29 Ağustos 2011 Pazartesi

Blogger ve Sosyal Medya Hakkındaki Karamsar Görüşlerim

Genel itibariyle blogger'ın popülerliği ya da belki de tüm blog olgusunun popülerliği düştü sanki. Bununla ilgili bazı görüşlerim var.

İnsanlar artık okuma konusunda daha tembelleştiler. Bunda buna izin veren bir sistemi geçtim bunu zorunlu kılan buna teşvik eden bir sistemin varlığını gözardı edemeyiz sanırım. Blogger'ın ve Wordpress'in sosyal medya alanında yeri farklıdır. Öncelikle bunu kabul ediyor ve bir tarafa koyuyorum. Blogger ve Wordpress'teki yazılar hep daha kalıcı olmuştur ve daha kalıcı da olacaktır, bunu da kabul ediyorum. Ama! Ne olursa olsun Blogger ve Wordpress gibi daha çok internet sitesine benzeyen, uzun, fotoğraflar ve vidyolarla iç içe yazılar yazabileceğiniz sistemler yeni yetme diye tabir edebileceğimiz sosyal paylaşım sitelerine karşı pek başarılı olamıyor. Hepsinin yeri ayrı diye düşünebilirsiniz ama ne yazık ki pekçok insan için blogger gereksiz Facebook gerçek. Amaç paylaşımsa paylaşım her yerde mantığıyla yaklaşıyorlar insanlar. Pekala yazdığınız günlük formatında bir yazıyı da bu tip sitelerde paylaşabilirsiniz.

Şimdi yüzeysel bir karşılaştırma yapalım. Facebook çok güçlü. Resim ve vidyo paylaşılabiliyor. Uzun yazılara, şiirlere izin veriyor. Yazılanları iki farklı alanda yayınlayarak popüler olanlar ve anlık olanlar şeklinde ikiye bölerek  insanların sevdiği yayınları koruyor. Bunun yanında burada oyun da oynayabiliyorsunuz ve insanlar genellikle gerçekte de tanıştığı arkadaşlarıyla muhatap oluyorlar. Bu sonuncu kimilerine göre artı kimilerine göre eksi.

Twitter biraz daha farklı. Buranın içeriği zaten kısa cümlelerle iletişim olması. Konsepti itibariyle Blogger'a rakip olamaz... gibi görünüyor. Şimdilik geçelim.

Google+ belki de Blogger'ı sevenleri en korkutacak site. Üstelik Google'ın projesi, yani blogger'ın sahibi olan şirketin. Google+'yı en dişli rakip yapan şey onun belki de en son çıkması. Google+ en son çıktı ve neredeyse hepsinden bir şeyler aldı. Google+'da uzun yazılar yayınlayabilirsiniz, resim ve müzik de yayınlayabilirsiniz. Üstelik Facebook gibi gerçek isimler kullanılıyor.

Thumblr Blogger'a en çok benzeyeni. Blogger'da yapılan her şey yapılabiliyor. Ama son yazılar Dashboard denilen bir alanda gösteriliyor. İnsanlar takip ettiklerinin yazılarını buradan okuyup beğenebiliyorlar ya da yorum yapıyorlar. Ama kişiyi hiç özgür bırakmıyor. Mesela en son değişmediyse kişi kendi yayınına yapılmış yoruma cevap yorumu yazamıyor. Daha çok fotoğraf paylaşımı için uygun bir yer bence.

Aslında bu saydıklarımın hepsi uzun yazıları yasaklayan Twitter'a meyilli siteler. Yani kısa bir paylaşım. Bir resim, bir vidyoya verilen link... Bunlar insanlara yetiyor. İnsanlar uzun yazılar okuyamıyorlar artık. Sadece komik vidyo izlemek için Facebook'a giriyorlar. Oyun oynuyorlar, birbirlerinin fotoğraflarına bile "canım çok güzel çıkmışsın" yazmaya üşenip "beğen" tuşuna basıyorlar. Öyle tembelleşmişiz, öyle beynimiz uyuşmuş ki insanların uzun uzun anlatılan şeylere tahammülü yok. Hatta bununla ilgili İnci Sözlük menşeli "Özet geç lan piç" diye bir deyim bile var.

