bu şarkıyı dinlemelisiniz. Herkese iyi bir pazar günü dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkının linkini de verip size bir güzellik yapayım: &lt;a href="http://fizy.com/#s/1m05ll"&gt;http://fizy.com/#s/1m05ll&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7173019536287229479?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7173019536287229479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/10/hip-hip.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7173019536287229479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7173019536287229479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/10/hip-hip.html' title='Hip Hip'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-6215297149177651896</id><published>2010-10-16T03:47:00.002+03:00</published><updated>2010-10-16T03:56:58.917+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>Sonrası</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: x-small;"&gt;&lt;a href="http://lityum-lityummm.blogspot.com/"&gt;Lityum&lt;/a&gt;'a&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana her dokunuşu biraz yalancı kalmaktadır&lt;br /&gt;Ve deniz kokulu rüzgarda akmaktadır&lt;br /&gt;Kırılan tüm hayaller&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hala korkuyorsun karanlıktan&lt;br /&gt;Tanıdık bir el uzanmış yanağına&lt;br /&gt;Derin bir yoksulluğun içinde&lt;br /&gt;Yersiz bir şaka gibi&lt;br /&gt;Her şey geride kalmaktadır&lt;br /&gt;Uyanık bir rüyanın içinde akmaktadır hayat&lt;br /&gt;Sakat bir ürpertidir süzülen&lt;br /&gt;Sanki onun yüreğinden&lt;br /&gt;Senin yanaklarına akmaktadır&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse yok şimdi&lt;br /&gt;Yorgana gömüp kendini&lt;br /&gt;Çocukça siperler alıyorsun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saksağan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-6215297149177651896?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/6215297149177651896/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/10/sonras.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6215297149177651896'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6215297149177651896'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/10/sonras.html' title='Sonrası'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1961303969219240022</id><published>2010-10-12T23:58:00.000+03:00</published><updated>2010-10-12T23:58:32.539+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><title type='text'>Jehan Barbur - Seve Seve Ölürüm Senin İçin</title><content type='html'>Geçen gün Youtube'un önerileriyle keşfettim bu şarkıyı ve Jehan Barbur'u, sonra çok sevdim. Ekşi Sözlük'te yazdığına göre Cesaretin Var Mı Aşka diye bir dizinin başında çalıyormuş. Belki de benden başka herkes biliyordur :) Ben yine de bilmeyenler için paylaşayım dedim. Umarım siz de seversiniz. İyi dinlemeler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="240" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xeywr0?width=320&amp;theme=none&amp;foreground=%23F7FFFD&amp;highlight=%23FFC300&amp;background=%23171D1B&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;iframe=0&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xeywr0?width=320&amp;theme=none&amp;foreground=%23F7FFFD&amp;highlight=%23FFC300&amp;background=%23171D1B&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;iframe=0&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0" width="320" height="240" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1961303969219240022?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1961303969219240022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/10/jehan-barbur-seve-seve-olurum-senin.html#comment-form' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1961303969219240022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1961303969219240022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/10/jehan-barbur-seve-seve-olurum-senin.html' title='Jehan Barbur - Seve Seve Ölürüm Senin İçin'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1985421013735280843</id><published>2010-10-04T19:01:00.000+03:00</published><updated>2010-10-04T19:01:17.431+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='freud'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nil karaibrahimgil'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bazen pipo sadece pipo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Bir Puro Bazen Sadece Bir Purodur'/><title type='text'>Bir Puro Bazen Sadece Bir Purodur</title><content type='html'>Sürekli her şeyi cinselliğe bağlayan, insanların bir takım cisimlerle ilişkisini de cisimlerin biçimlerinin benzediği cinsellik öğelerine bağlayan Freud Amca'ya bir gün "peki sen neden sürekli puro içiyorsun, bunun da puronun penise benzemesiyle bir ilgisi mi var?" diye sormuşlar, Freud Amca da "bazen puro, sadece puro'dur" demiş. Ama Nil Karaibrahimgil neden puro değil de pipo demiş, pipo ile puro arasındaki biçimsel farkın bir anlamı var mıdır bilemiyorum. Hem belki bir nedeni de yoktur değil mi :) bazen pipo sadece pipodur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="240" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xf2f39?width=320&amp;theme=none&amp;foreground=%23F7FFFD&amp;highlight=%23FFC300&amp;background=%23171D1B&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xf2f39?width=320&amp;theme=none&amp;foreground=%23F7FFFD&amp;highlight=%23FFC300&amp;background=%23171D1B&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0" width="320" height="240" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Freud belki kendini kurtarmak için söyledi ama yaşadığımız komplo teorileri çağında bence öğrenmemiz gereken şeylerden birisi her şeyin altında illa ki derin bir neden aramanın gereksizliği bence. Yoksa ya saçmalıyoruz ya da insanlara iftira atıyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1985421013735280843?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1985421013735280843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/10/bir-puro-bazen-sadece-bir-purodur.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1985421013735280843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1985421013735280843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/10/bir-puro-bazen-sadece-bir-purodur.html' title='Bir Puro Bazen Sadece Bir Purodur'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1619372778739741926</id><published>2010-09-25T02:40:00.000+03:00</published><updated>2010-09-25T02:40:12.762+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>Yüzleşme</title><content type='html'>ikimiz bir yalnızlığı tamamlıyoruz&lt;br /&gt;dünyanın bütün hüzünleri üstümüze çöküyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;diye başlıyordu bu eski şiirim, ikimiz bir yalnızlığı tamamladık sonra bitti. O günlerde sık sık dinlerdik, Emre Aydın şarkıda yalnızlığına sesleniyordu, bu yüzden sevmiştik bu şarkıyı. Birbirimizin yalnızlığıydık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="256" width="320"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/x8a2el?width=320&amp;theme=none&amp;foreground=%23F7FFFD&amp;highlight=%23FFC300&amp;background=%23171D1B&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/x8a2el?width=320&amp;theme=none&amp;foreground=%23F7FFFD&amp;highlight=%23FFC300&amp;background=%23171D1B&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0" width="320" height="256" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzleşme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikimiz bir yalnızlığı tamamlıyoruz&lt;br /&gt;dünyanın bütün hüzünleri üstümüze çöküyor&lt;br /&gt;biraz kendimden bahsediyorum sana&lt;br /&gt;biraz dudaklarını seyrediyorum&lt;br /&gt;usulca bir yokuş yükseliyor önümüzde&lt;br /&gt;kimsenin kimseyi görmediği bir yer geliyor aklıma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok kırıktım diyorum biraz&lt;br /&gt;çok kırıktın her an daha çok&lt;br /&gt;yokuşu çıkmaya başlıyoruz&lt;br /&gt;dünyanın bütün yokuşlarını bir bir&lt;br /&gt;belki de bazen diyorum&lt;br /&gt;bir şeyler göründüğünden daha temizdir&lt;br /&gt;sen daha temizsindir&lt;br /&gt;ben daha temiz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikimiz bir yoksulluğu tamamlıyoruz&lt;br /&gt;dünyanın bütün açlığı üstümüze çöküyor&lt;br /&gt;usulca bir bir kayboluyoruz geçmişe&lt;br /&gt;biraz hüzün çöküyor biraz mutluluk&lt;br /&gt;biraz ellerini seyrediyorum&lt;br /&gt;mutluluğu en çok sen hak ediyorsun&lt;br /&gt;çünkü en hüzünlü sensin bugün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;avuçlarıma alıyorum ellerini&lt;br /&gt;kırık dökük bir hayal geçiyor aklımdan&lt;br /&gt;sana gerçek şefkati bağışlıyorum bugün&lt;br /&gt;parmaklarında ellerimi yakan bir soğuk var&lt;br /&gt;bazen kelimeler anlamsız kalıyor bazen her şey&lt;br /&gt;ne sen raylarında gidiyorsun ne de ben&lt;br /&gt;senle ben iki tren gibi&lt;br /&gt;ölümcül bir kazada öpüşüyoruz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saksağan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1619372778739741926?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1619372778739741926/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/09/yuzlesme.html#comment-form' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1619372778739741926'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1619372778739741926'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/09/yuzlesme.html' title='Yüzleşme'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-3184349008015799024</id><published>2010-09-22T03:59:00.005+03:00</published><updated>2010-09-22T04:12:14.096+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Şarkılar, anılar, karagül ve ben</title><content type='html'>Yaşım ilerledikçe şarkıları hatırlattığı anılarla birlikte sevmeye başladım. Bunun sonucunda bazen çok saçma şarkıları da dinleyebiliyorum. Hatta bir keresinde sarhoştum ve büyümeden önceki günlerimi hatırlattığı için Doğuş'tan Gamsız'ı dinleyip git gide uzaklaşan ve silikleşen geçmişi düşünüp hüzne boğulmuştum. Bir de severek dinlerken birden insanı anıların kucağına atan şarkılar var. Az önce Nurettin Rençber'den Karagül işte tam bu etkiyi yaptı. Kocaeli'deki öğrencilik günlerime savurdu birden beni.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ikimiz de acemi birer aşıktık o zamanlar&lt;br /&gt;sen yollarda eski bir aşka ağlıyordun&lt;br /&gt;bense kendimi usta sanıyordum bu işlerde&lt;br /&gt;ve yağmur gibi akıp giden yıllardan&lt;br /&gt;geriye ne kaldığını bilmiyordum seni tanıyana kadar&lt;br /&gt;ama farkındaydım yine de&lt;br /&gt;ne zaman seninle olsam&lt;br /&gt;tanıdık bir kuş cıvıltısıyla uyanırdım her sabah&lt;br /&gt;şimdiyse kırılgan mektuplar yazıyorum&lt;br /&gt;hangi adrese göndereceğimi bile bilmeden&lt;br /&gt;malumun olsun ben sende ülkemi sevdim&lt;br /&gt;hüzün dolu yağmurlarla taşan boynu bükük nehirleri&lt;br /&gt;ben sende yolları sevdim&lt;br /&gt;dallarına hiçbir kuşun konmaya bile yanaşmadığı ağaçlarla kaplı yolları&lt;br /&gt;ikimiz de acemi birer aşıktık aslında&lt;br /&gt;ne yapacağımızı bilmeden serseri dolaşırdık yollarda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkının başındaki bu şiir bana ülkesini sevgilisinden daha çok düşünen solcu arkadaşları, Türkiye'yi ve dünyayı kurtardığımız sohbetleri hatırlatıyor. Öyle 80 öncesi gençliği de değiliz hani. Şunun şurasında 2000'lerin iyi niyetli gençleriydik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün bir dosta "4 yıldır uğraşıyorsun bir türlü komünist yapamadın beni" demiştim. "Oğlum, yaptım ama sen farkında değilsin" demişti :) Hiç unutmam o sohbeti. Hatırladıkça gülerim. İkimiz de birbirimize biraz benzedik belki ya da ikimiz de birbirizle hiçbir zaman aynı düşünmedik ama ikimiz de birbirimizi anlamıştık. Bu da yetiyordu. Şarkı bitti. Bundan sonra da Nurettin Rençber'den Ezo'yu dinleyip başka bir anıyı hatırlayacağım. Sevgiyle kalın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="320" height="218"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/video/xbp99h?width=320&amp;theme=none&amp;foreground=%23F7FFFD&amp;highlight=%23FFC300&amp;background=%23171D1B&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowScriptAccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.dailymotion.com/swf/video/xbp99h?width=320&amp;theme=none&amp;foreground=%23F7FFFD&amp;highlight=%23FFC300&amp;background=%23171D1B&amp;start=&amp;animatedTitle=&amp;additionalInfos=0&amp;autoPlay=0&amp;hideInfos=0" width="320" height="218" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-3184349008015799024?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/3184349008015799024/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/09/sarklar-anlar-karagul-ve-ben.html#comment-form' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3184349008015799024'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3184349008015799024'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/09/sarklar-anlar-karagul-ve-ben.html' title='Şarkılar, anılar, karagül ve ben'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-5925504525702929768</id><published>2010-09-11T00:35:00.000+03:00</published><updated>2010-09-11T00:35:27.987+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>Sonbaharda Aşk</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://larissaart.com.au/images/l_yellow-leaf.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://larissaart.com.au/images/l_yellow-leaf.jpg" width="128" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;sarılıp sabahladık kül rengiydi gökyüzü&lt;br /&gt;düştük belki yenildik sonbahara&lt;br /&gt;intihar mı soğudu avuçlarında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yağmur da yağsa mıydı o gün ne kadar sonbahardı&lt;br /&gt;ne kadar yaprak düşmüştü sapsarı tenine&lt;br /&gt;öyle bembeyaz sığındım ellerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;geçen her anına ağıt yaktım içim acıyordu&lt;br /&gt;güneş doğsa ölecektik sanki bizi ayıracaktı&lt;br /&gt;güneş doğsa sanki bize kurşun sıkacaktı&lt;br /&gt;orada bize iki küçük kıyamet kopacaktı&lt;br /&gt;belki seni yüreğime gömeceklerdi&lt;br /&gt;hüzün olup yaşayacaktın içimde&lt;br /&gt;belki beni ellerine gömeceklerdi&lt;br /&gt;gözyaşlarınla beslenecektim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sustukça hüznümü büyüttün bilsen içim acıyordu&lt;br /&gt;sustukça küçülecektik sanki bizi ezeceklerdi&lt;br /&gt;eş dost bilse sanki bize düşmanlık edeceklerdi&lt;br /&gt;tekmeleyip iki küçük sersem diyeceklerdi&lt;br /&gt;belki gözyaşı olup buharlaşacaktın&lt;br /&gt;uçurumdan sana atlayacaktım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yağmur da yağsa mıydı o gün ne kadar sevmiştik&lt;br /&gt;ne kadar hüzün sinmişti seğiren göz kapaklarına&lt;br /&gt;daha ne kadar sevişecektim solgunluğunla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sapsarı bir yaprak oluyor ellerin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saksağan&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-5925504525702929768?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/5925504525702929768/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/09/sonbaharda-ask.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5925504525702929768'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5925504525702929768'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/09/sonbaharda-ask.html' title='Sonbaharda Aşk'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-6206551595689881247</id><published>2010-09-07T12:05:00.004+03:00</published><updated>2010-09-07T14:00:46.674+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seni seviyorum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='günce yorgancılar'/><title type='text'>Günce Yorgancılar - Seni Seviyorum</title><content type='html'>dün sarhoşken söyledim bugün ayıkken dinle seni seviyorum&lt;br /&gt;ne kadar yasaksan bana o kadar ölürüm senin için...&lt;br /&gt;...seni seviyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendisini dün radyoda duydum. Sözleri Google'da aratıp ismine ulaştım. Nakaratının sözleri çok samimi. Kendisi İzmir doğumlu ve 9 Eylül Üniversitesi, müzik bölümü mezunuymuş&lt;a href="http://www.eksisozluk.com/show.asp?id=19320492" target="_blank"&gt;*&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="300" width="400"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1130244" /&gt;&lt;embed src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=1130244" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" menu="false" scale="noScale" width="400" height="300" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir saniye mi çıkmaz aklımdan güzel yüzün&lt;br /&gt;sevecen bakışların&lt;br /&gt;bir saniye mi çıkmaz beni seven hallerin&lt;br /&gt;neden yoksun yanımda diye sorar oldum durmadan&lt;br /&gt;nasıl da uzaksın...&lt;br /&gt;böyle ben yanarken aşkından&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün sarhoşken söyledim bugün ayıkken dinle&lt;br /&gt;seni seviyorum !&lt;br /&gt;ne kadar yasaksan bana o kadar ölürüm senin için&lt;br /&gt;seni seviyorum !&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir saniye mi çıkmaz aklımdan güzel yüzün&lt;br /&gt;yaralı bakışların&lt;br /&gt;bir saniye mi çıkmaz beni seven hallerin&lt;br /&gt;neden yoksun yanımda diye sorar oldum durmadan&lt;br /&gt;nasıl da uzaksın...&lt;br /&gt;böyle ben yanarken aşkından&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dün sarhoşken söyledim bugün ayıkken dinle&lt;br /&gt;seni seviyorum !&lt;br /&gt;ne kadar yasaksan bana o kadar ölürüm senin için&lt;br /&gt;seni seviyorum !&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-6206551595689881247?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/6206551595689881247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/09/gunce-yorganclar-seni-seviyorum.html#comment-form' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6206551595689881247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6206551595689881247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/09/gunce-yorganclar-seni-seviyorum.html' title='Günce Yorgancılar - Seni Seviyorum'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-9172870992441504376</id><published>2010-09-03T09:31:00.000+03:00</published><updated>2010-09-03T09:31:36.094+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='echo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='narkissos'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nergis'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eko'/><title type='text'>Nergis'in Hikayesi</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.resimsec.net/data/media/204/nergis.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://www.resimsec.net/data/media/204/nergis.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kendine âşık olanlara aldırmayıp, onları karşılıksız bırakan ve çok güzel bir peri kızı olan Ekho, bir gün avlanan bir avcı görür. Narkissos adındaki bu avcı çok yakışıklıdır. Ekho bu genç avcıya ilk görüşte âşık olur. Ancak Narkissos bu sevgiye karşılık vermeyerek, peri kızının yanından uzaklaşır. Ekho bu durum karşısında günden güne eriyerek, kara sevda ile içine kapanarak ölür. Bütün vücudundan arta kalan kemikleri kayalara, sesi ise bu kayalarda 'eko' dediğimiz yankılara dönüşür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olimpos Dağı'nda yaşayan tanrılar bu duruma çok kızar ve Narkissos'u cezalandırmaya karar verirler. Günlerden bir gün av izindeki Narkissos susamış ve bitkin bir şekilde bir nehir kenarına gelir. Buradan su içmek için eğildiğinde, sudan yansıyan kendi yüzü ve vücudunun güzelliğini görür. O da daha önce fark edemediği bu güzellik karşısında adeta büyülenir. Yerinden kalkamaz, kendine âşık olmuştur. O ana dek kimseyi sevmediği kadar, sevmiştir kendi görüntüsünü . O şekilde orada ne su içebilir, ne de yemek yiyebilir, aynı Ekho gibi Narkissos da günden güne erimeye başlar ve orada sadece kendini seyrederek ömrünü tüketir. Öldükten sonra da vücudu nergis çiçeklerine dönüşür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img1.blogcu.com/images/x/f/i/xfisiltix/waterhouse_echo_narcissus.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="176" src="http://img1.blogcu.com/images/x/f/i/xfisiltix/waterhouse_echo_narcissus.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Hikayeyi kendim anlatmak isterdim ama hikayeyi tam olarak hatırlamak için Wikipedia'ya bakınca orada çok açık ve güzel bir şekilde anlatıldığını görünce aynen aktardım.&amp;nbsp;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Narkissos_(mitoloji)"&gt;http://tr.wikipedia.org/wiki/Narkissos_(mitoloji)&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-9172870992441504376?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/9172870992441504376/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/09/nergisin-hikayesi.html#comment-form' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9172870992441504376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9172870992441504376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/09/nergisin-hikayesi.html' title='Nergis&apos;in Hikayesi'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7089034311002032513</id><published>2010-08-29T05:03:00.000+03:00</published><updated>2010-08-29T05:03:24.244+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Hüzün Balonu</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_ENxYkhzwTFc/TEb5dNstAuI/AAAAAAAABFw/VNYCneDT2ys/s1600/Bindu--The-Blue-Pearl.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/_ENxYkhzwTFc/TEb5dNstAuI/AAAAAAAABFw/VNYCneDT2ys/s200/Bindu--The-Blue-Pearl.jpg" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;Hüzün bir köpük balonu gibi sarıyor insanı birden esnek ve çok dayanıklı. Yaşayabiliyoruz onunla evet ama her yer bulanık değil mi? Nereye baksak, nerde olsak sanki yine o bizi saran köpük balonunun içinden bakıyoruz. Sanki bir yerimiz orada değil, bir yerimiz sırtını dönmüş oraya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaçmak da imkansız nereye kaçsak bizimle, kimle konuşsak, kime anlatsak fark etmiyor. Zaten anlatamıyoruz içimizdekileri tam olarak, sanki sesimiz karşıya gitmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tutsak yaşıyoruz hüzünlüyken. Boğuluyoruz evet yok çaresi bunun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7089034311002032513?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7089034311002032513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/huzun-balonu.html#comment-form' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7089034311002032513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7089034311002032513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/huzun-balonu.html' title='Hüzün Balonu'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_ENxYkhzwTFc/TEb5dNstAuI/AAAAAAAABFw/VNYCneDT2ys/s72-c/Bindu--The-Blue-Pearl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2625202551436825018</id><published>2010-08-28T07:22:00.000+03:00</published><updated>2010-08-28T07:22:50.805+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>Karşılaşma</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;tıpatıp benziyordu beyaza kesen gün&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;yokuş bir yolun fotoğraf karesinde&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;bir zaman gözgöze geldik&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;hiç beklemediğim bir anda&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;dünyevi bir yıkıntıda dolanırken&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;bize ucu açık bir kader düşüyor&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;belirsiz bir sokak sessizliğinde&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;gece beyitleri gibi sinik&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;uçsuz bucaksız bir yokuşun berisinde&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;narin bir yalan gibi içime gömüyorum&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;sessizce yaklaşıyor dünyanın mutsuzluğu&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;yine de bekliyorum kimsesiz bir iz bu&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;bir  bir anlatmalıyım sana düşkün bir hayatı oturup sağ omzuna sol omzumu  dayamalıyım ama göz göze gelemem bir elimde bir yaprakla bir kağıtla bir  dal parçasıyla oynarken anlatmalıyım içimden atamadığım bir kederin en  yokuşlu yerinde uzanıp çok sessiz bir şiir gibi içime işleyen bir  kederin parmaklarımda titreyip gözlerimi düşüren bir kederin en  dokunaklı yerinden başlamalıyım anlatmaya...&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;tıpatıp benziyordu beyaza kesen gün&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;beyaz bir sayfaya gömdüğüm hüzne&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;şimdi tutuk bir bellek gibi önüm arkam&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;omuz yorgunluğum&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;kimsesizliğim&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;tıpatıp benziyordu&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;beyaz bir sayfaya gömdüğüm hüzne&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;mustafa tr&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2625202551436825018?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2625202551436825018/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/karslasma.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2625202551436825018'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2625202551436825018'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/karslasma.html' title='Karşılaşma'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-8083348365200878415</id><published>2010-08-24T07:20:00.000+03:00</published><updated>2010-08-24T07:20:41.859+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Bu yazıya hiç başlık yazasım yok</title><content type='html'>Bir sevgilimin olmadığını hiç umursamam da geçen bir şey aklıma geldi de yüreğim acıdı. Düşündüm ki bir sevgilin olmayınca belki aile dışında kimsenin bir numarası olamıyorsun. Çevrendeki tüm tanıdıkların hatta en yakın dostunun bile bir numarası olamıyorsun. En fazla ikincisin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hani ne bileyim ters bir zamanda birileriyle konuşmak istediğinde ne olursa olsun ilk önceliği sen olan bir insan yok hayatında. Acıklı sözcüğü daha çok arabesk kültüre ait bir sözcük ama söylemeden edemiyorum. Çok acıklı bir durum bu ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu faydacı bir yaklaşımmış gibi görmenizi istemem. Birisi için özel olmak, herkesten değerli olmak güzel bir şey. Bunun eksikliğini çekiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-8083348365200878415?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/8083348365200878415/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/bu-yazya-hic-baslk-yazasm-yok.html#comment-form' title='11 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8083348365200878415'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8083348365200878415'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/bu-yazya-hic-baslk-yazasm-yok.html' title='Bu yazıya hiç başlık yazasım yok'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>11</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-3086279692885789627</id><published>2010-08-22T06:38:00.003+03:00</published><updated>2010-08-22T17:07:08.999+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Yağmur, Çocukluk ve Güç Üzerine Bir Yazı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_342uhjqlBIA/RyrF0rFs0aI/AAAAAAAAAko/mRrhRLLfWLQ/s1600/PENCERE+YA%C4%9EMUR.gif" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_342uhjqlBIA/RyrF0rFs0aI/AAAAAAAAAko/mRrhRLLfWLQ/s200/PENCERE+YA%C4%9EMUR.gif" width="151" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Perdeyi aralayıp pencerenin arkasından yağmuru izlemeyi sonra balkona çıkıp havayı koklamayı özledim. Üzerime birkaç damla yağmur da düşerdi hem, hem balkon demirlerinden ellerime anlam veremediğim metalik bir koku sinerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bunların kendisi midir huzur veren insana yoksa bunların çağrıştırdıkları mıdır bilmiyorum. Toprak kokusuna özlem diye bir şiir yazmıştım, çok hırçın bir şiirdi, bu yüzden pek sevmem. Ama çocukluğuma özlemi anlatmıştım. Öyle hırçın bir özlemmiş ozamanki ama genelde daha dingindir çocukluğuma özlemim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En çok da yaz yağmurlarında maç kesilince terli bir şekilde saçak altında beklediğimizi hatırlıyorum yağmurla ilgili. Top sürekli el değiştirirdi, canımız sıkılıyordu arada topu basketboldaki gibi yere vurmak, arada ayağımızda sektirmek iyi geliyordu tekrar sahalara yani sokağa dönmeden önce. Bir de şortlu olurdum özellikle yaz sonuysa hafif bir üşüme gelirdi, hiç unutmuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayat işte, geçip gidiyor, geriye bakmamak lazım belki. Güçlü ve başı dik bir insan olamam çünkü insanları böyle olmaya zorlayan düzenden nefret ediyorum. Kendi güçsüzlüğümüze sinip insanca bir güç doğuramaz mıyız? Pasif direniş dedikleridir belki bu, tam olarak bilmiyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-3086279692885789627?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/3086279692885789627/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/yagmur-cocukluk-ve-guc-uzerine-bir-yaz.html#comment-form' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3086279692885789627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3086279692885789627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/yagmur-cocukluk-ve-guc-uzerine-bir-yaz.html' title='Yağmur, Çocukluk ve Güç Üzerine Bir Yazı'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_342uhjqlBIA/RyrF0rFs0aI/AAAAAAAAAko/mRrhRLLfWLQ/s72-c/PENCERE+YA%C4%9EMUR.gif' height='72' width='72'/><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-4825039228656195690</id><published>2010-08-16T07:51:00.000+03:00</published><updated>2010-08-16T07:51:01.893+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>16 Ağustos 2010, Deliriyorum</title><content type='html'>&lt;div style="font-family: 'Lucida Grande', Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;Bu gece de uyuyamadık bakalım. Tabi bir önceki gün 15:30'da kalkınca böyle oluyor. Saçma bir uyku düzenim var. Ama bugün uyumam lazımdı. 11 civarı milli eğitime gidip ücretli öğretmenlik hakkında konuşacağım. Adamların karşısına zombi gibi çıkmak istemem ya da istemezdim :) Artık çok geç.&amp;nbsp;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Lucida Grande', Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;Böyle gülerek anlatıyorum da aslında kendimi çok suçluyorum ve pekçok zaman kendimden nefret ediyorum. Garip ve saçma bir benzetme ama hani içince ertesi sabah insan kendisini kötü hisseder de içki içtiği için pişmanlık duyar ya onun gibi bir duygu yaşıyorum her sabah. Her sabah bu gece niye uyumadım diye pişmanlık duyuyorum.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Lucida Grande', Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Lucida Grande', Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;Ama bu pis bir alışkanlık yani, bu hayat biçimine tutsak oldum. Ve bu hayatın beni erittiğini düşünüyorum. Uyuşturucu gibi. Her gece internete gir. Bilgisayarda gereksiz şeylerle uğraş, faydasız forumlar oku, ekşi sözlük oku, blog oku, sonuç? Sonuç yok. Sonra sabah olsun yat. Öğleden sonra kalk. Akşama kadar mal mal yine bilgisayarda takıl. Akşam olunca dışarı çık. İki üç saat arkadaşlarla çoğu zaman din gibi devlet işleri gibi yine pratikte hiçbir faydası ya da ruhsal rahatlatma etkisi olmayan şeyler konuş. Sonra geç saatte eve gel, yemek ye, sonra bir süre tv'de yine çok gereksiz tartışma programları izle, sonra yine bilgisayarın başına geç...&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Lucida Grande', Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Lucida Grande', Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;Döngü böyle devam ediyor arkadaş. Ha arada kitap okuyorum biraz, mesela bugünlerde Karamazov Kardeşler'i şu Rus Edebiyatı çok ilkel, çok sıkıcı, boğuluyorum falan diye diye okuyorum. Halbuki eskiden çok daha sıkıcı kitapları okurken bile uzun uzun okur, kitabın içine dalabilirdim.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Lucida Grande', Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Lucida Grande', Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;Şu dünyada gerçekten zor bir zanaat varsa o da işsizlikmiş :) bunu anladım. "İşsizlik zor zanaat arkadaş" derlerdi de inanmazdım. Ama şu iş arama mevzularında da bana en çok koyan şey tüm bunları hak etmediğim düşüncesi. Bu yüzden farkında olmadan hayata isyan ediyorum sanırım. Ama bu isyan açlık grevi yapmak gibi bir şey, beni tüketmekten başka hiçbir işe yaramıyor. Ozaman oyunu kuralına göre oynamam lazım değil mi? Yani bir yerlerde torpil gerekiyorsa torpil yapmaktan çekinmemek lazım, ha bir de bunun adını torpil olarak koymamak gerek, kendini kandırmadan olmaz. Şu isim uygun olabilir: "Allah bir yerden bana kapı açtı" :) Güzel mi? Bence güzel. Ya da tamamen robot gibi KPSS çalışabilirim. Sınavı hiç sorgulamadan, konulardan hiç zevk almaya çalışmadan, sadece öğrenmek, gerçekten robot gibi. Öyle ki kitapta "Hunlar İngilizdir" yazsa "aaa Hunlar İngilizmiş, ne kadar ilginç ve ne kadar doğru bir bilgi, hemen bunu öğreneyim bari" diyeceğim.&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Lucida Grande', Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: 'Lucida Grande', Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif; font-size: 13px; line-height: 18px;"&gt;Neyse ya sinirlerim bozuldu :) Saçmalamaya başlamış olabilirim. Cümleten sevgiler.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-4825039228656195690?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/4825039228656195690/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/16-agustos-2010-deliriyorum.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4825039228656195690'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4825039228656195690'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/16-agustos-2010-deliriyorum.html' title='16 Ağustos 2010, Deliriyorum'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2138634709521002552</id><published>2010-08-14T07:03:00.005+03:00</published><updated>2010-08-14T07:20:41.176+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuzgun'/><title type='text'>Yasemin Mori - Kuzgun</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_oKXVmk_AtK4/SAPHB66Z9jI/AAAAAAAAAAo/VpKk5xF8LWI/S660/DSC04427.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/_oKXVmk_AtK4/SAPHB66Z9jI/AAAAAAAAAAo/VpKk5xF8LWI/S660/DSC04427.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bu şarkıya ayrı bir yakınlık duyuyorum, zira kuzgun benim yakın akrabam olur. Kendisi genellikle korku ve uğursuzluğu çağrıştırsa da aslında o da kendince yaşayan bir kuşçağızdır işte. Kuzgun'un bütün suçu siyah ve karizmatik olmaktır, işte bütün mesele bu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, sanatçımız bu şarkıda kuzgun'a seslenmiş :) edebiyat dersleri aklıma geldi :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkının sözlerini de aşağıya yazdım, bunları ben yazmış olmak isterdim, öyle özendim yani.&lt;br /&gt;&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param value="http://www.divshare.com/flash/video_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEyMjY5Mzc1O3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTIyNjkzNzUtMWY2IjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxMzAyNjgxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjgxNzU3NzY1O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO30=&amp;autoplay=default" name="movie"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="wmode" value="opaque"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed wmode="opaque" height="344" width="425" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" src="http://www.divshare.com/flash/video_embed?data=YTo2OntzOjU6ImFwaUlkIjtzOjE6IjQiO3M6NjoiZmlsZUlkIjtpOjEyMjY5Mzc1O3M6NDoiY29kZSI7czoxMjoiMTIyNjkzNzUtMWY2IjtzOjY6InVzZXJJZCI7aToxMzAyNjgxO3M6NDoidGltZSI7aToxMjgxNzU3NzY1O3M6MTI6ImV4dGVybmFsQ2FsbCI7aToxO30=&amp;autoplay=default"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sularda yüzerken insanlar öldü ! &lt;br /&gt;Şhh kız kalk! kız bak ! yerlerde kurular var... &lt;br /&gt;Dünyaysa dönüyor birileri ama ölüyor, &lt;br /&gt;' bu bıçaklar keskin ' derdin &lt;br /&gt;' bu bıçaklar keskin ve hergün yeni biri doğuyor &lt;br /&gt;Yine biri doğuyor... Sularda yüzerken biz, yerlerde kurular var &lt;br /&gt;Silahımı kimlere verdim? &lt;br /&gt;İstekler sakin &lt;br /&gt;Sırlarımı nerelere verdin? &lt;br /&gt;Adalet sendin ve, &lt;br /&gt;Gülenler yine gülüyor! &lt;br /&gt;Düşenler düşkün &lt;br /&gt;Buralarda olay buydu ve senle bu sondu! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzgun, içinde neler var? &lt;br /&gt;Dünyada üzgün olmaya değer ne var?! &lt;br /&gt;Gemilerle kalkardın &lt;br /&gt;Güneşlerle hergün batardın &lt;br /&gt;Ne yüzün var? &lt;br /&gt;Üzgün bir yaz günü dışarı bakardın, &lt;br /&gt;İçinden dışarı bakardın &lt;br /&gt;Dışarda neler var ? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzgun, içinde neler var? &lt;br /&gt;Dünyada üzgün olmaya değer ne var? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben işte dün yine yürüyordum &lt;br /&gt;Sen vardın aklımda... &lt;br /&gt;Yürümek değildi bu &lt;br /&gt;Ben resmen uçuyordum havalarda ! &lt;br /&gt;Yerlerde kurular var &lt;br /&gt;Havaysa durgun... &lt;br /&gt;Evet evet uçuyordum kuşlarla ! &lt;br /&gt;Sen şarkılarla dur usul usul &lt;br /&gt;Çünkü gece seni boğar!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2138634709521002552?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2138634709521002552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/yasemin-mori-kuzgun.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2138634709521002552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2138634709521002552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/yasemin-mori-kuzgun.html' title='Yasemin Mori - Kuzgun'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_oKXVmk_AtK4/SAPHB66Z9jI/AAAAAAAAAAo/VpKk5xF8LWI/s72-c/DSC04427.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-9131851410943639180</id><published>2010-08-08T01:02:00.000+03:00</published><updated>2010-08-08T01:02:48.865+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Blog Başlığının Önündeki Ünlem</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.dog-walker.us/scouting/clipart/plns-cal/exclamation_50x50.gif" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://www.dog-walker.us/scouting/clipart/plns-cal/exclamation_50x50.gif" /&gt;&lt;/a&gt;Bir süre önce fark ettim ki insanlar blog başlığının önüne ünlem koyuyor. Bunu bir bir süs ya da özel bir anlam için yapanlar olabilir ama pekçoğu blogger kumanda panelinde üst sıralarda görünmek için yapıyorlar. Bunu yeni fark ettim çünkü blogger kumanda paneli yerine Google Reader kullanıyorum. O açıdan da beni körlükle suçlamayın. Böyle ucuz numaralara gerek yok bence. Silin o ünlemleri sonra elinize bir sözlük alın. aa ya da ab ile başlayan sözcüklerden bir isim bulun blogunuza, en azından biraz daha dürüstçe olur. Zaten bu blogger aleminin suyu ısındı, dikkat ediyorum da bir günde bini geçen yeni blog girdileri listem iki üç günde bine ulaşmıyor. İnsanlar yazmıyor artık, farklı rakipler de çıktı tabii, onun da etkisi vardır. Ucuz numaraları bırakıp biraz daha canlandırmak lazım ortamı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-9131851410943639180?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/9131851410943639180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/blog-baslgnn-onundeki-unlem.html#comment-form' title='16 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9131851410943639180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9131851410943639180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/blog-baslgnn-onundeki-unlem.html' title='Blog Başlığının Önündeki Ünlem'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>16</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-6586492679485649511</id><published>2010-08-07T20:29:00.001+03:00</published><updated>2010-08-07T20:34:14.967+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='grease'/><title type='text'>Grease</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.backingtracks.uk.com/images/uploads/thumbs/thumb_grease.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="196" src="http://www.backingtracks.uk.com/images/uploads/thumbs/thumb_grease.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Kült olabilmiş bir gençlik filmi varsa o da sadece Grease'dir sanırım. Zıppır gencimiz Danny ile duygusal kızımız Sandy'nin aşkının anlatıldığı filmi pekçoğunuz izlemişsinizdir. Ama filmi bence bu kadar büyük yapan en önemli unsur müzikleriydi, ki kendisi bir müzikaldi aynı zamanda. Bir de başrol oyuncularını unutmamak gerekir tabii ki: John travolta ve Olvia Newton John. Sizlerde filmden bazı şarkılar paylaşıyorum. Geçmişe dair kötü anılar genellikle yüzümüzde bir tebessüm oluşturur, Grease gibi bir filmse eminim sizleri güldürecektir. Sevgiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/e2cXYii0nfU&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/e2cXYii0nfU&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/aataTbxlWeM&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/aataTbxlWeM&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/6A4DLAGW3a0&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/6A4DLAGW3a0&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vidyoyu izleyemeyenler şuradan yardım alabilirler:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://beyazbirikim.blogspot.com/2010/07/windows-icin-youtube-ve-diger-google.html"&gt;http://beyazbirikim.blogspot.com/2010/07/windows-icin-youtube-ve-diger-google.html&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-6586492679485649511?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/6586492679485649511/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/grease.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6586492679485649511'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6586492679485649511'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/grease.html' title='Grease'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-9114233849409432464</id><published>2010-08-07T17:37:00.001+03:00</published><updated>2010-08-07T17:38:12.545+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='prsion break'/><title type='text'>Prison Break</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://i42.tinypic.com/106eag5.jpg" imageanchor="1" style="margin-left: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="188" src="http://i42.tinypic.com/106eag5.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Uzun zamandır bir film, dizi ya da kitap gözümden yaş getirememişti ama hiç beklemediğim, sırf kafam dağılsın diye izlediğim Prison Break'in son sahnesi gözümden yaş gelmesine sebep oldu. Bunu hiç beklemiyordum hatta Final Break adlı bölümün gereksiz olduğunu düşünüyordum sonlara kadar ama son sahnede her şey değişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzlemeyenler beni anlayamayacaklardır ama izleyenler bilir. Sizlere son sahnedeki cümleleri aktarmak istiyorum. İzlemeyenler bundan sonrasını okumasın ama izleyenler o son sahneyi hatırlamak ve tekrar düşünmek için okuyabilirler. Prison Break'te emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bunu izliyorsanız güvendesiniz demektir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;...ve bu da beni mutlu eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her zaman, istediğim tek şey buydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keşke orada sizinle beraber olabilseydim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat muhtemelen, şimdi bildiğiniz gibi ne olursa olsun, fazla zamanım yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben seçimimi yaptım, ve bundan pişman değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bildiğiniz gibi, hayatlarımızın çoğunu söylemek istediğimiz şeyleri söyleyemeden geçiriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylememiz gereken şeyleri söyleyemeden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şifrelerle konuşuyoruz, küçük mesajlar yolluyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Veya Origami.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzden şimdi en basit şekliyle, ikinizi de çok sevdiğimi söylemek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinizi de çok seviyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bana, çocuklarınıza onları ne kadar çok sevdiğimi söyleyeceğinize dair söz vermenizi istiyorum, onlara, özgür oldukları için ne kadar şanslı olduklarını...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çünkü özgürüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sonunda,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hepimiz özgürüz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object width="425" height="344"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/3sz7S8zH0qA&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/3sz7S8zH0qA&amp;amp;hl=en_US&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vidyoyu izleyemeyenler şuradan yardım alabilirler:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://beyazbirikim.blogspot.com/2010/07/windows-icin-youtube-ve-diger-google.html"&gt;http://beyazbirikim.blogspot.com/2010/07/windows-icin-youtube-ve-diger-google.html&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-9114233849409432464?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/9114233849409432464/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/prison-break.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9114233849409432464'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9114233849409432464'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/prison-break.html' title='Prison Break'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://i42.tinypic.com/106eag5_th.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2936321892088167467</id><published>2010-08-04T15:03:00.000+03:00</published><updated>2010-08-04T15:03:25.183+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>ben saksağan</title><content type='html'>parçalanıp dökülüyorum belki şuan kapkarayım&lt;br /&gt;gömülü bir hüzün telafisiz bir yokuş değil mi bu&lt;br /&gt;elleri değil mi gökyüzünün tutup da bırakmadığım&lt;br /&gt;daha ne kadar ufalanacak yalnızlığım&lt;br /&gt;tek hatırladığım eski bir yokuş olsaydı&lt;br /&gt;kederim bembeyaz bir yaz gecesi mi olurdu&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Z5WgLIeKycw/TENyNj2kWXI/AAAAAAAAANc/U6O1YFxtd0Q/s1600-R/2z80sg6.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/_Z5WgLIeKycw/TENyNj2kWXI/AAAAAAAAANc/U6O1YFxtd0Q/s200-R/2z80sg6.jpg" width="163" /&gt;&lt;/a&gt;bir soğuk söz mü olurdu&lt;br /&gt;bir boğuk ses mi olurdu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düşünüyorum&lt;br /&gt;beklemediğim umutlarım var evet&lt;br /&gt;kurmadığım nice düşler var aklımda&lt;br /&gt;hem söylemediğim cümlelerim&lt;br /&gt;hem de söylediğim yalanlar var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çocukça bir gece işte&lt;br /&gt;yüreğime asılı bir ses olsaydın eğer&lt;br /&gt;her yenilmiş insan gibi şiir yazardın&lt;br /&gt;ya da bir şarkı söylerdin&lt;br /&gt;ya da ellerini çizerdin kağıtlara&lt;br /&gt;ellerinde nice yenilmiş insandan şiirler olurdu&lt;br /&gt;ellerinde nice şarkılar olurdu&lt;br /&gt;ellerinde nice hüzünlü gözler olurdu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;öyle değil midir&lt;br /&gt;sadece uykusuzlar duymaz mı kuşların ilk yalnızlığını&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben saksağan&lt;br /&gt;intihar etmiş bir şairin ruhu üflenmiş bana&lt;br /&gt;ikinci bir şans için yalvardığında&lt;br /&gt;ben saksağan&lt;br /&gt;ölsem kanatlarım soğur diye ölmem&lt;br /&gt;seni koruyan kanatlarım&lt;br /&gt;ben saksağan&lt;br /&gt;çok sönük bir şairin ruhu üflenmiş bana&lt;br /&gt;nasıl da kararmış bağrım&lt;br /&gt;ben saksağan&lt;br /&gt;kanatlarımda yalnızlığım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;düştüm  şimdi çürümüş ufuklar doluştu odama soğumuş yıldızlar doluştu sinmiş  kediler sözsüz şiirler notasız müzikler huzursuz yaz akşamları dünyanın  kusurlu harikaları bağırmayan bir gök gibi ağlak türküleri unutulmuş bir  coğrafyadayım hey! ne okuyorsun şiirimi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok mu sarkaçlı bir  öğleye yazılmış çok mu zümrütlü bir güle yazılmış çok mu kokulu bir  duvara yazılmış çok mu mavi bir çöle yazılmış çok mu aşık bir taşa  yazılmış çok mu deniz bir göle yazılmış çok mu sarı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ben saksağan&lt;br /&gt;kanatlarımda kimsenin bilmediği bir hüzün var&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;saksağan (mustafa tr)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2936321892088167467?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2936321892088167467/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/ben-saksagan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2936321892088167467'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2936321892088167467'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/08/ben-saksagan.html' title='ben saksağan'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Z5WgLIeKycw/TENyNj2kWXI/AAAAAAAAANc/U6O1YFxtd0Q/s72-Rc/2z80sg6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-84156358697379921</id><published>2010-07-30T06:37:00.001+03:00</published><updated>2010-07-30T06:41:05.308+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat dersi'/><title type='text'>Saksağan'dan Hayat Dersleri 2</title><content type='html'>İnsan değişir, hayat değişir, her şey yenilenir ama yeniden doğarak yenilenir, kurumuş dal yeşermez, çürüyüp toprağa karışıp can verir belki, olgunlaştırır ağacı, yani seni. Ama bazen gerçeküstü aşklar da yaşanır, çünkü insan gerçeküstüne meyillidir, zoru ister, olanaksızı olur kılmaya çalışır, tarihi aşkları bilmez misiniz? Yani yeşerir belki kuru bir yaprak da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkes biraz gerçeküstü aşk ister, benim aşkım masal gibi demek ister, o yüzden ilişkilerde hep bir şeyler eksiktir, eksik olan şey masallardaki öğelerdir aslında, bembeyaz bir sabahtır belki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hep geçmişe meyilliyiz, geri dönüşse imkansızdır, ne çocuk olabiliriz ne de ilk ergenlikteki kadar heyecanlandırabilir bir aşk bizi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizler mutsuzluğa meyilli yaratılmışız çünkü insan mutsuzlaştıkça büyür, iç huzur denilen şey sadece çocuklara ve aptallara bahşedilmiştir çünkü ben her sorunumu çözsem de belki çok yoksul bir insana dökerim gözyaşlarımı belki ölü bir penguene eridikçe dünyası.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-84156358697379921?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/84156358697379921/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/saksagandan-hayat-dersleri-2.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/84156358697379921'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/84156358697379921'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/saksagandan-hayat-dersleri-2.html' title='Saksağan&apos;dan Hayat Dersleri 2'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-853584253489309355</id><published>2010-07-23T03:32:00.002+03:00</published><updated>2010-07-23T03:39:50.812+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Mimlendim, mimlendin, mimlendi :)</title><content type='html'>Dalgaları Aşmak tarafından mimlenmişim. Mimlenmeyi ve böyle sorulara cevap vermeyi seviyorum. Benim çocukluğumda kızların anket defterleri vardı. Ablamın da vardı, okurdum bazen. Böyle sorular bana çocukluğumu hatırlatıyor. Neyse sorulara geçiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Felsefem:&lt;/b&gt; Zayıflık ya da güçlülük, başarı ya da başarısızlık, nefret ya da aşk fark etmez yeter ki insanca olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Hayat:&lt;/b&gt; Issız adam annesine dönüp demişti ya: "çok zor be anne, çok zor". Bence de zor ama bazen güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Çocukluk:&lt;/b&gt; Çocukluk genellikle büyürken kovulduğumuz ve hayatımız boyunca aradığımız cennetimizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Gözler:&lt;/b&gt; Dünyanın en derin varlığı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Yıldızlar:&lt;/b&gt; Çok hüzünlü olduğum zamanlarda belki de Allah'ı görmek için yukarı baktığımda gördüğüm nurlu cisimler.