Şimdi yapısı gereği Blogger'a alternatif bile olabilecekken Twitter'a benzeyen sitelere bakalım. Twitter konsepti itibariyle Blogger'a rakip bile olamayacakken aslında tam da insanların istediği şeyi veriyor. Belki siteyi kuranlar bile bu kadar popüler olacağını tahmin etmemişlerdir. Bu durumda diğer siteler de ona benziyor. Üstelik bu sitelerin sahipleri tarafından tercih edilmiyor, halk tarafından tercih ediliyor. Mesela Facebook uzun yazılar yazmaya izin veriyor ama kimse uzun yazı yazmıyor. Yani mesela adam "Şuan İstanbul'dayım yeni geldim" bile yazmaktan aciz. Sadece şunu yazıyor: @İstanbul.

Toplum bu kadar akıl tutulmasına erdiyse Blogger nasıl hayatta kalacak. Burası insanların uzun yazılar, şiirler, günlük formatlı iç dökmeler, çeşitli sosyolojik ve psikolojik analizler hatta bilimsel konular yayınladığı bir yer. İnsaların tek cümle okumaktan aciz olduğu şu dönemden nasıl geçeceğiz. Yoksa hiç geçemeyecek miyiz?

Google da bence Blogger'a güvenmiyor. İsmi değişecekmiş Google Blogs olacakmış. İsmi değişir belki son bir kez bir tanıtım atağına kalkar sonra da Google Bookmarks'a yaptığı gibi projeyi terkedebilir. Google, Blogger'a güvenseydi daha çok yatırım yapardı. Son günlerdeki tek yenilik çalışmaları draft.blogger.com'daki yeni arayüz. Ama bu arayüz zaten Google'ın tüm hizmlerine gelecek, birkaç da değişiklik var ama yetersiz. Bence Blogger'ın en büyük eksiği Thumblr'daki Dashboard benzeri bir yapı. Bunun kötü bir benzeri olarak kontrol panelindeki okuma listesi var. Ama inanın o kadar zayıf kalıyor ki. Bizim özenle yazdığımız yazılar internet galaksisinde küçükcük bir uydu olup kaybolup gidiyor. Blogumuzu izleyenlerin bizim blogumuzdaki bir yazıyı okuması için özel çaba sarfetmesi gerekiyor, özellikle dikkat etmesi gerekiyor. İnsanlar okuma listesinde üst sıralarda olabilmek için tüm noktalama işaretlerini kullanmışlar, ama biz o blogları sadece gizleyebiliyoruz. Ama ben gizlemek istemiyorsam ne olacak?

Çözümler. Google'ın acilen okuma listesi modülünü düzenlemesi lazım. Son yazılan yazılar üç farklı kanaldan akabilir. 1. kanal tüm yeni yayınlar. 2. kanal popüler yazılar. Google bu istatistik konusunda aşmış bir şirket, nasıl yapacağını anlatmak benim haddime düşmez. 3. kanal bizim seçtiklerimiz. Burada düzenli takip ettiğimiz bloglardakileri görebiliriz.

Böyle yaparsa ve bu sayfada yazıya yorum, yazıyı beğenme, takip ettiğimiz blogu takipten çıkarma gibi tuşları da eklerse bence bir şeye benzer. Aksi halde kurduğu sistemle iyi niyetli insanların iyi niyetlerini çöpe atmaya devam edecek ve bizler de en fazla bir cümle yazabilen insanların dünyasında yaşamaya mahkum olacağız.

37 yorum:

  1. Kardeşim çok güzel anlatmışsın olayı, yetkililer bu çağrına daha doğrusu çağrımıza kulak vermeli. Bu yazıyı bütün bloglarda yayınlarsak duyurabilir miyiz?

    YanıtlaSil
  2. @Lütfi MUTLUER; Bilmem, belki bir hareket başlatabiliriz ama benim medya gücüm buna yetmez :) Şöyle en az bin takipçisi olan kişilerin destek vermesi lazım. Sesimizi Google'a duyuramasak bile en azından Türkiye çapında bir canlanma sağlayabiliriz bence. İnsanlara Blogger'ı tekrar hatırlatmış oluruz.