&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Güzellik:&lt;/b&gt; Estetik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Sevgi:&lt;/b&gt; Çok düşündüm ama tarif edemiyorum. &amp;nbsp;Sözcüklerle anlatılamayacak kadar ulu bir şey.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Aşk:&lt;/b&gt; Karşındakiyle maddi manevi bir olma isteği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Müzik:&lt;/b&gt; Duygu aktarımı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Dost:&lt;/b&gt; Hayatı paylaştığın insan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Para:&lt;/b&gt; Bir yerde paranın "bacak" olduğunu yazmıştım. Komik gelebilir ama para bacaktır. Para olmadan adım atamazsınız :) Sadece yürümeyi kastetmiyorum, hiçbir şeye adım atamazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Zaman: &lt;/b&gt;Hatırlayabildiğimiz kadar geçmiş ile hayalini kurabildiğimiz kadar gelecek arasındaki süreç.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Savaş:&lt;/b&gt; İnsanlığın her an tekrar tekrar öldüğü vak'a&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ağlamak: &lt;/b&gt;İnsanın en masumane eylemi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Deniz:&lt;/b&gt; Çay, sigara ve deniz :) ha, bir de yanında dostun ya da sevgilin olacak yoksa tadı çıkmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Ayna:&lt;/b&gt; Benim için pek bir şey ifade etmeyen araç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Hayal:&lt;/b&gt; Sığınak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi de mimi paslama vakti geldi. &lt;a href="http://okavunicibalikbenmisim.blogspot.com/"&gt;kavuniçi&lt;/a&gt;'yi, &lt;a href="http://silikadimlar.blogspot.com/"&gt;PufidooT&lt;/a&gt;'u &amp;nbsp;ve&amp;nbsp;&lt;span class="Apple-style-span" style="color: #666666; font-family: Arial, Tahoma, Helvetica, FreeSans, sans-serif; font-size: 13px; font-weight: bold; line-height: 18px;"&gt;&lt;a href="http://lityum-lityummm.blogspot.com/"&gt;lityummm&lt;/a&gt;'u mimliyorum :)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-853584253489309355?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/853584253489309355/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/mimlendim-mimlendin-mimlendi.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/853584253489309355'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/853584253489309355'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/mimlendim-mimlendin-mimlendi.html' title='Mimlendim, mimlendin, mimlendi :)'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-8761488835887890082</id><published>2010-07-22T01:26:00.001+03:00</published><updated>2010-07-22T01:28:30.029+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim mensur şiirlerim'/><title type='text'>Ben'in Aklından Geçenler</title><content type='html'>&lt;a href="http://c2.ac-images.myspacecdn.com/images02/16/m_a53f1e31a4a147fc83d168e54fd799b1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://c2.ac-images.myspacecdn.com/images02/16/m_a53f1e31a4a147fc83d168e54fd799b1.jpg" width="150" /&gt;&lt;/a&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; ...tanrısal bir yalnızlık bu lacivert oda bu kimsenin bilmediği sıcak çok özlenen bir seda bir nefese yaslanarak uyuklamak mı yoksa uyuyamamanın ardında mı doğar böyle renk renk beyazlar suskunluktaki anlamsızlık bu karmakarışıklık yoksa her dün bugünden mi doğar sensizliğe aşk biraz kırık bir çocuk gibi kendi omuzlarına mı gömülmüştür ardı ardına saklanıp saklandıkça ortaya çıkıp güneş gibi yakarken içimi çok mu acımasızdır acıtırken kirpiklerimi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-8761488835887890082?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/8761488835887890082/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/benin-aklndan-gecenler.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8761488835887890082'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8761488835887890082'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/benin-aklndan-gecenler.html' title='Ben&apos;in Aklından Geçenler'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7883663321222144176</id><published>2010-07-19T02:19:00.001+03:00</published><updated>2010-07-19T02:19:54.811+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><title type='text'>KPSS Yüzünden Beynin Sulanması</title><content type='html'>Yorumsuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;script language="javascript" src="http://alkislarlayasiyorum.com/video-paylas/29935"&gt;&lt;/script&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7883663321222144176?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7883663321222144176/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/kpss-yuzunden-beynin-sulanmas.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7883663321222144176'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7883663321222144176'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/kpss-yuzunden-beynin-sulanmas.html' title='KPSS Yüzünden Beynin Sulanması'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7212238246900855940</id><published>2010-07-09T06:07:00.000+03:00</published><updated>2010-07-09T06:07:10.902+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>Teklif</title><content type='html'>&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana; font-size: 13px;"&gt;tutuştum soğuk bir sır koptu ufukta&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;ayrıntıyı düşürdüm ellerimden&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;belki kırıldı&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;belki bembeyaz sustu düştüğü yerde&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;işte yine açtın gözlerini öptüğümde&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;sana suskunluğumu versem alır mısın&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;ya da bir şiir yazıp versem eline?&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;mustafa tr&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7212238246900855940?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7212238246900855940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/teklif.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7212238246900855940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7212238246900855940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/teklif.html' title='Teklif'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1657711574712026529</id><published>2010-07-07T05:29:00.000+03:00</published><updated>2010-07-07T05:29:56.660+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Değerli Bir Mal Olmak</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.sciencesurvivalblog.com/wp-content/uploads/2009/12/1bag_of_money.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.sciencesurvivalblog.com/wp-content/uploads/2009/12/1bag_of_money.jpg" width="155" /&gt;&lt;/a&gt;Var olan sistem hakkında bu geceki düşüncelerime yakın bir takım düşüncelerim vardı ama bu gece bazı insanların başarılarındaki sırrı çözdüm. Kendisini bir mal olarak kabullenip, ona göre yaşayan insanlar genellikle diğer insanlardan daha değerli oluyor ve bu da başarıyı getiriyor. Buradaki mal kavramı daha önce "&lt;a href="http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/ben-bir-malm-gelin-beni-aln.html"&gt;ben bir malım gelin beni alın&lt;/a&gt;" yazımdaki mal kavramından çok farklı. Orada mallığı boş gelip boş gitmişlik olarak değerlendirmiştim, burada sistem içindeki bir değer olarak kullanıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin bir sanatçının sistem için değeri varsa o sanatçı göklere çıkarılıyor. Bu sanatçının yaptığı sanatın niteliğinden bahsetmiyorum. Sadece sisteme yön verenlerin cebini doldurma potansiyelinden bahsediyorum. Mesela bir bilim adamı için de bu böyle. Örneğin bir bilim adamı çok çok nadir bir hastalığın çok çok zor bir tedavisini bulmuş olsun. Hatta öyle bir şekilde tedavi etsin ki, bunu gören diğer bilim adamlarının ağzı açık kalsın. Sonra başka bir bilim adamı çok çok yaygın bir hastalığın basitçe bulunabilecek bir tedavisini bulmuş olsun, -ayrıntılara takılmayalım sadece örnek veriyorum- hangisi daha değerli bir bilim adamı kabul edilir. Çok başka nedenlerle ikincisi diyebilirsiniz ama ben ikincisinin daha değerli olmasını birilerinin cebine daha çok para kazandıracak olmasına bağlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok zor ve güzel bir klasik beste yapan sanatçı da o birinci bilim adamı gibi değersiz kabul ediliyor, yığınlara hitap eden basit pop şarkılarla piyasaya çıkanlara göre. Çünkü o klasik beste yapan sanatçı kimseye ekonomik bir katkı sağlamayacak. Birilerine ekonomik bir katkı sağlamayanlar da kendisine de ekonomik katkı sağlayamıyor ne yazık ki. Bu yüzden de bazı kişiler başkaları için ekonomik bir değer sağlayacak mal olmayı baştan kabul ederek ona göre daha değerli bir mal olmaya çalışıyorlar, yani çabalarındaki amaç daha iyiyi yapmak değil patronuna daha çok para kazandırabilmek ve sonucunda daha çok para kazanmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerde kitabı basılan blogger'lara bir bakalım mesela. Hepsi de patronlarına para kazandırabilecek insanlar. Onlardan daha değerli yazarlar yok mu Türkiye'de tabi ki var hatta blogger'lar da var, örnek vermek gerekirse &lt;a href="http://sufi-saja.blogspot.com/"&gt;Sufi&lt;/a&gt;. Peki neden gündeme gelemiyorlar. Para Para Para. Çok canım sıkılıyor bu dünyadan artık. Sosyalizm kapitalizm tartışması değildir yazdıklarım, siyasete girmek istemiyorum, çözüm önerecek de bilgim, bu bilgiyi edinmemi sağlayacak mecalim de yok. Sevgiyle kalın. İnsanca yaşayanlara selam ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;not: insanca amaçlar uğruna çalışırken herkesin değer yüklediği insanları tenzih ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1657711574712026529?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1657711574712026529/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/degerli-bir-mal-olmak.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1657711574712026529'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1657711574712026529'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/degerli-bir-mal-olmak.html' title='Değerli Bir Mal Olmak'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7097364625023152182</id><published>2010-07-03T03:00:00.000+03:00</published><updated>2010-07-03T03:00:07.079+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><title type='text'>Bir Şiir</title><content type='html'>&lt;a href="http://farm4.static.flickr.com/3450/3403863492_b3d5658d26.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://farm4.static.flickr.com/3450/3403863492_b3d5658d26.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;hiçbir şey yeni değildir&lt;br /&gt;fakat şimdi durum farklı&lt;br /&gt;öyle berbat hissediyorum ki kendimi&lt;br /&gt;eskiden hüzün denirdi adına&lt;br /&gt;ama her ne dersen de&lt;br /&gt;o kadar da kötü değil&lt;br /&gt;çünkü ışığın bu saatinde&lt;br /&gt;diyelim ki sabahın 5 buçuğu&lt;br /&gt;hala bir parça viskim&lt;br /&gt;dolayısıyla da&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;bir şansım var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;charles bukowski&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7097364625023152182?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7097364625023152182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/bir-siir.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7097364625023152182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7097364625023152182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/bir-siir.html' title='Bir Şiir'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm4.static.flickr.com/3450/3403863492_b3d5658d26_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-6898403273168388167</id><published>2010-07-02T05:37:00.002+03:00</published><updated>2010-07-02T15:07:04.436+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>Düne Akıyor Hayat</title><content type='html'>&lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://fpdownload.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=8,0,0,0" width="335" height="28" id="divplaylist"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11870887-c2e" /&gt;&lt;embed src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=11870887-c2e" width="335" height="28" name="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni kimsesiz yorgun uykuların ardında saklı&lt;br /&gt;Beni çift renkli bir sanrının orta yerinde&lt;br /&gt;Kesme taşlı yolların ve köpekli bir hatıranın geçmişine asi&lt;br /&gt;Bir nehir gibi ülkeden ülkeye tükenirken&lt;br /&gt;Bir bir kesilmiş iç seslerimin&lt;br /&gt;Tek kollu yalnızlığıyla tanı!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düne akıyor hayat&lt;br /&gt;Biraz çocukluğumdan bahsediyorum&lt;br /&gt;Yollar uzanıyor titreyen yorgunluğuma&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düne akıyor hayat&lt;br /&gt;Bugünü yarını saklı bir uçurum gibi&lt;br /&gt;Sesi kısık ağrılı bir sabah tütsüsü&lt;br /&gt;İç sesinde süslü bir ırmak gibi&lt;br /&gt;Ellerime taşıyor dudaklarından her yanım hüzün&lt;br /&gt;Bugünü yarını unutuyoruz&lt;br /&gt;Bir ten gibi ucuzluyor zaman&lt;br /&gt;Tertemiz bir toprak oluyor ellerin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düne akıyor hayat&lt;br /&gt;Seçemediklerim ve kaybettiklerimle&lt;br /&gt;Unutulan bir sözcüğün orta yerinde&lt;br /&gt;Baharın gücüyle her nefes&lt;br /&gt;Ve kupkuru bir an gibi sana âşık&lt;br /&gt;Belirsiz bir ses gibi seninle varım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öylesine benziyor seslerimiz&lt;br /&gt;Anısına sığındığım her kaldırım&lt;br /&gt;Her rüzgar her renk her koku&lt;br /&gt;Seni hissettiren her gökyüzü&lt;br /&gt;Her şehir her yokuş gibi benziyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün öylesine korkak ve ümitsiz&lt;br /&gt;Her kapı sesinde seni andım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;not: Bu şiirin üzerinde bir buçuk yıl kadar zaman geçmiştir, artık şiir yazamıyorum ama bu şiirimi seviyorum. Paylaşmak istedim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-6898403273168388167?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/6898403273168388167/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/dune-akyor-hayat.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6898403273168388167'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6898403273168388167'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/07/dune-akyor-hayat.html' title='Düne Akıyor Hayat'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7974095306139797665</id><published>2010-06-29T04:29:00.001+03:00</published><updated>2010-06-29T04:47:14.553+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Ben Bir Malım, Gelin Beni Alın</title><content type='html'>İnsan çok büyük bir hata yaptığında ya da yapmakta olduğunda işler bazen normal bir şekilde geriye döndürülemez. İşte bu hassas anlarda kişi kendisine hakim olamayıp durumu abartabilir, ya da savunma mekanizmalarını devreye sokarak var olan ciddi durumu bastıramayabilir. Böyle durumlarda en çok görülen davranış, kendini suçlama eğilimidir bence. Kendini suçlama kimi zaman gerçek bir kendini suçlama, kendinden nefret etme, kimi zaman da çevresindekilere karşı kendini acındırma şeklinde olabilir ama her iki durum da genellikle samimidir, ya da ben öyle olduğuna inanırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle kendimizi suçladığımız zamanlarda kendimize ceza vermeye yeltenebiliriz. Mesela bazı insanlar intihar eder. Bu en büyük cezadır sanırım. İntihar edenlerin hiç güçsüz olduklarını düşünmedim, yani evet belki güçsüzler ama bunun ne önemi var ki. Sadece intihar etmiş, nokta koymuş, var mı ötesi, geriye "acı"dan başka ne kalmış? Geçen yıllarda bir akrabam intihar etmişti. Aklıma geldikçe üzülürüm, hiç görüşmesek de yaşıtım olan bu insanla neden görüşmedim, belki engel olurdum diye kendimi suçlarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi asıl konuya geliyorum, kimi zaman da insan kendisine hakaret eder. Hepimiz yapmışızdır. Kendini cezalandırma şekillerinden en hafifi değil mi? Ama ne kadar hafif tartışmaya açmak isterim. "Ben bir malım, gelin beni alın" cümlesinin altında nasıl bir psikolojik durum yatar? Çok komik gibi duruyor değil mi? Ben bir malım gelin beni alın. İnsan kendisine bunu söylememeli. İnsan kendisine insan kıymeti vermiyorsa, bundan daha büyük bir değersizlik duygusu olabilir mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce ekşi sözlük'te gördüm bu başlığı. Birisi hayat hikayesini anlatmış, hüzünlü bence, empati yapmam da zor olmadı. Benim de bu cümleyi kendi kendime söylemişliğim vardır. Halimi anlatsam abarttığımı düşünüp beni döversiniz ama ateş düştüğü yeri yakıyor, kendime acıyorum, &lt;a href="http://simgesiir.wordpress.com/?s=geyikli+gece"&gt;uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum&lt;/a&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiyle kalın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7974095306139797665?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7974095306139797665/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/ben-bir-malm-gelin-beni-aln.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7974095306139797665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7974095306139797665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/ben-bir-malm-gelin-beni-aln.html' title='Ben Bir Malım, Gelin Beni Alın'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-60026963298094322</id><published>2010-06-29T03:36:00.001+03:00</published><updated>2010-06-29T03:37:46.914+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Sessizliğimdeki İç Konuşmalarım</title><content type='html'>Bu akşam bir arkadaşımla buluşup Brezilya - Şili maçı eşliğinde çay sigara yaptık ama yine de bu yalnızlık ve sessizlik hastalığımda iyileşme belirtileri yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse bugünlerde oynadığım bir oyun var, kendi kendime gülüyorum. Örneğin Twitter'da girdiler akarken "lan oğlum iki dakka susun" diyorum sonra ekşi sözlükte'ki başlıklara bakıp birkaçına sinir olunca "lan iki dakka adam olun lan" diyorum. Böyle kaba konuşmak hoşuma gidiyor, normalde pek kaba konuşmam da böyle durumlarda komik oluyor, kendi kendime gülüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de KPSS sorularında önce bir açıklama verir ya, her açıklamadan sonra "eee, napayım" diyesim geliyor, kendimi tutamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*1929’da başlayan dünya ekonomik bunalımıyla dünya&amp;nbsp;ticaretinde bir düşüş olmuştur.&lt;br /&gt;- Eeee ,napayım?&lt;br /&gt;*Aşağıdakilerden hangisi bu durumla ortaya çıkan&amp;nbsp;sonuçlardan biri değildir?&lt;br /&gt;-Bilmiyom.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Tarihim iyidir bir yanlış anlaşılma olmasın :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-60026963298094322?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/60026963298094322/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/sessizligimdeki-ic-konusmalarm.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/60026963298094322'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/60026963298094322'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/sessizligimdeki-ic-konusmalarm.html' title='Sessizliğimdeki İç Konuşmalarım'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-4923906426794629270</id><published>2010-06-28T01:55:00.000+03:00</published><updated>2010-06-28T01:55:56.230+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Sessizliğim</title><content type='html'>Bu akşam ablam işten geldiğinde ben sanırım Dünya Kupası maçı seyrediyordum, bana "noldu çok sessizsin" dedi. Dün de işten eve gelince "çok sessizsin" demişti. Dün "yoo bir şey yok, normalim" demiştim. Bu akşam "ben hep böyleyim, sorup durma" dedim. Aslında hep böyle değilmişim ki dikkatini çekiyor. Yani şuanki ben ben değilim sanırım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de maçları izlerken de çok sessiz izlediğimi fark ettim :) Gol oluyor, penaltı verilmiyor falan, genelde de zayıf tarafı tutuyorum ve onun kazanmasını istiyorum ama nedense dışarıdan hiç heyecan belirtisi göstermiyorum. Belgesel izler edasıyla izliyorum maçları.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dışarı çıkınca genelde bu belirtileri göstermiyorum ya da çok derinlere itebiliyorum ama eve gelince başlıyor. Ya öyle filmlerdeki gibi mal mal belli bir noktaya sabitleşme durumları falan yok ama işte bir durgunluk var, sanki canımı sıkan bir şey olmuş gibi.Belki de internet üzerinden sosyalleşme, konuşma ihtiyacımı karşıladığım için böyle oluyor, bilemiyorum. Bu yazıyı okuyup da psikolojiden anlayan varsa yardımlarını bekliyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-4923906426794629270?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/4923906426794629270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/sessizligim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4923906426794629270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4923906426794629270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/sessizligim.html' title='Sessizliğim'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-8174554646171917700</id><published>2010-06-28T01:33:00.000+03:00</published><updated>2010-06-28T01:33:44.784+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Blogger Günlüklerim</title><content type='html'>Bugün blog temamı yine değiştirdim. Eski temamı da çok seviyordum ama bu çok hoşuma gitti. Bu temayı var olan şablonların renkleriyle oynayarak kendim hazırladım. Sizler de kolayca yapabilirsiniz ama ben anlamam derseniz html kodlarını gönderebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temayı yaparken esinlenmedim resmen çaldım. Son günlerde adını sıkça duyduğum, biraz incelediğim ama üye olup da blog kurmadığım &lt;a href="http://tumblr.com/"&gt;tumblr.com&lt;/a&gt; 'a bugün üye olup blog oluşturdum (&lt;a href="http://mustafa-tr.tumblr.com/"&gt;http://mustafa-tr.tumblr.com&lt;/a&gt;). Blog'u oluşturduktan sonra karşıma gelen standart temaya görür görmez aşık oldum diyebilirim. Çünkü ben her zaman sadelikten yanayımdır. Google'a hayranlığım da o sadelik takıntımdan gelir zaten. Neyse işte bu renkleri yedirebileceğim bir şablon bulup baka baka ayarladım. Bire bir aynı yapamazdım zaten, biraz da ben kendimden bir şeyler kattım bu sade ve gözü yormayan tema çıktı karşıma. Zaten üç beş tane renk değişince benziyor, tüm bloglar ve şablonların ana mantığı üç beş ana renk ve öğe üzerine kurulu. Şimdilik bu içime sindi. Bu arada tumblr.com da çok başarılı bir site bence, ama Türkiye'de yaygınlaşmaz kolay kolay, bir de biraz daha içe dönük bir site. Fotoğraf, vidyo gibi şeyler paylaşmayı çok kolaylaştırsa da hatta yapıyı bunun üzerine kursa da Blogger gibi sosyal ağ işlevi yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde benimgorduklerim.blogspot.com 'dan bahsetmiştim. Ondan sonra Nokia 5800 markalı telefonumun aslında düşündüğümden daha güzel fotoğraf çekebildiğini farkettim :) Normalde bir telefon alırken kamera kalitesi en son bakacağım şeylerden biridir. Telefonla fotoğraf çekme huyum da yok ama iki üç hafta önce Karacaeli Köyü'ne gitmiştik yüzdükten sonra. Orada çay içerken arkadaşları çekmiştim. Telefonda bakınca anlayamamışım fotoğrafları bilgisayara atıp bakınca hiç fena değilmiş dedim ve anlamış oldum. Bugünlerde ilginç kareler çekebilirsem belki o blog'u canlandırırım. Buradan daha bir tane bile fotoğraf ya da yazı girmeden blog'umu izlemeye almış &lt;a href="http://www.blogger.com/profile/12380550579437282625"&gt;Nily&lt;/a&gt;'e de teşekkür eder, selamlarımı gönderirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle temaymış blogmuş falan konuların hiç ilgi çekmediğini biliyorum ama benim hoşuma gidiyor :) Sonuçta burası benim günlüğüm değil mi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ha unutmadan bir de şu bilişim blog'u projem var. Geçenlerde isim düşündüm yine. Çok da güzel bir isim buldum: benimbildiklerim.blogspot.com . Ama ne yazık ki daha önce alınmış. O kadar güzel isimler daha önce alınmış ve boş boş duruyor ki insan sinir oluyor. benimbildiklerim.blogspot.com için demiyorum ama mesela mustafa.blogspot.com da alınmış ve boş boş duruyor, yine aynı şekilde lepistes.blogspot.com var. Google'ın buna bir çare bulması lazım bence. benimbildiklerim benim konseptime çok uyacaktı, yazık oldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-8174554646171917700?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/8174554646171917700/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/blogger-gunluklerim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8174554646171917700'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8174554646171917700'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/blogger-gunluklerim.html' title='Blogger Günlüklerim'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-5165830882004770351</id><published>2010-06-27T03:49:00.000+03:00</published><updated>2010-06-27T03:49:52.179+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='serçe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kuş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayat dersi'/><title type='text'>Saksağan'dan Hayat Dersleri 1</title><content type='html'>Bugün size az önce aklıma gelen bir anımı anlatacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçen yıldı sanırım, hava sıcak olmalı, yine bahar aylarıdır çünkü cam çerçeve açıktı. Neyse odamda özellikle geceleri çıtırtılar duyuyorum ve kendi kendime odaya kesin fare girdi falan diyorum. İki üç gün o seslerle yaşadım genel olarak pek duyulmuyordu genellikle geceleri, sessizlik olduğu için duyuyordum ve feci şekilde kıllanıyordum ama bir türlü de sesin geldiği noktayı tam olarak bulamıyordum. Bir fareyle birlikte yaşamaktan kimse haz almaz sanırım :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse bir gün yine duydum, gündüzdü, taktım kafaya sesi takip ettim. Sanırım tüplü soba ile giyisi dolabı arasında bir yerlere yoğunlaştım sonra onu gördüm, evet son günlerde bana çin işkencesi yapan küçük yaratık orada duruyordu, yavruluktan yeni çıkmış küçük bir serçe. Çevresi açılınca elimi uzatır uzatmaz kaçtı. Odanın ortasında birkaç tur attıktan sonra çekyatın yanına düşüp, altına kaçtı. Evet küçük serçemiz bir fare kadar iyi saklanabiliyordu. Neyse annem ve ablam da geldiler odaya. Bir taraftan eşyaları çekerken bir taraftan da serçenin sıkışıp ölmesini istemediğimiz için dikkatli bir şekilde odanın altını üstüne getirdi. Olay çizgifilm gibiydi. Bütün eşyalar üst üste oda tamamen dağıldı. Çünkü ne zaman serçeye ulaşsak uçup başka bir eşyanın altına giriyordu. Şimdi tam olarak ne şekilde yakaladığımı hatırlamıyorum ama sonunda yakaladım. Avucumda tutup pencereye yaklaştım. İki elimin arasındaki kuş ellerimi gevşetir gevşetmez pencereden uçup gitti. Tamam acemi bir pilot olabilirsin ama madem kötü de olsa uçabiliyorsun, niçin fare gibi deliklerde yaşıyorsun ki. O gün odayı baştan yapılandırdık. Eşyaları eskisinden daha kullanışlı bir şekilde düzenledik. Zaten herkes odasını dönem dönem baştan düzenlemelidir bence.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ben sonuca geleyim işte böyle hayatımızı alt üst eden kuşları avucumuzda sıkıca tutuyor olsak da serbest bırakmalıyız ki gitmek istiyorlarsa gitsinler, böylece belki bizler de yeni bir hayatta daha mutlu olabiliriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-5165830882004770351?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/5165830882004770351/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/saksagandan-hayat-dersleri-1.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5165830882004770351'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5165830882004770351'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/saksagandan-hayat-dersleri-1.html' title='Saksağan&apos;dan Hayat Dersleri 1'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1600576878748505185</id><published>2010-06-25T05:22:00.002+03:00</published><updated>2010-06-26T18:28:12.563+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim mensur şiirlerim'/><title type='text'>Saksağan'ın Çırpınışı</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_Z5WgLIeKycw/Sq70ac2nsTI/AAAAAAAAAJ8/r1SdP429Zb4/s1600-R/jf_p.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/_Z5WgLIeKycw/Sq70ac2nsTI/AAAAAAAAAJ8/r1SdP429Zb4/s200-R/jf_p.jpg" width="163" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;kırık bir cümlenin ardındaki kanatlarımı açıp&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;sana yabancı bir şehirde uçacağım&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;saksağan rengi bir nokta olacağım gözlerinde&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana; font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;sen yalnız bir anıt gibisin yaşama sevincine &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; dikilmiş&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;mutlu bir düşün orta yerinde&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;aydınlattığın tüm dizelerdeki gibi&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana; font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;geceleri yazılmış hiç ardına bakmamış pervasız hep sabırsız çocukça dudaklarının kıyısında umutsuz bir nokta olup masalsı bir köle olmak istesem belki tüm yokuşlar üzerime gelir de aynada kendimi tanıyamam&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana; font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;picasso tasvirleri gibi paramparça dağılırım ama bu halimle en çok bir aşığa benzemez miyim&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana; font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;belki kıpkırmızı bir güle solarım kıpkırmızı bir günbatımına özenirim tırnağında bir beyaz nokta olup usulca dudaklarına dokunamaz mıyım belki beni özleyip tırnaklarını yediğinde&lt;/div&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: Verdana; font-size: 13px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="font-family: Verdana; font-size: 13px; margin-bottom: 0px; margin-top: 0px;"&gt;bugün sabah oluyor yarın kırışık kağıtlara benzetip kanatlarımı sana geleceğim her satırında sen olacaksın bu gece bir gazete gibi yazıldım sabah kapında yatacağım beni içeri almayacak mısın beni okumayacak mısın beni anlamayacak mısın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saksağan'ın kendisi (mustafa tr)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1600576878748505185?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1600576878748505185/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/saksagann-crpns.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1600576878748505185'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1600576878748505185'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/saksagann-crpns.html' title='Saksağan&apos;ın Çırpınışı'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_Z5WgLIeKycw/Sq70ac2nsTI/AAAAAAAAAJ8/r1SdP429Zb4/s72-Rc/jf_p.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7355810596969382343</id><published>2010-06-23T19:11:00.000+03:00</published><updated>2010-06-23T19:11:30.409+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim bilgilendirmelerim'/><title type='text'>Şehitlerin Ardından</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img.internethaber.com/news/142651.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://img.internethaber.com/news/142651.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Şehit Buse Sarıyağ'ın kardeşi Sude:&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 3px; -webkit-border-vertical-spacing: 3px; font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;Uçakta buraya gelirken ablamı rüyamda gördüm. Bana 'sana bir şey söyleyeceğim sakın benim için ağlamayın. Ben hep sizin yanınızda olacağım' dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 3px; -webkit-border-vertical-spacing: 3px; font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="-webkit-border-horizontal-spacing: 3px; -webkit-border-vertical-spacing: 3px; font-family: Verdana; font-size: 13px; line-height: 19px;"&gt;&lt;b&gt;Şehit Buse Sarıyağ'ın babası:&lt;/b&gt; Onlar Türk olamamışlar, Kürt de olamamışlar, sadece kalleş olmuşlar.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7355810596969382343?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7355810596969382343/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/sehitlerin-ardndan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7355810596969382343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7355810596969382343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/sehitlerin-ardndan.html' title='Şehitlerin Ardından'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2731780487458788364</id><published>2010-06-23T02:32:00.002+03:00</published><updated>2010-06-23T17:21:48.910+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Benim Gördüklerim</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://i47.tinypic.com/ibe2qt.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://i47.tinypic.com/ibe2qt.jpg" width="198" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Aslında ben hayal kuran bir insanımdır ama bir hayalperest gibi gözükmem dışarıdan. Bunu açıklamakta güçlük çekiyorum. Yani dışarıdan çok gerçekçi bir tablo çizerim. Mesela motosikletle ya da karavanla Türkiye turu yapmayı hayal eden bir arkadaşıma, "o işler çok zor, hem para lazım hem de şimdi senin bir sürü işin var, önce şu borçlarını hallet" gibi şeyler söyleyebilecek kadar da odun hatta kütük bir görüntü çizerim. Ama içten içe ben de istemez miyim öyle fantastik bir şey, hatta bir dere kenarında piknik yapmak bile yeter, kafam rahat olsa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bunları yazınca acı duydum içimde, neredeyse gözlerim yaşaracak, komik geliyor değil mi şimdi böyle "gözlerim yaşaracak" falan yazınca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse işte ben de bir hayalperestimdir ama beni genelde yanlış tanırlar, bunda benim de suçum var. Aslında öyle kendisini kapatmış, soğuk bir kişiliğim de yoktur. Bana çok sakinsin derler mesela ama en heyecanlı en duygusal benimdir bunun konuşulduğu ortamda. Neyse işte yanlış anlaşılmak kötü şey. Askerde de karşılaştım bununla, bana çok sakinsin, cool'sun, dünya yansa dünyalılar düşünsün diyeceksin diyen adamlar yatar yatmaz uyurken ben stres altında uykusuzluktan kıvranıyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ben ne anlatacaktım, tamam hatırladım bugün bir blog daha açtım. &lt;a href="http://benimgorduklerim.blogspot.com/"&gt;benimgorduklerim.blogspot.com&lt;/a&gt; . Bu blogda bir gün fotoğraf makinesi alırsam fotoğraflarımı paylaşacağım. Dıdısının dıdısı yani. Önce çalışacağım, para kazancağım, acil ihtiyaçlarımı alacağım, sonra fotoğraf makinesi alacağım, sonra paylaşmaya değer fotoğraflar çekeceğim sonra da burada paylaşacağım. Zaten &lt;a href="http://okavunicibalikbenmisim.blogspot.com/"&gt;kavuniçi&lt;/a&gt; bugün bu blog'u açtığımı öğrenince "deli ya şimdiden hazırlamış" dedi. O öyle söyleyince çok hoşuma gitti. Uzun süre sonra uzun vadeli bir hayal kurup, bunun için bir adım attığımı farkettim, çok mutlu oldum. Hani bazı tipler vardır, Ferrari alacağını hayal eder, sonra gider bir oto dergisi alır, otomobil özelliklerini falan inceler sanki yarın alacakmış gibi, mutlu olur. Çok özenirim öyle tiplere ama hiç olamam. Ben blogu açarken öyle çok mutlu olmadım, exel dosyasında ciro hesaplar ciddiyetiyle açtım blogu :) Sanki çok zormuş gibi ama yine de ciddiye aldım öyle çok neşeli değildim, hayal kurmuyordum ama içten içe öncesinde kurduğumu anladım sonra.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerde kafamı kurcalayan bir blog meselesi daha var. Yeni bir blog açmayı düşünüyorum, bilişim ve linux haberleri, teknoloji bilgilendirme, Linux ve Windows sorunları ve çözümleri üzerine olacak. Ama isim bulamıyorum. Çok da güzel bir isim aramıyorum ama kulağa hoş gelmeli ve az da olsa içerikle uyumlu olmalı. Bu blogdan bağımsız olacak hatta profilimde bile gizleyeceğim. Benim profilimdeki bağlantılarda iki tane blog olmasın. Başka mecralarda tanıtımını yapacağım. İleride belki alan adı da alacağım. Maksat medya gücü olsun :) Burada çok özgür takılıyorum burası arkadaş ortamı, orası konferans salonu olsun. Tabi sadece fikri boyutta şimdilik. Neyse çok da önemli değil. Ama aklınıza bir isim gelirse önermekten çekinmeyiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün çenem düştü. Ne kadar uzun yazdım. Okuyup da beni anlamaya çalışanlara teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2731780487458788364?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2731780487458788364/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/benim-gorduklerim.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2731780487458788364'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2731780487458788364'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/benim-gorduklerim.html' title='Benim Gördüklerim'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://i47.tinypic.com/ibe2qt_th.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-3319494521858306735</id><published>2010-06-19T16:18:00.009+03:00</published><updated>2010-06-22T14:42:40.834+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><title type='text'>Şebnem Paker - Geceler</title><content type='html'>&lt;object height="300" width="400"&gt;&lt;param name="allowfullscreen" value="true" /&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always" /&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=2265907" /&gt;&lt;embed src="http://www.izlesene.com/embedplayer.swf?video=2265907" wmode="window" bgcolor="#000000" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always" menu="false" scale="noScale" width="400" height="300" type="application/x-shockwave-flash"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;Şebnem Paker'i hatırlar mısınız. Eurovision'da Dinle adlı parçasıyla 3. olmuştu. Geceler şarkısı daha sonra çıkardığı albümden. Bu şarkıyı yıllar önce de dinlemiştim ama bugün Friendfeed'de birileri Şebnem Paker'in kanser olduğunu söyleyince yaptığım araştırmalar sırasında tekrar karşılaştım ve sizlerle de paylaşmak istedim. Kanser olduğunu başka bir siteden doğrulayamadım, ama evlendiğini ve müzik öğetmenliği yaptığını öğrendim. Kendisine de buradan selamlarımı gönderirim. Sevgiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Klibi Youtube'dan indirip izlesene.com'a yükledim ama umarım izlesene.com da yasak değildir. İzlemek isteyip de izleyemeyen olursa yorumlarda belirtsin lütfen.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-3319494521858306735?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/3319494521858306735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/sebnem-paker-geceler.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3319494521858306735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3319494521858306735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/sebnem-paker-geceler.html' title='Şebnem Paker - Geceler'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2652479366256520446</id><published>2010-06-17T03:08:00.000+03:00</published><updated>2010-06-17T03:08:24.646+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim bilgilendirmelerim'/><title type='text'>Saat  Sabahın İkisi Olur mu?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://farm2.static.flickr.com/1313/1264749855_5eb0073e92.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://farm2.static.flickr.com/1313/1264749855_5eb0073e92.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Geceleri martı sesi duyuyorum bazen, kendimi kötü hissetmeme sebep oluyor, sanki sabah olmuş gibi geliyor ama şuan mesela saat daha üç bile değil. Nedense zamanı yavaşlatmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabii gece üç'e sabah diyen insanlar da var. Bu konu üzerine daha önce düşündüm. Güneşin batışından gece 12 yani saatlerimiz 00:00'ı gösterene kadar akşamsa ve 00'dan itibaren de sabahsa, gece ne zaman?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat sabahın biri diyen bir insana soruyorum bu soruyu. Hava resmen zifiri karanlık, bildiğin gece yani. Hangi yüzle sabah diyorsunuz o saate? Sabah demek güneşin doğması demektir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İzninizle ben kendimce bir sınıflama yaptım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabah: Güneşin doğuşuyla en tepe noktasına yaklaştığı süre arası yani yaklaşık olarak 05:00-11:00. Burada da 11 çelişkisi var tabi. Saat 11'de kendisini sabah saatinde hisseden bir insana özenip selamlarımı gönderiyorum ama 11 ve sonrasını öğle olarak görüyorum. Sabah için diğer belirleyici de hayvanların özellikle kuşların uyanıp ötmeye başladığı andır. Bilmem farketmiş miydiniz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğle: Güneşin etkisini göstermeye başladığı 11 ile 15 saatleri arası. Ki halk arasında bu saatlerdeki güneşe öğle güneşi denir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğleden sonra. Güneşin etkisini yavaş yavaş yitimeye başladığı saat olan 15 ile güneşin battığı saat arasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akşam: Güneşin batışından saat vermek gerekirse gece 12'ye kadar olan süredir. Ama akşamın bitiş noktası için dinimizdeki yatsı vakti daha uygun bence. Karanlığın iyice çöktüğü, güneşten hiçbir emare kalmadığı andan birkaç saat sonraki an. Ama yine de hadi 00:30'u bile sabah zanneden insanları şok etmeyelim, biraz da başkalarının gönüllerini hoş tutalım 00:00 diyelim bitişi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece: Saat 00:00'dan sabah güneşin doğmaya başladığı an arası gecedir efendim. Evet gerekirse saat 04:00 bile gecedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu çok gereksiz bir yazı oldu bence ama kendimi ifade etmiş oldum, rahatladım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2652479366256520446?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2652479366256520446/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/saat-sabahn-ikisi-olur-mu.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2652479366256520446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2652479366256520446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/saat-sabahn-ikisi-olur-mu.html' title='Saat  Sabahın İkisi Olur mu?'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://farm2.static.flickr.com/1313/1264749855_5eb0073e92_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-903270191273088880</id><published>2010-06-17T02:21:00.003+03:00</published><updated>2010-06-17T16:29:49.850+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>17 Haziran 2010</title><content type='html'>Blogger'ın yeni temalarını çok beğendim. Hemen de değiştirdim zaten ve seçmekte zorlandım. Bir de çok özgür olmuş. Aynı temaya sütun eklemek ve bu sütunların genişliklerini ayarlamak çok güzel. İleride çok başka bir yüzle karşınıza çıkabilirim ama şimdilik bu rengi çok sevdim. Baktıkça içim açılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerde iş arama telaşım var bir de kpss'ye çalışıyorum ama fazla değinmeyeceğim, aklıma geldikçe canım sıkılıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'deki Linux camiyası bugün bir atılım daha yaparak &lt;a href="http://tuxweet.linux.org.tr/"&gt;tuxweet&lt;/a&gt; altında twitlemeye başladı :) Ben de hemen üye oldum tabii ki. Daha çok yeni bir site olduğu için mustafa kullanıcı ismini hemen kaptım :) Twitter'a benzer bir sistemi olan bu sitenin Linux için iyi bir gelişme olmasını temenni ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerde bir de Blogger'ı ihmal ettim. Twitter'la uğraşıyorum ama aslında çok da sardığından değil. Aklıma gelen bölük pörçük şeyler işte. Maksat muhabbet olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce düşündüm de hatta twitter'da da belirttim eskiden mirc vardı nickini beğendiğimize selam çakar muhabbet ederdik. Şimdi sosyal ağlarda bile yalnızlıktan kendi kendimize konuşuyoruz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese bolca sosyallik dilerim :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-903270191273088880?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/903270191273088880/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/17-haziran-2010.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/903270191273088880'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/903270191273088880'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/17-haziran-2010.html' title='17 Haziran 2010'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-8098095239556278920</id><published>2010-06-11T14:20:00.001+03:00</published><updated>2010-06-11T14:30:51.806+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><title type='text'>Türkiye'deki Sokak Köpekleri</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: large;"&gt;Hayatımda hiç bu kadar mahzun bakışlı ve kalbi kırık sokak köpekleri görmedim.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;*&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://i45.tinypic.com/r0xlbd.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="240" src="http://i45.tinypic.com/r0xlbd.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: x-large;"&gt;*&lt;/span&gt;Mark Twain, İstanbul ziyareti, 1867 Ümit Sinan Topçuoğlu'nun kitabından.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-8098095239556278920?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/8098095239556278920/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/turkiyedeki-sokak-kopekleri.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8098095239556278920'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8098095239556278920'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/turkiyedeki-sokak-kopekleri.html' title='Türkiye&apos;deki Sokak Köpekleri'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://i45.tinypic.com/r0xlbd_th.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-3025585412547492124</id><published>2010-06-05T03:25:00.000+03:00</published><updated>2010-06-05T03:25:30.151+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>5 Haziran 2010, İsyan</title><content type='html'>Nasıl başlayacağımı bilemiyorum ama isyan noktasına gelmiş durumdayım. Bugünlerde tepeden baskı yiyorum iş konusunda ama önce lisans bitirip sonra da formasyon aldıktan sonra dershane derhane dolaşıp iş dilenmek, hiç saygın olmayan bir işte üç kuruşa yorulmayı da kendime yediremiyorum arkadaş. Mecbur yapacağımı bilmek de ayrı bir koyuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok sıkıldım bu ülkeden. Siyasi gündeminden de ekonomik gündeminden de, piyasalarından da. Herkes işten başka bir şey düşünemiyor çevremde. Mühendisler bile okuma yazma bilmeyen insan modunda iş arıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben mümkünse Norveç ya da Kanada gibi bir ülkenin vatandaşlığına geçmek istiyorum hatta Finlandiya da güzel görünüyor gözüme. Onlar olmaz uçma derseniz Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Fas gibi ülkeler de olabilir. Dünyada hem büyük bir ülke gibi görünüp hem de vatandaşının bu kadar mutsuz olduğu bir ülke var mıdır merak ediyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizler kendimiz de zorlaştırıyoruz. Bu zorluklar bizi daha da hırçın yapıyor. Dolandırıcılar, rüşvetçiler, torpilciler ülkesinde yaşıyoruz. En çok da dindar olduğunu iddia edenler torpil yapıyor, tezatlar ülkesiyiz resmen. Hep bir mücadele, hep bir yarış, hep yeni bir gündem, biri birini öldürüyor, biri bir yere yardıma giderken ölüyor ben yoruldum artık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok karamsar bir yazı yazdım ama içimden geçenler bunlar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr'den isyanlar dinlediniz. sevgiler,&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-3025585412547492124?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/3025585412547492124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/5-haziran-2010-isyan.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3025585412547492124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3025585412547492124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/5-haziran-2010-isyan.html' title='5 Haziran 2010, İsyan'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-8582921613778621866</id><published>2010-06-04T02:47:00.000+03:00</published><updated>2010-06-04T02:47:13.548+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim bilgilendirmelerim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nazım hikmet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beş satırla'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><title type='text'>Nazım Hikmet</title><content type='html'>&lt;a href="http://modersmal.skolutveckling.se/turkiska/DERS_MALZEMESI/edebiyat_sandigi/OCAK/ayin_sairi/nazim%20hikmet%20portre.jpg" imageanchor="1" style="clear: right; float: right; margin-bottom: 1em; margin-left: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://modersmal.skolutveckling.se/turkiska/DERS_MALZEMESI/edebiyat_sandigi/OCAK/ayin_sairi/nazim%20hikmet%20portre.jpg" width="188" /&gt;&lt;/a&gt;Ben bu yazıyı yazarken 4 Haziran ama uyumadığım için bugünü 3 Haziran olarak algılayıp, insanlık için şiir yazan bir şairi ölüm yıldönümünde anmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beş Satırla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;annelerin ninnilerinden&lt;br /&gt;spikerin okuduğu habere kadar,&lt;br /&gt;yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı,&lt;br /&gt;anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,&lt;br /&gt;anlamak gideni ve gelmekte olanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nazım Hikmet Ran 1946&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-8582921613778621866?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/8582921613778621866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/nazm-hikmet.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8582921613778621866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8582921613778621866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/nazm-hikmet.html' title='Nazım Hikmet'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1150469560238886124</id><published>2010-06-04T02:05:00.003+03:00</published><updated>2010-06-04T02:24:33.967+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blogger'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim bilgilendirmelerim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sansür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='google'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yasak'/><title type='text'>Google Yasakları</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.ceturk.com/images/google2.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="129" src="http://www.ceturk.com/images/google2.png" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Google'ın bazı ip'leri yasaklandığı için pekçok Google servisine giremiyoruz. Çeşitli ip değiştirme teknikleriyle girilebilir ama neye yarar. Mesela az önce Google Analytics kodu yüzünden bu sayfaya giremiyordum çünkü Google Analytics'le ilgili de bir ip yasaklanamış. Ama garip bir şekilde kimi zaman giriliyor kimi zaman girilemiyor. Her zaman aynı ip yolları izlenmiyor sanırım tam anlamadım &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Youtube'a da yine ip ban gelmiş. Zaten sorunun kaynağı yine orası sanırım. Yine dns değiştirmek yetmeyecek. Bir de ben yerel ofis yazılımları yerine Google Docs kullanıyordum. Artık oraya da giremiyorum.