    YanıtlaSil
  3. Bence bu konu başlığını bir mim olarak hazırlamamız lazım. Nasıl yapalım sence?

    YanıtlaSil
  4. @Lütfi MUTLUER; Blogger'ın eksikleri ve yapılması gerekenler üzerine bir şey olabilir. Ama konu ilgi çekmedi. Hatta 2 kişi yazıyı oylarken gereksiz'i işaretlemiş :) Boşverelim bence.

    YanıtlaSil
  5. Onu işaretleyenlerin gereksiz olmadığına emin misin? Evet bu mimi yapalım hatta ben şimdi başlatıyorum.

    YanıtlaSil
  6. Olur. Hatta "Blogger ve diğer sosyal ağlar içindeki yeri hakkında görüşler" şeklinde de genişletebiliriz belki, isterseniz.

    YanıtlaSil
  7. Ben şöyle bir şey yaptım:

    http://www.anindayorum.com/2011/08/mim-bloggerda-ne-eksik.html

    YanıtlaSil
  8. blogger ile ilgili görüşleriniz ilginç geldi bana. yeni blogçuyum. doğrudur görüşleriniz. ama bence okuma tembelliği yok. blogumda ve blog çevremde müthiş bir hareket var her zaman.
    yazdığım an okunuyor yazılarım. ben de bloglar arasında çok hızlı gezip yüzlerce blog okuyorum. o denli mutluyum ki blogumdan, okurlarımdan. kendi evi gibi görüyor okurlarım blogumu. sanki hep birlikte yaşıyoruz. ama anındayorum'dan gelen bu mimi şimdi yayınlıyorum. umarım daha aktif blogçuluk yolunda bir adım olur.
    :)

    YanıtlaSil
  9. lütfi. yayınladım. okurlardan yayınlayacaklar var. fikirleri olanlar da.

    YanıtlaSil
  10. @Lütfi MUTLUER; Güzel olmuş Lütfi Bey, inşallah sesimizi duyururuz sayenizde.

    @deeptone; Merhaba. Teşekkür ederim katkınız için. İyi bit kitle yakalamışsanız canlılığı görüyor olabilirsiniz ama ben yetersiz görüyorum. En azından genel popüleritede bile çok zayıf. Bizim ülkemizde sanatçıların, gazetecilerin, yazarların blogları neden yok mesela. Neden 50 bin takipçili bloglar hiç görmüyorum. Bu uçuk sayılar hayal değil. Yeterince canlılık bence.

    Blogger'ın takip etme aparatı da komik denecek kadar ilkel. Tek hamleyle takip edilebilmeli ve bir siteyi izlemeye aldıysam orada otomatik oturum açmalı. Ben hep şikayet ediyordum da bunlardan, artık doldum yazayım dedim. Bir kişiyi izlemek için izleye basıyorum ve genellikle açılan pencere bir türlü yüklenmiyor. Hadi o pencerenin yüklenmemesi Türkiye'ye özgü diyelim. Peki niye izle'ye basında ek bir işlemden daha geçiyoruz. Bir siteyi zaten izliyorsak izle tuşu izleniyor tuşuna dönüşsün, izlemiyorsak izle'ye basınca hemen izlesin, ek bir işlemden geçmeyelim.

    Okurlarınızın blogunuzu kendi evi gibi görmesinden bahsetmişsiniz. İşte ben de tam bu yüzden Blogger için emek veriyorum, kafa yoruyorum. Blogger'ın kitlesi hiçbir yerde yok. Buradaki arkadaşlık, dostluk ve seviye diğerleriyle kıyaslanamaz bile. Bu yüzden teknik sorunların giderilmesi, bloggerların bezdirilmemesi, daha fazla özendirilmesini istiyorum.

    YanıtlaSil
  11. güzel açıklama. sevdim. güzel çaba.
    siz, az önce bana gelen zuzu'musunuz. yoksa anındayorum.com'dan mı geldi.