&amp;nbsp; Google Video'ya da girilmiyor açıkçası pekçok Google hizmetinde pekçok aksama yaşanmaya başladı ve yayılacak. Umarım Google Arama sayfası da yasaklanır da herkes suratına tokat yemiş gibi olur. Başka türlü akıllanmıyoruz biz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkese sansürsüz günler dilerim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1150469560238886124?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1150469560238886124/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/google-yasaklar.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1150469560238886124'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1150469560238886124'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/06/google-yasaklar.html' title='Google Yasakları'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-8111861357278972504</id><published>2010-05-20T03:53:00.001+03:00</published><updated>2010-05-20T04:19:19.927+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Yağmur</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.robertvizzini.com/content/photos/c2-91Summer-Rain.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.robertvizzini.com/content/photos/c2-91Summer-Rain.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Bir yağmur çeşit çeşittir. Altında ıslandığınız yağmurun tadı ile balkondan seyrettiğinzi yağmurun tadı ya da cama vurarak tıkırtılar çıkaran yağmurun tadı başkadır. En güzeli de yaz yağmurunda saçak altında beklemektir. Buram buram toprak kokusu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-8111861357278972504?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/8111861357278972504/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/05/yagmur.html#comment-form' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8111861357278972504'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8111861357278972504'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/05/yagmur.html' title='Yağmur'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-9157161619227568534</id><published>2010-05-17T15:49:00.001+03:00</published><updated>2010-05-17T15:50:28.863+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>17 Mart 2010, Askerlik Dönüşü</title><content type='html'>Dün gece 12'ye doğru eve geldim. İlk geldiğimde evin havası garip geldi tabii askere gittiğim günden beri ev yüzü görmemiştim ama çabuk alıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün otobüste en önde yolculuk yaptığım için doya doya yolu seyredebildim ve bolca yeni şey görmenin keyfini çıkardım, zaten bu yüzden otobüs yolculuklarını severim. Adana'dan ilk çıktığımız sırada bir kamyon arkası yazısı dikkatimi çekti: "Farz et ki bir rüyaymış." Kamyonuna o yazıyı asan kişi bu sözü neden astı bilmiyorum ama bana güzel bir mesaj göndermiş oldu. Ben de yaşadığım askerlik günlerini bir rüya farz edip önüme bakacaktım artık. Zor bir askerlik yapmasam da o düzenin içine girmek insanı sıkıyor bu yüzden de pek üzerinde edindiğim dostlar haricinde askerliği unutmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada ekşisözlük'te yazar olmuşum. Pek yazasım yok ama hayırlara vesile olur inşallah. Takma adım Don Quijote.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün Gemlik Terminali'nde beni görünce ağlayan babaannem için 2008'in mart ayında yazdığım bir ekşisözlük girisini sizinle paylaşmak isterim: &lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=12818991"&gt;http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=12818991&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiler, saygılar efendim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-9157161619227568534?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/9157161619227568534/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/05/17-mart-2010-askerlik-donusu.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9157161619227568534'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9157161619227568534'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/05/17-mart-2010-askerlik-donusu.html' title='17 Mart 2010, Askerlik Dönüşü'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-9124891643062769754</id><published>2010-04-03T11:27:00.000+03:00</published><updated>2010-04-03T11:27:20.012+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>3 Nisan 2010, İncirlik</title><content type='html'>Askerlik bittikten sonra bana burayı hatırlatmasın diye askerlik boyunca bir şeyler yazmak istemiyordum ama nedense bugün yazasım geldi. Sizlere bir selam vermek istedim. Dış dünyadan kopmuştum biraz ama blogger'dan tamamen kopmuşum, sürekli takip ettiğim kişiler bile bana çok uzak geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askerliğime gelince bitmesine yaklaşık bir buçuk ay kaldı. Türkiye için 10. Tanker Üs Komutanlığı, Amerika içinse 39. Air Base Wing isimli sıradışı bir yerde askerlik yapıyorum. Burası daha çok Amerikan üssü, bizim de uçaklarımız var ama anladığım kadarıyla bizim buradaki asıl görevimiz onları denetlemek. Bense Destek Grup Komutanlığı'na bağlı Hizmet Bölüğü askeriyim. Hizmet Bölüğü'nün çalışma alanı çok geniş ama ben askeri ve sivil personel çocuklarına öğretmenlik yaptığım için rahatım, sonuçta kendi işimi yapıyorum ama  askerliğin getirdiği bir takım kısıtlamalar, toplu yaşam ve düzen insanı sıkabiliyor. Yine de her zaman şükrediyorum hem bulunduğum yerden hem de yaptığım görevden dolayı. Şafak yaklaştıkça askerlik sonrası da kafamı karıştırıyor. Bakalım, hayırlısıyla askerlik bitince yoğunlaşacağım tabii bu konuya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki haftaya da yazarım. Sizler de iyisinizdir inşallah. Hepinize çok çok selam.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-9124891643062769754?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/9124891643062769754/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/04/3-nisan-2010-incirlik.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9124891643062769754'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/9124891643062769754'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2010/04/3-nisan-2010-incirlik.html' title='3 Nisan 2010, İncirlik'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1905709158170658410</id><published>2009-12-12T02:16:00.000+02:00</published><updated>2009-12-12T02:16:08.477+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Askere Gidiyorum</title><content type='html'>Sevgili dostlar. Ben yarın Kütahya Hava Kuvvetliği Komutanlığı Er Eğitim Tugay Komutanlığı'nda 155 günlük kısa dönem askerliğime başlayacağım. Söylenenlere göre rahat bir yermiş. Zaten havacılık genel olarak rahatmış ama sizin de bildiğiniz gibi askerlik yan gelip yatma yeri değil :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son günlerim zor geçti. Hatta keşke bir an önce askeriyenin içine girsem dedim çünkü hazırlık süreci, vedalaşmalar, alışverişler falan gerçekten yorucuydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asker olmaya psikolojik olarak hazırım. Yapılan bolca tavsiyeyi harmanlayıp kendimce uymaya çalışacağım. Hatta belki garip gelecek ama ilginç bir deneyim olacak olması açısından pek de kötü bakmıyorum şuan için askerliğe. Kısacası yapıp geleceğim işte. Herkes gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 yıl lisans 1 yıl da formasyon sürecinde hep ailemden uzaktım. Oralarda Gemlik'teki arkadaşlarımdan Gemlikte de oralardaki arkadaşlarımdan da uzak kaldım. O açıdan uzaklığa ve özlemeğe alışkınım ama bu askerlik başka bir şey sanırım. Bir çeşit hayata ara vermek gibi. Babalarımızın anlattığı askerlikle abilerimizin anlattığı askerlik çok farklı. Babalarımız bizler için bir kabusu, abilerimiz ise genellikle güler misin ağlar mısın modunda şeyler anlatır.  Şimdilerde askerlik çok daha kolay ama değişmeyen tek şey var, o da ayrılık işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinize sevgiler. Askerde de ara ara internete girerim belki ama ben yine de gelince kaldığımız yerden devam ederiz diyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoşçakalın anılarımı bıraktığım insanlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Yorum yazan dostların yorumlarını onaylamak için fırsatım olmayabilir. Herkese selam ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1905709158170658410?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1905709158170658410/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/12/askere-gidiyorum.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1905709158170658410'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1905709158170658410'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/12/askere-gidiyorum.html' title='Askere Gidiyorum'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-6229851839427661823</id><published>2009-12-06T23:11:00.005+02:00</published><updated>2009-12-06T23:13:43.436+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><title type='text'>Sergio Endrigo - Canzone Per Te</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.sabercultural.org/template/musicas/fotos/OrnellaVanoniIoCheAmoSoloTeFoto01.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="158" src="http://www.sabercultural.org/template/musicas/fotos/OrnellaVanoniIoCheAmoSoloTeFoto01.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Blogger dünyasının durgun olduğunu düşündüğüm şu günlerde biraz müzik paylaşımı yaparak en azından kendi blogumu şenlendirmek istedim. Aslında ben de durgunum, özellikle okuma konusunda. Google Reader'ımın blogger bölümünde 1000+ başlık var. Tabi hepsini okumam mümkün değil. Eskiden en azından hepsine göz gezdirirdim şimdilerde onu bile yapmaya üşeniyorum. Bunda evde pek fazla duramamamın da etkisi var tabi ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse, eski şarkıları genellikle severim. Eski bir şarkıyı sizlere dışı siyah beyaz içi çok renkli görüntüleri eşliğinde sunuyorum. Umarım sizin bilgisayarınızda Youtube çekiyordur. &lt;br /&gt;&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/r5SaLIqtVYA&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;/param&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;/param&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/r5SaLIqtVYA&amp;hl=en_US&amp;fs=1&amp;" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-6229851839427661823?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/6229851839427661823/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/12/sergio-endrigo-canzone-per-te.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6229851839427661823'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6229851839427661823'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/12/sergio-endrigo-canzone-per-te.html' title='Sergio Endrigo - Canzone Per Te'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-8714368753279306140</id><published>2009-12-06T22:55:00.003+02:00</published><updated>2009-12-06T23:23:27.517+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><title type='text'>You're My Everything</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.artbyaneeda.com/artwork_gallery/artwork-69.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="320" src="http://www.artbyaneeda.com/artwork_gallery/artwork-69.jpg" width="280" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;you're my everything &lt;br /&gt;the sun that shines above you &lt;br /&gt;makes a blue bird sing &lt;br /&gt;the stars that twinkle way up in the sky &lt;br /&gt;tell me i'm in love &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;when i kiss your lips &lt;br /&gt;i feel the rolling thunder &lt;br /&gt;through my fingertips &lt;br /&gt;and all the while my head is in a spin &lt;br /&gt;deep within i'm in love &lt;br /&gt;you're my everything&lt;br /&gt;&lt;a href="http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=8276483" target="_blank"&gt;...&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://fpdownload.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=8,0,0,0" height="28" id="divplaylist" width="335"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=9639627-4a8" /&gt;&lt;embed src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=9639627-4a8" width="335" height="28" name="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Santa Esmeralda - You're My Everything&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-8714368753279306140?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/8714368753279306140/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/12/youre-my-everything.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8714368753279306140'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8714368753279306140'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/12/youre-my-everything.html' title='You&apos;re My Everything'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7638570283613550399</id><published>2009-12-06T05:23:00.000+02:00</published><updated>2009-12-06T05:23:01.062+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim bilgilendirmelerim'/><title type='text'>Kafka DGM'lik Olmuş</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.discoverczech.com/apictures/z_prague/prague/praguetours/franz-kafka-v.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.discoverczech.com/apictures/z_prague/prague/praguetours/franz-kafka-v.jpg" width="155" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bugün öğrendiğim ilginç bir bilgiyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Kafka, 1996 yılında önce Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) tarafından sanık olarak mahkemeye çağrılmış, 1924 yılında öldüğü için iştirak edemediği mahkeme sonucunda da önce 6 ay hapis cezası almış daha sonra da bu hapis cezası paraya çevrilerek ertelenmiş. Burası Türkiye. Benim güzel ülkem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olay şöyle gelişmiş efendim: 1995 yılında sorgulanmak üzere DGM'ye giden Yaşar Kemal'e destek vermek için DGM'nin bahçesinde imza toplayan içlerinde Orhan Pamuk, Zuhal Olcay, Cenk Koray, Müjdat gezen gibi pekçok tanınmış aydının da bulunduğu kişiler de düşünce suçundan davalık olmuşlar. Bu aydınlardan biri de tiyatro sanatçısı Mahir Günşıray'mış. Mahir Günşıray kendisine savunma sırası geldiğinde şu sözleri söylemiş:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ne demek oluyor bu adalet komedyası. Sorguya çekilen niçin başkası değil de benim? Bunu bilmek isterdim. Siz de bilmiyorsunuz. Emirleri uyguluyorsunuz. Ve bu ad, her nasılsa benim olan bu ad, bir başkasının da olabilirdi. Bir badanacının mesela. Buradan çıkınca evinize gidecek, annenizi, karınızı, çocuklarınızı kucaklayacaksınız. Teker teker alınınca, her birinizin bir insan olması, hepinizin bir vicdanı olması... İşte bunu anlayamıyorum!" &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sözleri duyan savcı ayaklanarak bunların hakaret olduğunu ve suç duyurusunda bulunduğunu söylemiş. Mahir Günşıray da bunların kendisinin değil Kafka'nın söylediğini belirtince kabak da tabi ki Kafka'nın başına patlamış. Olayın sonucunda Kafka 10. Asliye Ceza Mahkemesi'ne yollanmış. Gerisi malüm...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: &lt;a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=141238"&gt;http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=141238&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7638570283613550399?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7638570283613550399/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/12/kafka-dgmlik-olmus.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7638570283613550399'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7638570283613550399'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/12/kafka-dgmlik-olmus.html' title='Kafka DGM&apos;lik Olmuş'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7004387896715993184</id><published>2009-12-05T02:38:00.003+02:00</published><updated>2009-12-05T02:50:09.678+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Hızlı bir ileti paylaşın</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://wibiya.com/images/hp/page4_image.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="132" src="http://wibiya.com/images/hp/page4_image.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Yarım saat düşündüm, bu gerekesiz yazı için gerekli başlığı bir türlü bulamadım :) Son günlerde pekçok blogda karşılaştığım &lt;a href="http://www.wibiya.com/"&gt;Wibiya çubuğu&lt;/a&gt; beni düşüncelere sevk etti :) Neden derseniz ben böyle yeni zımbırtılara çok meraklıyımdır ve mutlaka denemek zorunda hissederim. Ama bu Wibiya çubuğunu kurcalamalarım sonucunda gereksiz bir şey olduğu kanaatine vardım. Tabi bana göre gereksiz, ben sadelik uğruna işlevden taviz verebilecek bir insanım. Neyse konuma döneyim. İşte bu genel olarak gereksiz bulduğum Wibiya çubuktaki bildirim olayı hoşuma gitti. (Görseldeki Latest Notifications bölümü) Sağ altta çıkıyor, "hoşgeldiniz" gibi şeyler yazıyor ya da &lt;a href="http://sufi-saja.blogspot.com/"&gt;Sufi Saja&lt;/a&gt; blogunda olduğu gibi "Bir yıl önce de Sufi Saja ekibi olarak GDO'ya karşıydık" gibi kendini ifade etme cümleleri yazıyor. Sonra ben de önce acaba buna benzer bir blogger aracı var mıdır diye düşüncelere daldım. Uzaklara bakarak uzun uzun düşündüm, uzaklar derken yaklaşık 30 cm uzaklıktaki bilgisayar ekranını kastediyorum, neyse önce acaba Twitter eklentisi mi koysam dedim, Twitter da çok moda oldu zaten, oradan yazarım burada gözükür dedim ama Twitter'ı da gereksiz ve ölmeye mahkum bulduğum için ondan da vazgeçtim. Sonra sevgili Google Amca'nın bunu benden çok önce düşündüğünü farkettim. Çözüm basitmiş: "metin kutusu" :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Neden böyle bir arayışa girdin ki, işin mi yok" diye sorarsanız bence bu şey her bloga lazım ve evet işim de yok :) İnsan bazen bir iki cümle bir şey yazmak isteyebiliyor. Ne bileyim MSN'in kişisel iletileri gibi. (MSN'de de hiç ileti paylaşmam ha, ne ters çocuğum) Böyle şeylerin genellikle kalıcı olması gerekmiyor bu yüzden de böyle şeyler için bir başlık açmak bir de göze çok kısa görünmemesi için lafı uzatmak çok gereksiz. Burada kimi zaman o günlerde çok dinlediğim şarkıların linklerini, kimi zaman bir roman ismini, kimi zaman içimden gelen bir cümleyi, kimi zaman birkaç dize şiiri paylaşacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7004387896715993184?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7004387896715993184/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/12/hzl-bir-ileti-paylasn.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7004387896715993184'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7004387896715993184'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/12/hzl-bir-ileti-paylasn.html' title='Hızlı bir ileti paylaşın'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-3119890001327746519</id><published>2009-11-30T00:21:00.000+02:00</published><updated>2009-11-30T00:21:39.605+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>30 Kasım 2009 Pazartesi</title><content type='html'>Ya az önce sinir krizine girecektim. 7-8 kişiyle MSN'den konuşurken bir taraftan da ailem laf attı. Hep canımı sıkan şeyler. Askerlik için sınava neden arkadaşının arabısıyla gidiyorsun, ya kaza yaparsanız, niye otobüsle değil, neler götüreceksin, ilk gün gitme uzun dönem çıkıyormuş, şuymuş, buymuş, of of offff.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunladım msn'den çıktım sonra odama geldim. Siteme girip bir önceki yazımdaki yani kırağı şiirime eklediğim A Whiter Shade of Pale'i dinledim. Biraz kendime geldim sakinleştim. Ama acayip başım ağrıyor. Öksürüyorum da, en önemli nedeni o. Yoksa benim başım ağrımaz. Çok gerginim. Gider ayak bu öksürük de nerden çıktıysa. Zaten bir şey çıkmasa şaşırırdım. Böyle geçiş dönemlerini hiç sevmem zaten. Keşke yarın askere gidiyor olsaydım. İnanın daha mutlu olurdum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-3119890001327746519?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/3119890001327746519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/30-kasm-2009-pazartesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3119890001327746519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/3119890001327746519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/30-kasm-2009-pazartesi.html' title='30 Kasım 2009 Pazartesi'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1445836698474763822</id><published>2009-11-28T05:20:00.001+02:00</published><updated>2009-11-29T02:24:59.561+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kırağı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>Kırağı</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.hakimiyet.com/userfiles/photo_gallery/kiragi5_copy.JPG" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.hakimiyet.com/userfiles/photo_gallery/kiragi5_copy.JPG" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://fpdownload.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=8,0,0,0" height="28" id="divplaylist" width="335"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=9521728-8b7" /&gt;&lt;embed src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=9521728-8b7" width="335" height="28" name="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;sorgusuz anımsadın güzel anları&lt;br /&gt;belki güzel andın yalnızlığı bile&lt;br /&gt;sonra belki her şeyin başladığı yerde&lt;br /&gt;bir mum dikersin dileğine yoldaş&lt;br /&gt;buz gibi saçak dipleri üşürken&lt;br /&gt;sana belki küslüğü dokunur ellerinin&lt;br /&gt;bir ada olursun karmakarışık&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uykusuz bir tül süzüldüğünde omuzlarından&lt;br /&gt;belli belirsiz kimsesizlik çökerse ellerine&lt;br /&gt;sonra belki her şeyin başladığı yerde&lt;br /&gt;oturup ağlayabilirsin başını dizlerine gömüp&lt;br /&gt;yakışmaz mı küçücük ellerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yakanda ütülü bir büyümüşlük havası&lt;br /&gt;belki ellerine toplanmış tüm çocuklukluğun&lt;br /&gt;sonra belki her şeyin başladığı yerde&lt;br /&gt;acının eteklerindeki sonsuz döngüsü başlar&lt;br /&gt;acının kırağısı ince buz gibi çöker&lt;br /&gt;kırağısı ellerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1445836698474763822?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1445836698474763822/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/krag.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1445836698474763822'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1445836698474763822'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/krag.html' title='Kırağı'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1339042231959839427</id><published>2009-11-24T03:22:00.001+02:00</published><updated>2009-11-30T01:08:13.063+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Garip Bir Edebiyat Öğretmeni Adayı</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.google.com.tr/logos/teachersday09.gif" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="76" src="http://www.google.com.tr/logos/teachersday09.gif" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Google Amca Öğretmenler Günü'müzü kutlamış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlar yukarıdaki cümleyi yazmadan önce biraz araştırma yapmam gerekti, çünkü "Öğretmenler Günü'müzü"deki ayırma işaretini nerede kullanılacağı hakkında kararsız kaldım. Belki bu da yanlıştır. Başlangıçta Öğretmenler Günü'yle ilgili bir şeyler çiziktirecektim ama bu olayı araştırmam gerekince moralim bozuldu, biraz olumsuz yazacaktım, çok olumsuz yazmaya karar verdim. Evet bir edebiyat öğretmeni adayı olarak kendimden utanıyorum.&amp;nbsp; 2007 yılında mezun olduğumda elbet çok daha fazla şey biliyordum. Hatta ortalamanın üzerinde bir öğrenci bile sayılabilirdim. Eski Türkçe dışındaki dil derslerini genellikle az çalışarak geçmiştim örneğin. Sonra yarım dönem ALES için çalıştım, Şubat 2008'de Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans yani kısaca öğretmenlik formasyonu için Konya'ya gittim. Orada öğretmenlikle ilgili ama herhangi bir öğretmene hiçbir zaman gerekmeyecek bolca saçma dersi hiç çalışmadan çok yüksek notlarla geçtim. Övünmek için söylemiyorum sınavlar çok kolaydı hatta bir tanesi bence ilköğretim seviyesindeydi :) Neyse Şubat 2009 civarı bitirdim. Yaza kadar KPSS için çalıştım. Bu sırada kolayca geçmiş olduğum eğitim bilimleri derslerinin gerçek yüzüyle karşılaştım ve doğrusunu söylemek gerekirse biraz da zorlandım. Yine de sayısal kokan ölçme değerlendirme dersi dışında öğrendim. Sonra sınava girdim, 75 puan aldım, atanamadım. Sonra askere gitme kararı aldım. Bu arada edebiyatla genellikle içli dışlıydım, elimden geldiğince okudum, kendimi doldurmaya çalıştım hatta tarih kitapları bile okudum ama bunlar beni genellikle mutsuz etti çünkü kendi kendime çalıp dinlemek, bir şeyler anlatamamak, bir şeyler üretememek bana göre değil, bu benim feci şekilde canımı sıkıyor. Bu yüzden de özellikle geçen yazdan beri sıfır noktasına düşmesem de uzaklaştım. Türçenin grameriyle ise zaten 2007'den beri hiç işim olmadı. Sevmezdim de kendisini. Hem kim durup dururken "hadi biraz dil bilgisi kitabı okuyayım" der ki? Şimdi bana "kalk sıfatları anlat" deseler anlatamam. 2007 yılında Eski Türkçede, Orta Türkçede (evet adı Orta Türkçeydi) ek kök ayıran, upuzun cümleleri öğelerinden hecelerine kadar ayırabilen, 4 yılda mezun olmanın verdiği mutlulukla gözlerinin içi parlayan, bir konu açılınca uzun uzun edebiyat konuşabilen masum genç artık yok. Elif Şafak'tan Aşk'ı okudum, iyiymiş, güzelmiş bana ne.&amp;nbsp; İşte bu benim. Garip bir edebiyat öğretmeni adayı. Öğretmenler Günü'müz kutlu olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Özel isme gelen çekim ekleri ayrılır kuralına maksuben o şekilde ayırıyorum. Yanlışsam biri düzeltsin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1339042231959839427?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1339042231959839427/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/garip-bir-edebiyat-ogretmeni-aday.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1339042231959839427'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1339042231959839427'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/garip-bir-edebiyat-ogretmeni-aday.html' title='Garip Bir Edebiyat Öğretmeni Adayı'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-5718660884665437694</id><published>2009-11-23T22:52:00.000+02:00</published><updated>2009-11-23T22:52:22.585+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><title type='text'>Bu Şarkıyı Kim Söylüyor?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zEHZ7asNTgo/Rzn_g9FCdII/AAAAAAAABFI/wxZ6yxVfS0w/s1600/n567032607_143477_2971.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_zEHZ7asNTgo/Rzn_g9FCdII/AAAAAAAABFI/wxZ6yxVfS0w/s200/n567032607_143477_2971.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bu şarkıyı geçen gün arkadaşımda dinleyip şaşırdım. İlginç bir çalışma, şarkıdaki bayan ses ünlüymüş ama ben tanımıyordum :) Rumeli türküleri ve Türk sanat müziği söylüyor. Ama ben size şarkıdaki erkek sesinin kime ait olduğunu soruyorum. Bakalım bilebilecek misiniz :) Bir süre sonra şarkı ve albüm hakkında da bilgilendirici bir yazı yazacağım. (Google'dan kopya çekmek yok)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://fpdownload.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=8,0,0,0" height="28" id="divplaylist" width="335"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=9475483-989" /&gt;&lt;embed src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=9475483-989" width="335" height="28" name="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-5718660884665437694?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/5718660884665437694/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/bu-sarky-kim-soyluyor.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5718660884665437694'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5718660884665437694'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/bu-sarky-kim-soyluyor.html' title='Bu Şarkıyı Kim Söylüyor?'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zEHZ7asNTgo/Rzn_g9FCdII/AAAAAAAABFI/wxZ6yxVfS0w/s72-c/n567032607_143477_2971.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-5560835441353262969</id><published>2009-11-10T01:20:00.005+02:00</published><updated>2009-11-10T09:14:47.498+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dinlemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='atatürk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='anlamak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='empati'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kraldon çok kralcılık'/><title type='text'>Kraldan Çok Kralcı Olmak ve Atatürk</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://lh5.ggpht.com/azizkacan/Rye9oadIgCI/AAAAAAAAAM0/ORkorv3JU50/atat%C3%BCrk_halk-1_thumb%5B2%5D.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://lh5.ggpht.com/azizkacan/Rye9oadIgCI/AAAAAAAAAM0/ORkorv3JU50/atat%C3%BCrk_halk-1_thumb%5B2%5D.jpg" width="191" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Trabzon´da bir kahvehanede, yeni sardığı sigarasından bir nefes çekip öksürmeye başlayan vatandaş, Atatürk´e küfretmeye başlar! Ankaradakiler'i sadece kendi keyiflerini düşünmekle suçlar ve küfretmeye devam eder. &lt;br /&gt;Kahvede bulunanlar milli kahramana küfredilmesine kızmıştır. Polise haber verirler ve adam yakalanır, tutuklanır. Tabii Adalet Bakanlığı´na da bilgi verilir. &lt;br /&gt;Adam hakkında Cumhurbaşkanına hakaretten dava açılacaktır ama, Atatürk´e bilgi vermek gerektiği düşünülür ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı koltuğunun altında bir dosya ile Gazi´nin huzuruna çıkar. &lt;br /&gt;Atatürk sorar: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Bu adam bana niçin küfretmiş. Sebebi nedir? Neye kızmış? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—Sigara kâğıdı bulamayıp, gazete kâğıdına sigara sardığı için kızmış efendim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—Peki, siz hiç gazete kâğıdı ile sarılmış sigara içtiniz mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hayır efendim, hiç içmedim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;—Ben içtim! Berbat bir şeydir. Adam haklı, derhal serbest bırakın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Bir süre buralarda olmayabilirim, yorumlarınızı da gelince onaylayacağım şimdiden özürlerimi sunarım. Sevgiler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-5560835441353262969?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/5560835441353262969/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/kraldan-cok-kralclk-yapmak-ve-ataturk.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5560835441353262969'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5560835441353262969'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/kraldan-cok-kralclk-yapmak-ve-ataturk.html' title='Kraldan Çok Kralcı Olmak ve Atatürk'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://lh5.ggpht.com/azizkacan/Rye9oadIgCI/AAAAAAAAAM0/ORkorv3JU50/s72-c/atat%C3%BCrk_halk-1_thumb%5B2%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-621601252633028226</id><published>2009-11-07T08:19:00.009+02:00</published><updated>2009-11-10T04:52:05.515+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='google amca'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='susam sokağı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çocukluğum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='uncle google'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='google'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sesame street'/><title type='text'>Susam mı Sesame mi?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.birincikuvvet.com/images_up/982379487239847239748.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="160" src="http://www.birincikuvvet.com/images_up/982379487239847239748.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Bildiğiniz üzere dün Google Amca (Amerikanyalılar Uncle Google diyorsa k ile g'yi de kardeş sessizler sayarsak zengin kafiyeli bir tamlama oluyor, tabi burada "göz için kafiye mi, kulak için kafiye mi?" sorusu da gündeme gelebilir, eğer göz için kafiye tezini savunuyorsak tam kefiye olur... neyse...) Nerde kalmıştım ben, tamam, Google Amca Susam Sokağı içerikli bir logo yayınladı. Ben masum bir Türk genci gibi düşünüp önce birden sevindim, sonra Türkler'in aynı zamanda çakal da olduğu aklıma geldi ve biraz da çakal bir Türk genci gibi &lt;a href="http://www.sabah.com.tr/Ekonomi/2009/11/03/google_71_milyon_tl_ceza"&gt;Maliye'nin Google Amca'ya kestiği 71 milyon Lira'lık (YTL) vergi cezasının&lt;/a&gt; ve Binali Yıldırım'ın &lt;a href="http://www.youtube.com/"&gt;Youtube&lt;/a&gt; sorunu ile ilgili &lt;a href="http://www.chip.com.tr/konu/youtube-ve-google-hakkinda-cok-sert-aciklama_16266.html"&gt;Google'a ettiği son laflar&lt;/a&gt; üzerine Google Amca bize yalakalık yapıyordur diye düşündüm. Az önce ise gerçeği öğrendim:&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google Susam Sokağı'nı değil &lt;a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Sesame_Street"&gt;Sesame Street&lt;/a&gt;'i anmış. Ama benim için asıl önemli olan Susam Sokağı'nın Google tarafından anılmamış olması değil, Susam Sokağı'nın uyarlama bir program olduğunu öğrenmemdi. Tamam içeriğinde bazı şeylerin örneğin Edi-Büdü'nün yabancı yapım olduğunu biliyordum ama tüm konseptin yabancı olduğunu bilmiyordum. Ya biz bir şeyi de kendimiz icat edemeyecek miyiz? Tamam çok sıcak çok bilgilendirici bir programdı çocukluğuma damgasını vurdu sevgiyle anıyorum ama yine de işin büyüsü bozuldu sanki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: "Aaaa sen bilmiyor muydun, daha yeni mi öğreniyorsun?" deyip gülenlere şimdiden saygılarımı sunarım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-621601252633028226?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/621601252633028226/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/susam-m-sesame-mi.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/621601252633028226'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/621601252633028226'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/susam-m-sesame-mi.html' title='Susam mı Sesame mi?'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7519456887523806971</id><published>2009-11-05T19:37:00.003+02:00</published><updated>2009-11-10T04:10:01.106+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gdo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='amerika'/><title type='text'>Bir Çelişkiler Ülkesi: Türkiye</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.koydehayatvar.com/upload/data/Image/gdo.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.koydehayatvar.com/upload/data/Image/gdo.jpg" width="146" /&gt;&lt;/a&gt;Bugünlerde tartışılan GDO yani genetiği değiştirilmiş organizmalar hakkında çıkarılan yönetmeliği duymuşsunuzdur. Bu yönetmelik çok tepki çekti. Kimisi GDO'lu ürünlerin insan sağlığı için zararlarından bahsediyor, bir kısım siyasetçi de bunun yönetmelikle olmayacağını kanunla düzenlenmesi gerektiğinden bahsediyorlar. Tabi ki kanunla düzenlenirse mualefetin de söz söyleme hakkı olacak, yönetmelik olduğu zaman konu meclise bile gelmiyor ama yine de olayın daha çok özüne bakılması taraftarıyım. Hükümet ise kimi yerlerde aslında GDO'ya izin verilmediğini söylese de bunu çok da açık bir şekilde dillendirmiyor kanımca.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ben Türkiye'deki bu GDO'ya karşı yapılan eleştirileri izleyedururken çok uzaklardan Amerika'dan gelen bir ses kafamı karıştırdı. Sevgili "stratejik ortağımız" Amerikanyalı yetkililer çıkarılan bu yönetmeliğe tepkiliymiş. Çünkü bu yönetmelikle Türkiye, Amerikanya'dan gelen Amerikan mısırı ve soya fasulyesine kapılarını tamamen kapatmış. Bunun böyle aniden sorgusuz sualsiz yapılması Dünya Ticaret Örgütü yasalarına uygun değilmiş. Yani açık açık "biz size GDO'lu ürün satıyorduk niye yasaklıyorsunuz kardeşim, bizim ekmeğimizle oynamayın pardon ekmeğimizle değil Ferrari'mizle" diyorlar. Üstelik iki tane gemi de limanda bekletiliyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben şimdi ne diyeyim. Türkiye'ye GDO'lu ürünler gelebiliyor mu gelemiyor mu? Yoksa bu tepki AKP'ye destek olması açısından bilinçli bir şekilde mi ortaya atıldı, yoksa her şey yalan tek gerçek gerçeğin olmadığı mı, bizler ideler dünyasında mı yaşıyoruz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7519456887523806971?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7519456887523806971/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/bir-celiskiler-ulkesi-turkiye.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7519456887523806971'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7519456887523806971'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/bir-celiskiler-ulkesi-turkiye.html' title='Bir Çelişkiler Ülkesi: Türkiye'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1930684757777414705</id><published>2009-11-02T06:22:00.004+02:00</published><updated>2009-11-10T04:11:06.643+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='persepolis'/><title type='text'>2 Kasım 2009, Persepolis</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.dancewithshadows.com/movies/images/persepolis.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.dancewithshadows.com/movies/images/persepolis.jpg" width="177" /&gt;&lt;/a&gt;Bugün kışın geldiğini ilk defa hissettim. Evden çıkmadan önce kara kış montumu giydim. Çok kalın ve çok ağır olduğu için beni yoruyor, o kadar güçsüz bir insan değilimdir ama bir mont ancak bu kadar ağır olabilir. Neyse arkadaşımla birlikte sahilde turlarken bere ve botlarımı da giymediğim için pişman oldum ama yine de soğuk havada yürüyüş yapmaya devam ettik. Sohbet de güzeldi.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce çeşitli bloglarda dolanırken uzun süredir yazmadığımı farkettim. Geçenlerde bir dibe vuruş yaşadım. Arkadaşımla çay bahçesinde otururken "acaba depresyonda mıyım" dedim. Bilmiyorum belki depresyonda olan birisi kendisine bu soruyu soramaz. Ama gerçekten kötü hissettim kendimi. Uzun süre konuşmadık sonra ikimiz de birbirimizin ne düşündüğünü anlamış gibi birbirimize falan güldük. Halimiz komikti belki yani güler misin ağlar mısın tarzı bir şey. Sonra bir arkadaşımız daha geldi, biraz yürüyüş yaptık. Konuşmaya da başladım ve o sürekli bastırdığım ve o anda üzerime çullanan şeylerin hepsini geçici bir süre uzaklaştırdım. O günden beri biraz daha huzurluyum nedense. Küçük mutluluklar yaşamaya başladım. Mesela az önce mandalina yiyip mutlu oldum. Özlemişim yavaş yavaş tadına vara vara yedim. Süt içtim, iki fincan da çabuk çorba içtim, domateslisinden. Canım hala bir şeyler çekiyor, yarın abur cubur alışverişine çıkmayı düşünüyorum. Bolca çabuk çorba, süt, çikolata tarzı şey alacağım. Cipsi de unutmamak lazım tabi. Rejim yapanların bu satırları sinir olarak okuduğunu biliyorum ama gerçekten dayanamıyorum. Hem şuan hala şişman sayılmam. İnanmayan &lt;a href="http://birisininperisi.blogspot.com/"&gt;Peri&lt;/a&gt;'ye sorsun. Hem Aralık'ta askere gideceğim. Orada özleyeceğim bunları. Hem belki bolca koşup fazlalıkları da atarım, belki de daha çok kilo alırım, daha çok kilo alanlar da gördüm. Özellikle bir şeyler izlerken bir şeyler yemeden duramıyorum. Gündüz de bir şeyler yerken hep tv izlerim, onla ilgili bir klasik koşullanma olduğunu düşünüyorum. Bilenler beni iyi anlamıştır :) Nerden geldim ben bu konuya, saçmalıyorum, neyse işte o dibe vuruştan sonra üzerime çöken fırtına sonrası sessizlik hali beni yazmaktan da uzaklaştırdı. Bir şiir dizesi bile yazamadım, hatta aklıma gelenler de çok salakça geliyor. Okuduğum şiirler de kötü geliyor. Tabii şiir benim geçici bir hevesim değil en az 10 yıldır şiirle ilgiliyim. Şiir'e "Elbet bir gün buluşacağız bu böyle yarım kalmayacak" diyor, sevgilerimi gönderiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Az önce Persepolis'i izledim. Grafikleri beğendim, Türkçe seslendirmeliydi, seslendirmeyi de beğendim, konu da güzel işlenmiş. Hem batı'yı hem de İran'ı eleştirmiş. Sonra biraz okudum kimileri filmin şuursuzca İran'ı eleştirdiğinden falan bahsetmiş ama bence alakası yok. Bence o kişiler eleştirilen batı özelliklerinin eleştirildiğinin farkına varamayacak kadar benimsemişler o eleştirilen özellikleri. Tabi film daha çok İran üzerine kurulu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İran İslam Devrimi'nde bana en acıklı gelen şey komünistlerin öldürülmesidir. Komünist değilim ama onlarla çok bulundum ve bir komünistin ne kadar ilkeli ve umut dolu olabileceğini bilirim. Filmde de işleniyor zaten izleyenler bilirler. İran Devrimi'nde komünistler şahı devirmek için İslamcılar'a destek vermişlerdi çünkü şah gidip de onun yerine cumhuriyet geldiğinde her şeyin daha iyi olacağına inanmışlardı. Ama bilmiyorlardı ki demokrasisiz bir cumhuriyet hiç de özgürlük getirmez. Devrimden sonra İslami Düşünceye aykırı duruşlarından dolayı çoğu öldürüldü, kimisi yurt dışına kaçtı kimisi de sindi. Ama önemli olan bir şey vardı ki çok azı döneklik yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu olayların komünistlere sağladığı tek faydaysa asla komünistler dışındakilerle işbirliği yapmamak gerektiği oldu. Persepolis'i izlemeyen herkese tavsiye ederim. Bugünlerde çok film izliyorum. Geceleri bir şeyler yerken güzel gidiyor :) &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgiyle kalın, varolun yoldaşlar :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa.tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1930684757777414705?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1930684757777414705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/2-kasm-2009-persepolis.html#comment-form' title='14 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1930684757777414705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1930684757777414705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/11/2-kasm-2009-persepolis.html' title='2 Kasım 2009, Persepolis'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>14</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-1893359528061149412</id><published>2009-10-24T06:30:00.004+03:00</published><updated>2009-11-10T04:11:55.608+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Bir Takım Kişisel Tercihler</title><content type='html'>Sevgili &lt;a href="http://kelebekdr.blogspot.com/"&gt;Kelebek Doktor&lt;/a&gt; beni mimlemiş. Ciddi bir başlık atasım geldi nedense :) Zaten burada da yazarken nedense ciddileşiyorum. Konuşma dilimi yazı dilime aktaramıyorum. Neyse sorulara geçeyim:&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Dolabını açtığında hangi renkler diğerlerinden daha fazla?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;-Mavi, siyah, ara arada kahverengi tonları gözüme çarpar.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Alışverişe gittiğinde hangi mağazaya uğramasan olmaz?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;-Özellikle alışverişe gidiyorum diye çıkmam evden. Eğer öyle bir şey yapmak durumundaysam mesela bir pantalon almam gerekiyorsa özel bir yer tercihim olmaz çıkabileceğim ücrete göre bir mağazaya girer ilk gözüme kestirdiğimi alırım :) giyisi mağazalarında geriliyorum nedense. Ama iş olsun diye gezmelerimde, alışveriş merkezlerine girmelerimde teknoloji mağazalarını atlamam.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Kendini en rahat hissettiğin giyim tarzı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;-Keten pantolon ve tişört. İlkbahar ve sonbaharda ise tişört üstü yün hırkayı hiçbir şeye değişmem.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Günlük makyajında kullandıkların?&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;-Bu soruyu sorulmamış kabul ediyorum :)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Kesinlikle seksi diyebileceğin bir şey (büstiyer, mini etek vs.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;-Bilmiyorum giyen kişiye ve giydiği şeye göre değişir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Asla giymem dediğin bir kıyafet?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;-Tabi ki asla giymeyeceğim kıyafet etektir :) Ama erkek kıyafetleri açısından bakarsak düşük belli pantolon giymem.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Fiyatları gereği erişilmesi zor yabancı markalardan en çok beğendiğin?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;-&lt;a href="http://kelebekdr.blogspot.com/"&gt;Kelebek Doktor&lt;/a&gt; bu soruya Apple cevabını vermiş ama bence o kadar da erişilmeyecek bir marka değil. Düzenli geliri olan herkes gerçekten istiyorsa Apple alabilir. Hem Kelebek Doktor'un Mac Os kullanabileceğini de zannetmiyorum :) (Tamam tamam kızma) Benim cevabım Audi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;En fazla yatırım yaptığın sektör (eğitim, kozmetik, giyim, teknoloji vs.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;-Kitap ve teknoloji.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Kitap-film-spor...hangisini diğerlerinden daha çok yapıyorsun?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;-Bu üçünden en çok kitap okuma eylemini yapıyorum. Ama daha çok yaptığım şey bilgisayar başında vakit öldürmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Dışardayken en çok yemek yemeği tercih ettiğin yerler?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;-Bursa'nın Gemlik ilçesinde yaşadığım için siz bilmezsiniz, gerçi Bursa'yı biliyorsanız bilebilirsiniz: İmren Izgara. Ama şimdilik ailemin yanında olduğum için dışarıda pek yemek yemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edit: Mimlemeyi unutmuşum. &lt;a href="http://birisininperisi.blogspot.com/"&gt;Birisininperisi&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://dalgalariasmak.blogspot.com/"&gt;Dalgaları Aşmak&lt;/a&gt;'a gitsin bakalım bu mim de.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-1893359528061149412?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/1893359528061149412/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/bir-takm-kisisel-tercihler.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1893359528061149412'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/1893359528061149412'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/bir-takm-kisisel-tercihler.html' title='Bir Takım Kişisel Tercihler'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-4960852537016760061</id><published>2009-10-24T06:04:00.002+03:00</published><updated>2009-11-10T04:12:26.391+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Bana Bir Şeyleri Hatırlatan ve Sevdiğim Kokular</title><content type='html'>Sevgili &lt;a href="http://dalgalariasmak.blogspot.com/"&gt;Dalgaları Aşmak&lt;/a&gt; beni mimlemiş. Sevgili&lt;a href="http://sevalunver.blogspot.com/"&gt; Seval Ünver&lt;/a&gt;'den öğrendiğime göre bu mimlerin özel isimleri olurmuş ve herkes aynı isimle yazarmış ama &lt;a href="http://dalgalariasmak.blogspot.com/"&gt;Dalgaları Aşmak&lt;/a&gt; yazısının başlığını "Yine" koyduğu için bunun mimin özel ismi olmadığını düşündüm ve kendimce bir isim buldum :)&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında bir blogun en önemli işlevi bize kendimizi ifade etme, düşüncelerimizi başkalarıyla paylaşma fırsatı vermesidir bence. Bu yüzden de bu tarz anketvari mimler yoğunlukta anladığım kadarıyla, hoşuma da gidiyor böyle şeyler. Yazarken zorlansam da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konu: Size bir şeyleri hatırlatan ve sevdiğiniz kokular?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://dalgalariasmak.blogspot.com/"&gt;Dalgaları Aşmak&lt;/a&gt;'ın yazdıklarını okurken aklıma ilk gelen koku limon kolonyası kokusu oldu nedense. Masamın üzerinde sürekli fısfıslı bir limon kolonyası da bulunur. Arada oraya buraya sıkarım, klavye üzerine ve fare çevresine de sıkarım mikrop hayvanları ölsünler diye :) Hatta az önce ekranımda dolaşan sineğin üzerine de sıkmak istedim ama bugünlerde sineklere karşı özellikle bir sinirim olsa da acıdım hayvancağıza.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://dalgalariasmak.blogspot.com/"&gt;Dalgaları Aşmak&lt;/a&gt;'ın yazdıklarını okurken onun yazdığı toprak kokusu da herhalde içimden geçecek ilk kokulardan biri olurdu. Toprak kokusu en güzel yaz yağmurunda olur. Bir de çevremde çimen de varsa çimen kokusuyla birleşir, çok severim. Belki o kadar güzel bir koku değildir ama mesela ben bana çocukluğumu hatırlattığı için severim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fesleğen kokusunu da severim, eğer çevremde bir fesleğen varsa elimi sürter sonra burnuma götürürüm, kesmezse eğilip doğrudan burnumu fesleğenin için sokarım :) Kolonya ve fesleğen ikilisi biraz alaturka gelmiş olabilir hatta babaanne tavırlı biri olduğumu da düşünebilirsiniz :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunlar dışında gıdalardan kahve kokusunu ve patlamış mısır kokusunu da çok severim. Özellikle sinemalarda mikro dalga fırında patlatılan özel mısır bir dönem sinemaya gidişimin asıl amacı olmuştu. Tabi sadece koklamam, daha filmin 15. dakikasında koca mısır paketi bitmiş olur, patlamış mısır bulursam hiç affetmem zaten. Bir büyük tencerede patlatılan mısır yavaş yeme gayretlerime rağmen filmin yarsına kadar anca yeter :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgili &lt;a href="http://dalgalariasmak.blogspot.com/"&gt;Dalgaları Aşmak&lt;/a&gt;'a mim için teşekkür ederim ve&lt;a href="http://birisininperisi.blogspot.com/"&gt; birisininperisi&lt;/a&gt; ile &lt;a href="http://kelebekdr.blogspot.com/"&gt;kelebek dokto&lt;/a&gt;r'a mimi postalarım. Sevgiler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-4960852537016760061?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/4960852537016760061/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/bana-bir-seyleri-hatrlatan-ve-sevdigim.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4960852537016760061'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4960852537016760061'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/bana-bir-seyleri-hatrlatan-ve-sevdigim.html' title='Bana Bir Şeyleri Hatırlatan ve Sevdiğim Kokular'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-4071652126091029836</id><published>2009-10-19T01:03:00.001+03:00</published><updated>2009-11-10T04:12:46.360+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Biraz Daha Kendimi Tanıtmaca</title><content type='html'>Sevgili Peri bir mim daha postalamış gizemli takılmayı sevmem ama böyle ben buyum ben şuyum gibi şeyler anlatmakta da zorlanıyorum. Zira belki başkalarının bakışı ve düşüncesi daha önemlidir. Hatta KPSS çalışırken görmüştüm bir kavram vardı şimdi hatırlamıyorum (biraz balık hafızalıyımdır) insan kendisini başkalarının onu gördüğü gibi görme eğilimindeymiş. Yani bizim bir sözümüz vardır ya "bir insana 40 kere deli dersen deli olur" teorisi bilimsel olarak da varlığı kabul edilen bir şey. Neyse sorulara geçeyim:&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt; En sevdiğin üç çiçek:&amp;nbsp;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Papatya, gül, gelincik :) Çok mu klasik oldu. Çiçekleri pek bilmem ama bunları severim. Bir yerde görürsem mutlaka kafamı çevirip bakarım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Gerçekleşmesini istediğiniz 3 hayaliniz:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Edebiyat öğretmeni olarak atanmak&lt;br /&gt;Okunan bir şair olmak&lt;br /&gt;Beni lise yıllarındaki kadar heyecanlandıracak bir bayanla tanışmak :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;En sevdiğiniz ve sevmediğiniz üç huyunuz:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğim huylarım:&lt;br /&gt;1. İnsanları kırmanın bana acı vermesi&lt;br /&gt;2. Genel yumuşakbaşlılığım&lt;br /&gt;3. Meraklı biri olmam. (Kimsenin ilgilenmeyeceği şeyleri bile günlerce araştırmaktan gocunmam)&lt;br /&gt;En sevmediğim huylarım:&lt;br /&gt;1. Hiç beklenmedik bir anda o kadar sinirlenilmeyecek bir şeye çok sinirlenebilmem&lt;br /&gt;2. Genel sakin tavrıma tezat bir şekilde bazı durumlarda dışarıya belli etmesem de içten içe çok telaşlanırım.