    YanıtlaSil
  12. @deeptone; zuzu'yu tanımıyorum, ben değilim :)

    YanıtlaSil
  13. @deeptone; evet ben bir garip saksağanım :)

    YanıtlaSil
  14. ha ha ha sevdim.
    hoşgeldin.
    görüşürüz ki.
    :)

    YanıtlaSil
  15. @deeptone; Sağolun, görüşürüz tabi ki :)

    YanıtlaSil
  16. hayret aynı blog çevresinde geziyoruz. izlediklerin arasında çok yakın blog arkadaşlarım var. hatta best'lerim var. ama karşılaşmamışız. hani hani ama dünya küçüktü. üstelik sen de kuşsun benim gibi. bana kartal derler biloklarda. saksağan da iyi kuştur.
    :)

    YanıtlaSil
  17. @deeptone; gerçekten iyi rast geldik ozaman. Ben de kartalı severim. Ben şiir yazardım daha çok. Şiir yazamayınca blog dünyasından uzaklaştım biraz. Hatta bloguma baktıkça şiir yazamadığım aklıma geldi moralim bozuldu. Öyle bir süreç geçti. Arada dolaşıyordum, okuyordum ama yorum bile yapmadan çıkıyordum. Karşılaşmamışız hiç.

    YanıtlaSil
  18. aaa bu yaz çok şiir yazdım blogda. okursun belki. fikrini sölersin. çünkü, şiire yazma düzeyinde çok ilgim yok. sırf edip cansevere gıcık olduğum için yazıyorum :) şiir okuruyum daha çok. öykü yazmayı seviyorum şiir yazamadığım için. ama bilokumda, şiir ve öykü, sadece bir tema. beş altı izlekim var. neyse. konuşuruz zamanla.
    :)

    YanıtlaSil
  19. @deeptone; okuyup fikrimi söyleyeceğim mutlaka. Edip Cansever'e bakışını anlamadım tam :) Ben çok severim. Hatta en sevdiğim şairdir belki. Bloglarda edebiyat paylaşımı çok güzel bir şey, umarım devam edersiniz. Konuşur, fikir alışverişi yaparız. Güzel olur benim için de.

    YanıtlaSil
  20. ha ha ha. gıcık oluyorum. çünkü kıskanıyorum o gıcıkı. onun yüzünden otellerde yaşıyorum. :)))) kızlar onu seviyo diye bloglarda, şiir yazmaya karar verdim. :) ona inat. yani adam motive etti beni. ve hiç yabancı dil bilmiyormuş. onu geçmek için yabancı dillerde uzmanlaştım. ama onun gibi yazamıyorum. böhüüüüü...bi dolu ingilizce şiir yazdım. üstelik bestelendi. ama edipe yaklaşamadım. ölmemiş olsaydı ben öldürcektim onu. genç yaşta katil olacaktım. ah bi de tomris olayı var tebi. adam ingilizce hariç her yönden benden önde. üstelik yeni kuşaklar eskileri geçmeli ama olmuyo olmuyoooo işte. fırk fırk.
    :):):)

    YanıtlaSil
  21. @deeptone; evet ya adam gerçekten fena yazıyor. okurken hüzünlenmem gereken bir yerde şaşırıp kıskanabiliyorum. "ikimizdik iki kişi değildik" diye bir cümle kurabilmiş birisinden bahsediyoruz :)

    YanıtlaSil
  22. maleselef.
    ben bunu anlatmak için sayfalarca şiir yazıyorum. böhüüü. kendimi yine küçülmüş hissettim. edip edip duy sesimi. :) sana gıcıkım.
    :)

    YanıtlaSil
  23. Olsun ya, Edip Cansever'e yetişemesek de kendimizce bir şeyler yapmaya devam etmek lazım. Çok çalışırmış kendisi. Bir işte çalışır gibi sabahtan otururmuş masanın başına. Ben şahsen hiç öyle değilim.

    Ben yatıyorum şimdi. İyi geceler size. Tanıştığıma memnun oldum.

    YanıtlaSil
  24. en geç onikide yatarım ben de hep. bu yaz ilk kez bikaç gün izinliyim. bütün yaz bir gün iznim olmadı. ne deniz ne havuz gördüm. tatil nedeniyle tembellik yapıyorum. yoksa, ben de çok çalışıyorum. günde en az 12 saat çalışıyorum.

    iyi geceler. görüşmek üzere.
    :)

    YanıtlaSil
  25. süper olacak gibi hayırlı bayramlar...