&lt;br /&gt;3. Faydalı işler yerine bana pratikte hiç bir kazanç sağlamayacak şeylerle çok fazla ilgilenirim ve bunu yaparken gerekli şeyleri kimi zaman ihmal ederim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Gıcık olduğun üç hareket:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;1. Aşırı kendine güven beni gıcık eder çünkü her şeyin bireyin elinde olmadığına inanırım.&lt;br /&gt;2. Genel kültürü sıfır olan insanların sürekli anılarını anlatarak odak olmaya çalışması.&lt;br /&gt;3. Bir insanın ırk, cinsiyet, doğduğu şehir gibi onun elinde olmayan şeyler nedeniyle aşağılanması.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Bu benim bu güne kadar olan en kara günümdü, dünya başıma yıkıldı ve bir daha ayağa kalkamam diye düşündüğünüz olay:&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Olayın içindeyken öyle gibi gelse de aradan zaman geçince hep büyütmüş olduğumu düşünürüm. Bir de insanın her duruma alışabileceğine her durumda ayakta kalabileceğine inanırım. Yani öyle bir günüm yok ama gelecekte olabilir de hiçbir olay o kadar yıkmaz demiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorular geçen seferkilerden daha zordu. Resmen düşündüm ve kararsız kaldım. Bari test olsaydı. Ben de bu mimi daha önce cevaplamamışlarsa &lt;a href="http://www.blogger.com/profile/16689796050625332634"&gt;lityummm&lt;/a&gt;, &lt;a href="http://www.blogger.com/profile/04675114843320785342"&gt;SevalUnver&lt;/a&gt; ve&lt;a href="http://www.blogger.com/profile/10541647411541042367"&gt; kelebekdr&lt;/a&gt;'a gönderiyorum. Sevgiler.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-4071652126091029836?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/4071652126091029836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/biraz-daha-kendimi-tantmaca.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4071652126091029836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4071652126091029836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/biraz-daha-kendimi-tantmaca.html' title='Biraz Daha Kendimi Tanıtmaca'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-5247672023480438754</id><published>2009-10-17T04:56:00.009+03:00</published><updated>2009-11-10T04:13:28.329+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müzik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim paylaşımlarım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='17 Eylül 2009'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bize kalanlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özgür çevik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>17 Eylül 2009</title><content type='html'>Son günlerde iki siyasi yazı yazdım. Aslında blogumu siyasetle kirletmek istemezdim ama yine de yazmış bulundum artık. Şimdi tekrar özüme döneceğim. Ara ara Youtube'da müzik dinlerim. Bunu her yaptığımda ise mutlaka bir Kavak Yelleri görüntüleriyle süslenmiş bir şarkı da girer listeme. Her ne kadar son bölümlerde sapıtmış da olsa Kavak Yelleri beni hep hüzünlendirir. Biraz da bana hatırlattığı anıların etkisi vardır belki. Az önce Bir Daha Aşık Olamam Bu Şehirde diye bir şarkıyka karşılaştım. Muhtemelen dizide de kullanılmıştı bu şarkı çünkü tanıdık geldi. Ama ben bu şarkıdan değil bu şarkıyla tanıdığım Özgür Çevik'in söylediği başka bir şarkıyı sizinle paylaşmak istiyorum. Şarkının adı Bize Kalanlar...&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" codebase="http://fpdownload.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=8,0,0,0" height="28" id="divplaylist" width="335"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=8926845-d90" /&gt;&lt;embed src="http://www.divshare.com/flash/playlist?myId=8926845-d90" width="335" height="28" name="divplaylist" type="application/x-shockwave-flash" pluginspage="http://www.macromedia.com/go/getflashplayer"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dokunduğumdan uzak, kokladığımdan tatsız&lt;br /&gt;Artık yabancısın&lt;br /&gt;Karanlık ve dipsiz kuyularla dolu dünya sevgilim&lt;br /&gt;Tutun bize düşmeyelim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dokunduğumdan uzak, kokladığımdan tatsız&lt;br /&gt;Artık yabancısın&lt;br /&gt;Karanlık ve dipsiz kuyularla dolu dünya sevgilim&lt;br /&gt;Ben artık gitmeliyim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bir veda anı sevgilim&lt;br /&gt;Kaçırma gözlerini zamandan&lt;br /&gt;Ne son ne de başlangıç yaşadığımız&lt;br /&gt;Kârımız olsun bize kalanlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varlığından uzak renkler seninle olsun&lt;br /&gt;Artık yabancısın&lt;br /&gt;Karanlık ve çıkmaz sokaklarla dolu dünya sevgilim&lt;br /&gt;Dikkat et ne olursun&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu bir veda anı sevgilim&lt;br /&gt;Kaçırma gözlerini zamandan&lt;br /&gt;Ne son ne de başlangıç yaşadığımız&lt;br /&gt;Kârımız olsun bize kalanlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Özgür Çevik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şarkının daha başındaki keman melodisi bile beni etkiledi ama sözleri de çok sevdim. Basit bir ayrılık sahnesi ama günümüz aşklarından biraz farklı. Her şeye yeniden başlama fikriyle bundan sonraki hayatında mutluluk dileği iç içe geçmiş, ama ayrılık daha baskın, bu yüzden de hüzünlü... ama asıl hüzünlü olan bitmemiş sevgi ve tertemiz iki yürek bence. Her şey o kadar samimi ki. Özgür Çevik'in yüreğine sağlık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-5247672023480438754?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/5247672023480438754/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/17-eylul-2009.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5247672023480438754'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5247672023480438754'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/17-eylul-2009.html' title='17 Eylül 2009'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2398847302782392494</id><published>2009-10-16T20:31:00.002+03:00</published><updated>2009-11-10T04:13:58.021+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='milliyetçilk'/><title type='text'>Eski ve Yeni Milliyetçilik</title><content type='html'>Türk milliyetçiliği bu ülke topraklarında kan üzerinden başlamadı. Başlayamazdı da çünkü bu en başta İslam'la çelişirdi. İslam tüm inananları eşit görmüş ırk ayrımını yasaklaşmıştır. Öyle ki Hz. Muhammed'in kölesi zenci Zeyd bir dönem İslam Orduları Komutanı dahi olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlı'nın yıkılış sürecinde de yeni Türk devletinin kuruluş sürecinde de vatanseverlik bilinci daha ön plandaydı ve bu saf duygularla yapılıyordu. Örnek vermek gerekirse Namık Kemal vatan şairiydi, hiçbir zaman milliyetçi şair diye anılmadı. Tüm milliyetçilik ideolojisi vatan toprağını koruma kavramından çıkmıştı. Hatta Osmanlı'daki milliyetçiliğin Balkanlar'da doğup büyümesi de bir rastlantı değildi. Halk ise daha da ılımlıydı ve milliyetçilik bilinci neredeyse yoktu. Milliyetçilik yerine ümmet bilinci daha güçlüydü. Savaş sırasında asıl endişe toprak kaybı ya da Türk'ün dünyadaki varlığının biteceği korkusu değil "gevurun gelip başa geçeceği, kadınlara tecavüz edeceği, ezanları susturacağı" korkusuydu. Bir de Osmanlı'nın son dönemindeki savaşların insani bir boyutu da vardı. Sırasıyla Trablusgarp Savaşı, 1. ve 2. Balkan Savaşları ve 1. Dünya Savaşı halkı moral olarak çok kırdı. Binlerce insan öldü, neredeyse her sülaleden şehitler vardı. Ve bu noktada Anadolu Türklerinin mücadelesi basit bir sınır mücadelesi değil "varlık yokluk" savaşıydı. Nitekim nefretini kusan bir Dünya hiçbir zaman topraksız kalan Türkler'i bağırlarına basmaz ilk fırsatta tarih sahnesinden silerdi. Türkler hiçbir zaman Yahudiler ya da Ermeniler kadar şanslı olamazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünkü milliyetçilik vatanseverlik adına değil ırkseverlik adına yapılıyor. Çünkü Atatürk'ten sonra 2. Dünya savaşı sürecinde Türkiye kendi milliyetçilik anlayışını bir kenara bırakıp Almanya'nın ırkçı milliyetçilik anlayışını ithal etti. Eski milliyetçiliğin insani yönleri önplana çıkıyor, yenisinde ise insani tüm yönler yadsınıyor. Bunu en güzel Çanakkale Türküsü'nde görebiliriz:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanakkale İçinde Aynalı Çarsı,&lt;br /&gt;Ana Ben Gidiyom Düşmana Karsı.&lt;br /&gt;Of Gençliğim Eyvah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanakkale İçinde Bir Uzun Selvi,&lt;br /&gt;Kimimiz Nişanlı Kimimiz Evli.&lt;br /&gt;Of Gençliğim Eyvah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanakkale Üstünü Duman Bürüdü,&lt;br /&gt;On Üçüncü Fırka Yürüdü.&lt;br /&gt;Of Gençliğim Eyvah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çanakkale İçinde Bir Dolu Testi,&lt;br /&gt;Analar Babalar Mektubu Kesti.&lt;br /&gt;Of Gençliğim Eyvah.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi sorarım size milliyetçiyim diyen bir insanın yanında savaşırken "kimimiz nişanlıyız kimimiz evli, burda savaşıyoruz ama gençliğimize yazık" deseniz size ne cevap verir. Ben söyleyim cevap vermez yüzünüze tükürür. Evet o gençliğine acıyan genç de vatanı için ölmeye rağzıydı ama hiçbir zaman duygusuz bir robot olmadı, çünkü onun için önce maneviyat vardı. Irkı için gözünü kırpmadan ölmek insana özgü değil hayvanlara özgüdür. Evrim teorisine göre de bir canlı için en büyük güdü hayatta kalma güdüsü değil soyunu devam ettirme güdüsüdür. Bu bağlamda erkek tarantula öleceğini bile bile çiftleşir ya da işçi karıncalar kraliçe için hiç tereddüt etmeden ölür. Savaşlarda görüyoruz ki insan da kendi canından daha çok soyunun devamını önemser ki savaşta ölmekten gurur duyar ama bunu yaparken kimi zaman ağlar, kimi zaman korkar en azından gözünü kırpar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demek istediğim eski milliyetçilik doğal bir güdüydü, evrimsel bağlamda düşünmezseniz "Tanrı icadıydı", bugünkü milliyetçilik ise ideolojik bir oyun. Ha "bugün de saf duygularla vatanseverlik yapan yok mu" diye sorarsanız, tabii ki var hatta yeni milliyetçiler diye bahsettiğim samimiyetsizlerden daha çok ama 30 yıldır seslerini çıkartmadan sessiz sedasız şehit oluyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2398847302782392494?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2398847302782392494/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/eski-ve-yeni-milliyetcilik.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2398847302782392494'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2398847302782392494'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/eski-ve-yeni-milliyetcilik.html' title='Eski ve Yeni Milliyetçilik'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2469262822173489466</id><published>2009-10-16T05:24:00.004+03:00</published><updated>2010-07-28T19:37:43.252+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalnızlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><title type='text'>Yalnızlığın Göz Göze Hali</title><content type='html'>en inceldiği yerde gözlerinin&lt;br /&gt;içimi acıtan bir damla var&lt;br /&gt;tedirgin gülümsüyorsun&lt;br /&gt;ucu bucağı yok bu güçsüzlüğün&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kanatlarımı açamıyorum&lt;br /&gt;sesinin soğukluğu bu ayaz&lt;br /&gt;titriyor belki eksik her yanımız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;korkuyorum sessizliğinden&lt;br /&gt;bugün çok yalnız bırakılmış bir geçmiş&lt;br /&gt;ve gelecek tüm ayrılıklar gibi bu sonsuz döngü&lt;br /&gt;eksiliyor yılları an'a sığdırıp&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;uzak bir sabaha uyanıp&lt;br /&gt;sadece senin varlığınla bir olmak&lt;br /&gt;sadece kendi kelimelerimle düş kurmak istiyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hüznünü saklama&lt;br /&gt;belki bir kış rüzgarı olur kanatlarım&lt;br /&gt;çökmüş omuzlarına sarılıp&lt;br /&gt;sen daha dün gittin&lt;br /&gt;nefeslerimiz akmamıştı birbirine&lt;br /&gt;susuz bir yağmur ollup&lt;br /&gt;uçsuz bucaksız hiç solumamışçasına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sen heyecanlı ellerinle&lt;br /&gt;suçu ceplerinde saklayan bir kız çocuğu gibisin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2469262822173489466?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2469262822173489466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/yalnzlgn-goz-goze-hali.html#comment-form' title='13 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2469262822173489466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2469262822173489466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/yalnzlgn-goz-goze-hali.html' title='Yalnızlığın Göz Göze Hali'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>13</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-6866179053049085840</id><published>2009-10-15T04:45:00.002+03:00</published><updated>2009-11-10T04:14:47.322+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turancılık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='milliyetçilik'/><title type='text'>Turancılık, Milliyetçilik, İnsanlık</title><content type='html'>Milliyetçilik her zaman biz ve onlar bilincini doğurur. Bunun örneklerini tarihte pekçok kez gördük. Milliyetçilik üzerine kurulmuş ülkeler her zaman ilk fırsatta çevresindeki ülkelere saldırdı. Bunun en büyük sebebi tüm yapıyı bunun üzerine kurmalarıdır. Biz onlardan farklıyız ve biz özeliz. Böyle olunca da ilk husumette silahları ellerine aldılar çünkü karşılarındaki "onlar kendilerinden tamamen farklı bambaşka hatta aşağı bir ırktı" Halbuki insanları birbirine bağlayan tek şey soy değildir.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsanı insana bağlayan şey kandan çok kültürdür. Mesela ben bir arkadaşımın genetik olarak Türk olup olmadığını bilemem ama onunla arkadaş olurum, çünkü onunla kültürel yakınlığımız vardır. Bu bağlamda doğal olarak ortalama bir Türk yani genel olarak Türkiye'li Türkler'in kültürel yapısını benimsemiş bir Türk yine başka bir ortalama Türk'e yakınlık duyacaktır, onu daha çok sevecektir. Bu bağ da milliyetçilik olarak adlandırılabilir nitekim ben genel olarak Türkler'i severim çünkü tüm dostlarım Türktür, Türkler'in kültürü benim de kültürüm olduğu için kendi kültürümü de korurum (Başka kültürleri yok etmemek şartıyla). Tüm dotlarım İtalyan olsaydı ve onlarla daha iyi anlaşsaydım bir Türk olarak da yine en çok İtalyanlar'ı severdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turancılık ise burada bir bacağı topal kalıyor. Çünkü Mesela bir Anadolu Türk'ü kültürel olarak Türkmenistanlı bir Türk'ten çok belki Suriyeli bir Arab'a daha çok benzer hatta belki Egeli bir Yunan'a. Çünkü bizler bin yıldan fazladır orta asyada kalmayı tercih etmiş Türkler'den uzağız ama bin yıldır burada Araplar ve Rumlar'la birlikte yaşıyoruz. Yemeklerimiz, adetlerimiz, müziklerimiz daha çok benziyor. Hatta duygusal dünyamızın bir ifadesi olan şiirlerimiz bile halk şiiri dahil İslami öğeler taşıyor ve İslami öğeler de bizi Araplar'a yakınlaştırıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi beni buraya kadar okuyan bir insan zanneder ki ben İslami bir yaşam çizgisindeyim hatta büyük İslam imparatorluğunu kurmak ya da Osmanlı'yı yeniden diriltmek gibi düşüncelerim var. Şunu belirtmeliyim ki bu düşüncelere sebep olacak şeyler söyledim ama kesinlikle böyle düşüncelerim yok hatta bunlardan tamamen uzağım. Ben insan olmaktan bahsediyorum. İnsan ise tek başına bir et parçası değildir. Öncelikle her insanın bir içsel dünyası bir de dışsal dünyası vardır. Bu iki dünya birbirini sürekli etkiler. Ama bizim içsel dünyamızı etkileyen dışsal etkilerin başında kültürümüz gelir. Kültür de içinde yaşadığımız ülkeden, o ülkede yaşayan insan topluluğundan bağımsız değildir. O yüzden mesela ben Türk'üm çünkü Anadolu Türkleri'nin kültürel değerlerinden unsurlar taşıyorum. Onlarla birlikte yaşıyorum ve onlarla aynı dili konuşuyorum. Bildiğim kadarıyla atalarım da Türkmen ama benim için soyumun bir önemi yok. Kültürü de yine insan merkezli bir şekilde önemsiyorum. Kültür insanın yaşam tarzı, düşünme biçimi, duygu biçimi olduğu için önemlidir. İnsan için önemsiz olsaydı yine buraya yazma gereği duymazdım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç olarak Turancılık uzak ülkü diye anılır ama gerçekten çok uzak bir ülküdür. O kadar uzak ki öncelikle bir Türk devletinin dünyanın en güçlü devleti olması daha sonra tüm Türk kökenli milletleri kültürel emperyalizm ile asimile etmesi gerekir ki bir birliktelik olsun. Bunlara da gerek yok zaten. Hepimiz insanız. Böyle işgalci idealleri şirin nedenlere bağlamayın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-6866179053049085840?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/6866179053049085840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/turanclk-milliyetcilik-insanlk.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6866179053049085840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6866179053049085840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/turanclk-milliyetcilik-insanlk.html' title='Turancılık, Milliyetçilik, İnsanlık'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-7509612965797603168</id><published>2009-10-12T00:35:00.002+03:00</published><updated>2009-11-10T04:15:07.241+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Mim, Sorular ve Cevaplar</title><content type='html'>Sevgili &lt;a href="http://birisininperisi.blogspot.com/"&gt;Peri&lt;/a&gt; beni mimlemiş. Uzun süredir blog işiyle uğraşmama rağmen ben de onun gibi ilk defa mimleniyorum ve bir cevap yazısı yazıyorum. Aslında belki de mimleyecek devamlı arkadaşlarım bile yok. Mimlendiğimi ilk öğrendiğimde de aklıma ilk gelen şey buydu. Neyse sorulara ve cevaplara geçelim:&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Blog'una neden bu adı verdin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Çünkü ben mustafa.tr'yim. Bu isim benim internetteki ismim gibi oldu. Bu isimle pekçok sitede üyeliğim var. Önem verdiğim tüm sitelere bu isimle kaydolurum. Burası da mustafa.tr'nin blog'u.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;Blog yazarken star tribiyle istediğin, olmazsa olmaz dediğin şeyler var mı?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Normal hayatımda belki var blog yazarken yok. Hatta bir şeyler yazarken başka hiçbir şeyle uğraşmam genelde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;En son satın aldığın garip şey?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;El oltasının benim için garip olduğunu söyleyebilirim.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;Şeker gibi olduğun anlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Bazı arkadaşlarımla sohbet ederken şeker gibi olurum.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;Arkadaşım artık sormayın şunları dediğin şeyler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Aslında genel olarak mesela mesleki sorunları halledemediğim için bununla ilgili sorular beni rahatsız eder ama ben bunlara biraz da okuyanlar için garip gelebilecek bir sorudan bahsedeceğim. Sabahları ya da sabah demeyim öğlene doğru uyandığımda "ne yemek istersin" sorusu. Evet bu soruya sinir oluyorum. Henüz beynim açılmadığı için bu önemli soru karşısında afallıyorum ve geriliyorum. Bu soru yerine genellikle sevdiğim herhangi bir şeyi karşımda görmeyi tercih ederim.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;Seksin sendeki rengi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Düşünüyorum ama bulamıyorum. Belki bir renk ikilisi olabilir: Kahverengi - Beyaz.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;Aynaya bakınca gördüğün?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;ben,&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;Kendini okutan blog dediğin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Kendini okutan blog dediğin öncelike akıcı bir dille yazılacak. Herkesin en sevdiği şeyi bile yazsan dilin akıcı değilse ben seni okumam. Bir kere ben çok yavaş bir roman okuyucusu çok hızlı bir kısa metin okuyucusuyumdur. Bir blog girdisini de çok hızlı okurum genellikle. Kaçırdığım şeyler vardır belki ama alışkanlık. Hatta köşe yazılarını ve köşe yazısı tarzında yazılmış şeyleri atlayarak okurum. Çünkü genelde aynı şeylerden bahsederler.&lt;br /&gt;Kendini okutan blog dediğin ikinci olarak ilginç konulardan ya da ağır konulardan bahsedecek. Ama bu biraz onun üslubu ve görüsüyle ilgili. Yani bir nikah törenini iki farklı kişi çok farklı şekillerde görür ve birisinin anlattıkları benim gözümde değerli birisininki değersiz olabilir.&lt;br /&gt;Kendini okutan blog dediğin üçüncü olarak sade arayüzlü olacak. Çünkü blog bir portal değildir. Blog pekçok kategoriyi ve bilgiyi okuyucuya sunmayı amaçlamaz. Bir blog'un zaten genellikle son başlığı okunur. Okunabilirlik öne çıkar burada. Okurken dikkat dağıtacak unsurlar olmamalı, metin enine geniş olmamalı, boyuna uzun olmalı, renk seçimleri mat ya da siyah, beyaz gibi renkler arasından seçilmeli örneğin çingene pembesi fonun üzerine sarı yazıları kimse okumaz.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;b&gt;Bu blog sahibi/sahibesiyle karşılaşabileceğin yerler?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Bursa, Bursa'nın şirin? ilçesi Gemlik ve civarı. Ama burası da geçici. Bak bu soru şimdi moralimi bozdu.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;Şimdi sıra geldi asıl önemli konuya :) Ben şimdi kimi mimleyeceğim diye düşünürken bu soruna bir çözüm bulmak için kafasında blog açma fikri olan bir arkadaşımı gaza getirerek blog açtırdım. Evet itiraf ediyorum &lt;a href="http://drkelebekinblogu.blogspot.com/"&gt;dr kelebek&lt;/a&gt;, sana blog aç, çok kolay gibi şeyler derken tek amacım seni mimlemekti :)&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-7509612965797603168?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/7509612965797603168/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/mim-sorular-ve-cevaplar_11.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7509612965797603168'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/7509612965797603168'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/mim-sorular-ve-cevaplar_11.html' title='Mim, Sorular ve Cevaplar'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-5000316158857695091</id><published>2009-10-04T05:58:00.004+03:00</published><updated>2009-11-10T04:15:32.949+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>Yazmak</title><content type='html'>Şimdi baktım da Eylül ayına kadar 13, Eylülde 14 tane başlık var. Eylülün kerametinden midir yoksa benim blog yazarlığını biraz daha öğrenmemden midir nedir ciddi bir yükseliş var. Takip eden sayısı da belirgin bir şekilde arttı. Aslında rakamların bir önemi yok ben kendi kendimi değerlendirdiğimde de kendimdeki yükselişi görüyorum. Bir kere hayatım boyunca son yazdığım şiirin öncekilerden iyi olduğunu düşünürdüm ama bu dönemkilerde gerçekten bir olgunlaşma görüyorum. Eski birkaç şiirdeki doruk noktaları* yakalayamasam da daha olgun daha bana ait sanki. Bunun dışında şiirsel üsluplu düz yazılar da çıkıyor. İlk defa doğru düzgün şeyler yazabildim bu alanda. Servet-i Fünun'da mensur şiir deniyordu sanırım. Ama emin değilim eski bilgilerimi de unutuyorum.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben garip bir şekilde içe döndüğüm dönemlerden çok çok hızlı yaşadığım dönemlerde daha çok şey yazarım. Yaşantı zenginliğim artıyor tabi ki ama farklı bir şey daha var. O da hızlı yaşadığım dönemlerde aklımın daha yerinde olması. Daha güçlü daha özgüvenli oluyorum. Beynim daha iyi çalışıyor. Hatırlıyorum sınav dönemlerinde ders çalışıp yatağıma yattıktan sonra aklıma dizeler gelirdi, cep telefonuma yazardım. Şimdilerde de bu huyum devam ediyor ama çok zayıflamış bir şekilde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şiir güzel şey arkadaş, seviyorum. Bir de burada bir şeyler yazıp içimi dökmek güzel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;*karanlığı anne kucağı sanırdım&lt;br /&gt;izi kalan sözlerini yazarken şiire&lt;br /&gt;aralık ayında odamı cehennem sanırdım&lt;br /&gt;yaşamın kışı da işte böyle&lt;br /&gt;şimdi küf kokulu dizeler kaldı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-5000316158857695091?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/5000316158857695091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/yazmak.html#comment-form' title='10 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5000316158857695091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/5000316158857695091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/yazmak.html' title='Yazmak'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>10</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2688060428999186405</id><published>2009-10-04T05:31:00.002+03:00</published><updated>2009-11-10T04:16:10.744+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bilişim'/><title type='text'>Ben, edebiyat ve bilişim</title><content type='html'>Çocukluğumdan beri edebiyata olan ilgimi blog'uma da koyduğum şiirlerle ve henüz atanamasam da edebiyat öğretmeni olarak somutlaştırdım ama yine istediğim seviyeden çok çok uzağım. Bazen düşünüyorum da bu kadar çok bilişim sitesi takip etmek yerine edebiyat forumlarında dolanmış olsaydım, üzerine de daha çok kitap okusaydım çok farklı bir noktada olurdum. Bu mesajı da Ubuntu üzerinden yazıyorum. Linux'un apayrı kolayklıkları olmakla birlikte apayrı de zorlukları var ve bu seviyeye gelmek için belki bin sayfalık bir kitap kadar yazı okumuşumdur. Neyse olan oldu.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında internetteki edebiyat forumları da pek ilgimi çekmiyor. Hatta piyasadaki basılı edebiyat dergileri bile sıkıyor beni. Küçümsemek için söylemiyorum ama çok boş işler var. Adeta kendi dünyalarını kurmuşlar ve kendi kendilerine takılıyorlar. Kimilerinde çıkan öyküleri bir saatte yazabileceğimi düşünüyorum. Ya da bir sitede bolca övgü alan bir şiirin aslında şiir bile olmadığı kanısına varıyorum. Tabi öznel yargılar olabilir. Ben neyim ki ama bir türlü beni içine çekemiyor işte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yoruluyorum artık, bilişim beni biraz kendi tefekkürümden uzaklaştırıyor, uyuşturucu gibi... kafam dağılıyor işte. Edebiyat okuması daha zor, her okuma bir iç hesaplaşma oluyor kimi zaman. İnternettekilerden bahsetmiyorum, genel olarak bahsediyorum. Yoruluyorum, yorgunum zaten...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi de içe döndüm, somurtuyorum herzamankinden daha fazla. Bu gece boyunca onlarca yazı okudum bloglarda. Blogger'ın ortamını seviyorum. Edebi olmasa da ince bir duyarlılık oluyor, insanca buluyorum burayı. Herkes sıcak kanlı sanki herkes birbirini önemsiyor gibi. Her şeyde fayda arayan bir insan değilim ama bana faydalı olduğunu düşünüyorum. Zaten her şeyde fayda arayan bir insan olsaydım Linux'la uğraşmazdım. Windows XP kurar işime bakardım ama değişikliği seviyorum bir de Linux forumlarını seviyorum, orada da insanlar birbirlerine hiçbir çıkar gözetmeksizin yardım ediyor. Küçük bir ortam olduğu için herkes birbirini tanıyor gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edebiyatta da tekniği çok önemserim hatta farklı teknikler kullanılmamış romanları okurken çık sıkılırım ama sanki bu tekniğe yoğunlaşım biraz hayattan uzaklaştırmış. Mesela bir romanın vermek istediğine değil kullanılan tekniklere bakılıyor. Bu da beni sıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım çok kafası karışık bir insanım. Bilişim sohbetlerindeki insanlığı görüp, edebiyattaki insanlık dışı şeylere takılıyorum. Tezatlar, tezatlar işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra edebiyata daha çok eğileceğim. Daha çok şiir yazıp daha çok şiir okuyacağım en azından. Buradan paylaşacağım beğendiklerimi. Beğenmedim şiirlerimin beğendiğim dizelerini tekrar tekrar kullanıp her şiire ismimle değil dizelerimde imzamı atacağım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yokuşlar, akşamlar, karanlıklar, suskunluklar, karmakarışıklıklar saracak dizelerimi ve ben içli bir çocuk gibi önüme bakıp sonsuz bir gökyüzü düşleyeceğim hayalimde. Tertemiz bir yaprak olacak elleri sevgilinin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2688060428999186405?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2688060428999186405/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/ben-edebiyat-ve-bilisim.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2688060428999186405'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2688060428999186405'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/ben-edebiyat-ve-bilisim.html' title='Ben, edebiyat ve bilişim'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2707627324463396396</id><published>2009-10-03T16:48:00.002+03:00</published><updated>2009-11-10T04:16:34.562+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='poker'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='farmville'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='facebook'/><title type='text'>Farmville'nin Yasaklanması Üzerine</title><content type='html'>&lt;a href="http://psychohistory.files.wordpress.com/2009/08/gamebig_farmville.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://psychohistory.files.wordpress.com/2009/08/gamebig_farmville.jpg" style="cursor: pointer; float: left; height: 137px; margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 186px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aslında edebi bir metnin başlığı gibi oldu ama ben pek edebli olmayacağım. Son zamanlarda merak sarmıştım, erken uyanmama bile bir sebep olmuştu. Her gün bu oyun için 12 civarı uyanıyor, daha kahvaltı yapmadan bilgisayarı açıp üzümlerimi topluyor, yenilerini ekiyordum. Ekmeye de devam edeceğim AMA!... niye yasaklıyorsunuz kardeşim, illa dns değiştirmek zorunda mıyım, herkes bilgisayarın b'sinden fazlasını bilmek zorunda mı, insanları niye uğraştırıyorsunuz. (Yanlış anlaşılma olmasın ben en az bilgisayarınızı götürdüğün teknik servis kadar biliyorum bu işleri.)&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Araştırmalarıma göre çeşitli nedenler var. Bunlardan en saçma olanı Tarım Bakanlığı'nın yasa dışı tarımsal üretimi ve pazarlamasını özendirdiği için dava açması ve kazanması ama bence bu Türkiye için bile saçma. Türkiye'de bile olamaz böyle bir şey. İkinci neden ise Facebook üzerinden de oynansa da oyunun bir Zynga oyunu olması ve yasağın Farmville'ye değil Zynga bünyesinde bulunan Poker oyununa gelmesi ve doğal olarak bütün Zynga'nın yasaklanması. Hep olur ya sadece bir blog yüzünden bütün Blogspot yasaklanır. Ama bence asıl neden tüm oyunlar. Çünkü Zynga oyunlarında sadece sanal paralar geçerli değil. Gerçek para ile de sanal para satın alınabiliyor. Yani Zynga bu işten para kazanıyor, ticaret yapıyor ama yaptığı ticaretten elde ettiğinin vergisini Türkiye'ye vermiyor. Peki vermeli mi? Bence vermeli ama bunun çözümü bu değil. Uluslararası bir platform kurulabilir bunun için. Ozaman para kazanan tüm sitelerin yasaklanması lazım. Youtube'un da asıl kapatılma sebebi vergi konusuydu. Türkiye, Youtube'a Türkiye'de bir büro açmasını ve Türkiye'den elde ettiği kazançtan vergi vermesini istemişti. E be kardeşim adamlar yüzlerce ülkede büro açıp yerel şirketler mi kuracaklar. Hadi Türkiye nüfus açısından büyük yarın Birleşik Arap Emirlikleri bende de büro aç derse ne olacak.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi gelelim daha büyük soruna. Şimdi örneğin ben www.download.com 'a giriyorum ve download.com 'un reklamlardan para kazanmasını sağlıyorum, hadi o da vergi versin. Hatta yabancı blog sitesine girerim google reklamlarından para kazanıyor o da Türkiye'de büro açsın. Bu işin sonu gelir mi? Bunun uluslararası bir konu olduğunu düşünüyorum ama bu durumdan Amerika rahatsız olmadığı için uluslararası bir çözüm de olmaz. Çünkü internetin kaymağını yiyen sitelerin çoğu zaten Amerikan ve Amerika'ya vergilerini veriyorlar.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bizimkilerin fazla düşünmesi zaten gerekmiyor, nitekim yasakla gitsin. Millet zaten giriyor bir şekilde. Ama bunun psikolojik bir etkisi var. Ben rahatsız oluyorum her yasaklama haberine. Sürekli yasaklıyorlar, niye bu kadar kolay. Yasaklanan sayfaya davanın karar metnini de koysanıza kardeşim. Bilelim neymiş, tartışalım, görüş bildirelim. Bunların yaptıkları aynı "yassak kardeşim yassaaaak"dan başka bir şey demeyen hödük bekçilerin yaptığına benziyor, "yasak" o kadar bitti. Ulan niye yasak, bir söyle de bilelim. &lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi aklıma geldi eğer yasak nedeni Poker oyununun online kumar olarak nitelendirilmesi ise orada konu değişir, ama bilemiyoruz işte karar metni yok. Tek sayfanın kapatılması tarzı şeyler de işlemez çünkü mesela Blogger'ın tek sayfasındaki Atatürk'e hakaret tüm şirketi sorumluluk altında bırakır ve Poker oyununun kumar olması da bu oyunun sahiplerini yasa dışı kumarhane işletmecisi olarak gösterir ki aynı şirketin başka bir oyunu da yasaklanır çünkü şirketin ticari faaliyet yapması da yasaklanmıştır asılda. Peki dünyanın diğer ülkeleri nasıl çözüyorlar bu konuyu çok merak ediyorum. Bileniniz varsa açıklasın lütfen.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2707627324463396396?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2707627324463396396/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/farmvillenin-yasaklanmas-uzerine.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2707627324463396396'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2707627324463396396'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/10/farmvillenin-yasaklanmas-uzerine.html' title='Farmville&apos;nin Yasaklanması Üzerine'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2626554270844991524</id><published>2009-09-30T01:31:00.001+03:00</published><updated>2009-11-10T04:25:55.977+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim mensur şiirlerim'/><title type='text'>Karmakarışıklık</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.nudel.co.nz/images/artists/chaos2.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://www.nudel.co.nz/images/artists/chaos2.jpg" style="cursor: pointer; float: left; height: 219px; margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 176px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Belki çok anlamsız bir şiirin en anlamlı yeridir senin için söylediklerim, okusan da anlayamazsın. Sözlerim her an biraz daha yoksullaşır sonra biter. Noktası bile incelir belki virgüle de bitmemiş gibi bir his uyanır içimizde. Belki gerçekten bitmemiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seni çok uzun bir yokuşta sevdim, uçuklu bir uykudan uyanır gibi gözlerim karanlığa doğru, sesim karanlığa doğru...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen uçsuz bucaksız bir sevinç gibi her yanımda, yeşil mavi düşler gibisin. Kır kokusu, çam kokusu, deniz kokusu. Umutlu bir gün işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki çok anlamsızdır kaybolursun kelimelerimde ellerimi ararsın, sana gelemem korkumdan düşlerim eskir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sana her ses biraz daha kısık, her düş biraz daha gri. Nedensiz bir mutsuzluk işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün deniz çok yoksul bir mavi gezegen gibi seni anıyor gözlerimde, gözlerim sana kırık biraz sessiz, görsen inanmazsın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adım neydi unuttum... Sen bana çok benziyorsun...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2626554270844991524?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2626554270844991524/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/karmakarsklk.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2626554270844991524'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2626554270844991524'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/karmakarsklk.html' title='Karmakarışıklık'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-6414767588342416743</id><published>2009-09-26T10:03:00.002+03:00</published><updated>2009-11-10T04:42:44.019+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hayal'/><title type='text'>Hayal</title><content type='html'>&lt;a href="http://img.yessy.com/76207240-22030b.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" src="http://img.yessy.com/76207240-22030b.jpg" style="cursor: pointer; float: left; height: 226px; margin: 0pt 10px 10px 0pt; width: 178px;" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;titreyen yaprak kokusunda süzüldü&lt;br /&gt;küçük bir çocukluk&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayal...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;suskun&lt;br /&gt;zavallı ve güçsüzdü...&lt;br /&gt;apartman arası sokaklar gibi yorgun&lt;br /&gt;bulutsu yağmurlarda da öksüzdü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayal...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;yalnız sabahlarımın&lt;br /&gt;uyanan karanlığıyla barışık&lt;br /&gt;ışıkta parlayan yol çizgileriyle küs&lt;br /&gt;uzak şehirlerde de yalnızdı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayal...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mektup kokan saçları&lt;br /&gt;uzak bakan gözleri vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-6414767588342416743?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/6414767588342416743/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/hayal.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6414767588342416743'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6414767588342416743'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/hayal.html' title='Hayal'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-4592763378341146925</id><published>2009-09-26T00:06:00.002+03:00</published><updated>2009-11-10T04:48:14.985+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='komik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alıntılar'/><title type='text'>bobiler.org'dan alıntılar</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=118198"&gt;&lt;img border="0" src="http://kafa.bobiler.org/upload/photographs/160757263c.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=108400"&gt;&lt;img border="0" src="http://kafa.bobiler.org/upload/photographs/1561338971.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=119449"&gt;&lt;img border="0" src="http://kafa.bobiler.org/upload/photographs/161450986a.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=116545"&gt;&lt;img border="0" src="http://kafa.bobiler.org/upload/photographs/159929108u.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=116270"&gt;&lt;img border="0" src="http://kafa.bobiler.org/upload/photographs/159819984t.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.bobiler.org/monte.asp?m=112588"&gt;&lt;img border="0" src="http://kafa.bobiler.org/upload/photographs/157847459b.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-4592763378341146925?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/4592763378341146925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/06/bobilerorgdan-alntlar.html#comment-form' title='9 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4592763378341146925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/4592763378341146925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/06/bobilerorgdan-alntlar.html' title='bobiler.org&apos;dan alıntılar'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>9</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-8282020925698541776</id><published>2009-09-26T00:02:00.001+03:00</published><updated>2009-11-10T04:27:43.930+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalnızlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şair'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Her Şiire Bir Yalnız Düşer</title><content type='html'>Bir şiirimde şöyle iki dize geçiyor:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şiire bir yalnız düşer&lt;br /&gt;Bu şiirde de ben yalnızım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şiirin bir kısmını çok severim bir kısmını da hiç sevmem ama bu iki dize sevdiğim dizeler arasındadır. Bu dizeleri yazarken düşünmemiştim aslında. Şiir yazarken yazdığım dizeleri nasıl yazdığımı, bu sözlerin nereden aklıma geldiğini şiiri tekrar tekrar bile okusam bulamam bazen. Ama bu iki dizeyi kendimce açabiliyorum:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şiirde bir yalnızlık var çünkü şair, şiiri yazarken içe dönmek zorunda. Bu içe dönüş basit bir düşünce alemine dalmak da değil, tüm dünyaya sırtını dönmek. Şiirlerde martıların, yosunların, denizlerin artık klişeleşme boyutunda çok fazla geçmesi de bir tesadüf değil. Yanlış hatırlamıyorsam Ece Temelkuran'ın bir şiir kitabında okumuştum, cümleyi tam hatırlamıyorum ama şöyle bir şeydi: "İnsan ancak denize döndüğü zaman insanlara sırtını dönebilir". Bunca denizli, martılı şiiri ben bu yalnızlığa, bu sırt dönüşe bağlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hüzün şiirin en iyi yol arkadaşıdır sanırım. En iç açıcı şiirlerde bile bunalımlı bir gecenin sabahına uyanılmış gibi hissederim. Belki de bu benim bakış açım. Ya da yine böyle mutlu şiirler, güzel anılardan parçalar barındırır ve bunu yaparak okuyucuya o güzel anıların hissettirdiklerinden doğan gülümsemeyi aktarmak ister ama aslında geriye dönüp bakmak biraz da bugünden memnun olmamak değil midir. Kimse "bugün hayatımın en güzel günü" diye düşündüğü anlarda geriye dönüp bakmaz, sadece an'ı yaşar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu nedenlerden dolayı bence her şiirde biraz yalnızlık vardır. Şairin yalnızlığı mutlu hayatının küçük bir durak noktasında kısa bir an da olsa o kısacık bir yalnızlık bile dizelerine yansır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Benim tezim tamamen subjektif bakışıma dayandığı için örneğin toplumcu şiirlerle kolayca çürütülebilir ama yine de benim fikrim değişse de hissiyatım değişmez.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-8282020925698541776?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/8282020925698541776/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/06/her-siire-bir-yalnz-duser.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8282020925698541776'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/8282020925698541776'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/06/her-siire-bir-yalnz-duser.html' title='Her Şiire Bir Yalnız Düşer'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-6485184510336088381</id><published>2009-09-25T03:08:00.001+03:00</published><updated>2009-11-10T04:28:05.315+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aşk'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Karşılıksız Aşk mı?</title><content type='html'>Bir arkadaşımın bir aşk meselesi üzerine konuştuk da düşündüm: "Aşk karşılıklı olan bir şey." Aşk ancak o zaman saf bir hale bürünüyor. Ozaman mesela gözlerinin içine bakıp zamanı dondurmak istiyorsun, belki hiç nedensiz kaybetme korkusu duyup ağlıyorsunuz karşılıklı, afallıyor bünyeleriniz ama her şey mutluluktan. Acının içinde bile mutluluk var. Bedenleri aşıyor duygular, sarılıp hiç ayrılmamak istiyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karşılıksız olunca hastalıklı bir hal alıyor bence. Sadece mutsuzluk, sadece hayal kırıklığı. Hatta bir süre sonra takıntıya dönüşebiliyor. Karşınızdaki kişinin ellerinden tutup gözlerine bakarken içinizde bir huzursuzluk varsa hatta bunu bile yapamıyorsunuz her şey yalan. Aşkın sadece karşılıksız aşkta gerçekten aşk olabileceğine inananlar da var, onlara kesinlikte katılmıyorum ve aşkı hiç yaşamadığına inanıyorum ama yine de anlıyorum. Herkes karşılıksız aşık olmuştur ve herkes de kendi aşkının çok büyük olduğuna inanır, ben de inandım. Ama bir gün hayranlık, sevgi, merhamet gibi duygularla gözlerinin içine baktığı insanın, aynı duygularla kendisine baktığını farkedince anlıyor insan aşkın ne olduğunu. Aşkı ilk defa çevrenize büyülü bir küre örüp sizi dünyadan soyutladığında farkediyorsunuz. Orada çevrenizde dolanıyor, ara ara içinizden geçtiğinizde kalbiniz duracakmış gibi oluyor. Tüm duyguları içinde barındırıyor aşk, belki nefreti bile. Kıyamet kopsa duymayacaksınız. Ancak o zaman aşk oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-6485184510336088381?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/6485184510336088381/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/karslksz-ask-m.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6485184510336088381'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6485184510336088381'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/karslksz-ask-m.html' title='Karşılıksız Aşk mı?'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-888934178363875976</id><published>2009-09-25T02:42:00.001+03:00</published><updated>2009-11-10T04:28:22.074+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim fikriyatım'/><title type='text'>Anlayışlı olmak?</title><content type='html'>Fazla anlayışlı olmak kimi zaman kötü sonuçlar doğurabiliyor. Belki de daha önce hiç aklınıza gelmemiş, hiç yaşamadığınız bir konuya değineceğim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin uzaktaki bir arkadaşınızın yolunun sizin yaşadığınız şehre düştüğünü başka birisinden öğrenip "beni niye aramadı acaba" diye düşünüyorsunuz. Sonra anlayışlı bir insan olarak kendi kendinize "vardır bir sebebi belki zamanı ayarlayamadı" diyorsunuz ve onun iyi niyetine güvenerek olayı önemsemiyorsunuz. Sonra bir konuşmanızda bir şekilde bu mesele açılıyor ve hiçbir yargılayıcı ya da sorgulayıcı cümle kullanmadan birkaç şey söylüyorsunuz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevap: Saçmalama, gelsem aramaz mıyım, yuh!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamı: Sen nasıl bir insansın ya, beni hiç tanımamışsın, arkadaşımsın derken yalan söylemiyorum herhalde, ama bana güvenmiyorsun demek ki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuç: Anlayışlı değil adi bir insan evladı oldunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan ilişkileri çok zor. O da haklı, siz de haklısınız. Siz haklısınız çünkü anlayışlı davrandınız ve onun iyi niyetine güvendiniz, o da haklı çünkü onun size değer vermediğine inandığınızı düşündü. Halbuki size değer veriyor. Dünya siyah ve beyaz da değil, kesin haklı aramak da gereksiz zaten biliyorum ama yine de zor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Not: Biçimsel olarak çok farklı olmakla birlikte özünde benzerleri yaşanmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-888934178363875976?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/888934178363875976/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/anlaysl-olmak.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/888934178363875976'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/888934178363875976'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/anlaysl-olmak.html' title='Anlayışlı olmak?'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-6665648697460188763</id><published>2009-09-25T00:17:00.001+03:00</published><updated>2009-11-10T04:28:36.794+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim günlüğüm'/><title type='text'>25 Eylül 2009</title><content type='html'>Bugünlerde boşluktayım. Bu yazıyı da boş bir zaman dilimini doldurmak için yazıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Askere gitme kararımdan sonra boşluk derinleşti. Aslında KPSS için çalışmak gibi ciddi bir işim var ama şimdilik yokmuş gibi davranıyorum ve başlamıyorum. Akşamları deniz kenarında turlayıp çay bahçesinde oturmaktan başka sosyal bir aktivitem de yok. Firefox'umu şekilden şekile sokmak, yer imlerini bir xmarks'a bir google bookmarks'a taşımak, indirip arşivlemeye değmeyecek saçma korku filmlerini çeşitli sitelerden online izlemek de bir aktivite sayılabilir gerçi. Hatta googe video aracılığıyla Harun Yahya kaynaklı tarih belgeselleri bile izlemişliğim, izlerken eleştirip sinirlenmişliğim, Harun Yahya'ya gıcık olmuşluğum, kendi kendimi strese sokmuşluğum da var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkadaşlarımla buluşup çay bahçesinde oturmamı ya da msn üzerinden uzaktaki arkadaşlarımla görüşmemi saymazsak yaptığım diğer tüm işlerin sadece şu döneme has olduğumu da biliyorum. Böyle yapmamam gerektiğini biliyorum ama belki de içimden geçen derin sorunları ancak böyle bastırabiliyorum. Tek amacım kafa dağıtmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada şiir yazmanın daha kolay olduğuna kanaat getirdim. Orada düzgün cümleler kurmak gerekmiyor. Hatta bozuk cümleler daha estetik oluyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog'uma ilk defa bu kadar amaçsız bir yazı girdim ama insanı rahatlatıyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-6665648697460188763?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/6665648697460188763/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/25-eylul-2009.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6665648697460188763'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/6665648697460188763'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/25-eylul-2009.html' title='25 Eylül 2009'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-399229015485392398.post-2088063176291136453</id><published>2009-09-15T05:36:00.001+03:00</published><updated>2009-11-10T04:29:05.522+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şiir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saksağan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='benim şiirlerim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='düş'/><title type='text'>Saksağan'ın Doğuşu</title><content type='html'>düşü ardında bıraktığı günler adınadır her an&lt;br /&gt;peşi sıra uçuşan kimsesiz yapraklar gibi  güz&lt;br /&gt;ölgün bir toprak kokusu kimsesiz&lt;br /&gt;tuzu dudaklarında her dem uçsuz bucaksız&lt;br /&gt;asık yüzlü bir kimsesiz gibi kanatlarım&lt;br /&gt;siyahı da beyazı da aksak bir kuyruk rengi&lt;br /&gt;adımlarım çok acele ince uzun belki daha aşksız&lt;br /&gt;kimsesiz bir öpüş gibi her yanımız&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sana diyorum telafisiz bir zaman bizimkisi&lt;br /&gt;dönüşü olmasın kabulümdür her gün daha yorgun&lt;br /&gt;dönüşü benden daha kırık bir yol gibi ardında&lt;br /&gt;sesin ince ve belki daha ağlak ve belki daha çocuksu&lt;br /&gt;sesin benim içimde bir yokuş, bir susuş, bir saksağan rengi&lt;br /&gt;düşümü saklıyorum sana derin bir deniz mavisi hediyem&lt;br /&gt;seyrettiğin tüm maviler adına bu akşam&lt;br /&gt;seni kutsuyorum kanatlarımda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sessiz bir müziksin biraz yaklaş bana duyur nefesini&lt;br /&gt;hangi acıdan doğdun hangi aşktan doğdu bu kısa ömür&lt;br /&gt;yaklaş sonbahar çok kırık bir çocuk gibi kanatlarımda&lt;br /&gt;siyah beyaz uçsuz bucaksız dönüp duruyor sesim&lt;br /&gt;sana katılıp kimsesiz notalarında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dönüşü yok bu zaman çok soğuk bir nefes gibi çarpıyor&lt;br /&gt;yanakların buz gibi her yan siyah beyaz ve narin&lt;br /&gt;düşümü senden saklıyorum kimsesizim biliyor musun&lt;br /&gt;düşüme sinen bir ayaz oluyor ellerin&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;mustafa tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/399229015485392398-2088063176291136453?l=mustafa-tr.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/feeds/2088063176291136453/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/saksagann-dogusu.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2088063176291136453'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/399229015485392398/posts/default/2088063176291136453'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mustafa-tr.blogspot.com/2009/09/saksagann-dogusu.html' title='Saksağan&apos;ın Doğuşu'/><author><name>Mustafa Tutar</name><uri>https://profiles.google.com/102640381244177633853</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='//lh6.googleusercontent.com/-OGiUqwp3ciM/AAAAAAAAAAI/AAAAAAAAASQ/k9AHH3SMk6g/s512-c/photo.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