    YanıtlaSil
  26. @deeptone; 12 saat yazı işleriyle mi uğraşıyorsunuz. Çok güzel eğer öyleyse. İyi bayramlar. Görüşürüz.

    @İbrahim Hamurcu; İnşallah güzel olacak, sağaolun size de hayırlı bayramlar.

    YanıtlaSil
  27. yazı değil iş hayatı.
    :)

    YanıtlaSil
  28. @deeptone; ha siz öyle deyince ben de siz de yazı işleriyle uğraşıyosunuz sandım :) Olsun artık akşamları çalışarak idare edeceksiniz mecbur.

    YanıtlaSil
  29. Yazıyı ve yorumların bir kısmını okudum da bence bu kadar karamsar olmamalısınız bay saksağan (: blogun twitterdan ve facebooktan çok ayrı bir yeri var. Biliyorsunuz facebooka üye olmak için herhangi bir nitelik aranmıyor bir şey üretilmesi gerekmiyor ama blog öyle mi? Bloggerlar hem duygularını düşüncelerini ifade edebilen hem de bu ifadeleri ilginç aktüel ve farklı kılabilen kişiler olmak zorundalar ki blogları fazla izleyiciye ulaşsın. Aynı şekilde blog okuyucusunu da twitter takipçisinden ayrı bir kefeye koyuyorum. Bilmiyorum genellikle blog ahalisi daha derin daha kültürlü daha farkındalıklı daha espritüel insanlar.
    Yani sayımızın artmasına gerek yok aslında önemli değil nicelik değil de nitelik sanki.
    Üstelik ünlüler tabii ki blogda olmayacak şarkı söyleyebilmek demek yazma yeteneği var demek değil ki.
    Ayrıca izle'ye basınca anında işlem kutusu çıkıyor ve ben iki sn sonra o blogu izlemeye başlamış oluyorum. Sorun sizin pcnizde olabilir.
    Ama yine de mim fikri çok hoş başka bi blogta görmüştüm de sonunda yararlı mimler yapılıyor diye düşünmüştüm (:

    YanıtlaSil
  30. @Pink Freud; Görüşler çelişebilir ama ben bloggerlık denilen şeyin okadar da içe kapalı ve belki de özel yetenekler gerektiren bir şey olduğunu düşünmüyorum. Mesela bir arkadaşımın bir konu hakkında çok fazla bilgisi var ve bu bilgisini sözlü ve yazılı olarak aktarıyor sık sık. Onun uzun uzun yazılar yazdığı yerler ise Facebook ya da Youtube'daki yorum bölümü. Ben arkadaşıma senin blog açman lazım dedim. Fikir ona yabancı geldi. Muhtemelen açacak ama yine de fikirin ona yabancı gelmesi Blogger'ın söyleyecek şeyleri olan herkesi kendisine davet edemediğini gösterir. Kendimizi o kadar yüksek görmemize gerek yok bence. Aksi halde elitist bir ortamı düşleyerek elitist bir karaktere bürünürüz. Bence her yayınında bir cümle yazan birisine bile blogger hitap ediyor. Sürekli tek cümlelik "tespit" cümleleri yazabilen bir insanın fikirleri twitter'da internet çöplüğünde kaybolurken burada müzede saklanır gibi saklanabilir. Ama blogger onları çekemiyor. Çünkü yapısı çok çok hantal.

    Bir de şu var. Tamam kafa yapısı olarak her şeyi olumlayalım ama buna rağmen ben teknik aksaklıklar olduğunu düşünüyorum. Bunun da sonuna kadar arkasındayım. Hatta berki kibir gibi olacak ama benim düşündüğüm bazı şeyleri düşünememeleri, hatta beni şaşırtamamaları beni şaşırtıyor.

    Daha bu blogu ilk açtığımda, Beni Öp Sonra Doğur Beni Google adlı bir yazı yazmıştım :) Google'a hayranlığımı vurgulamıştım yazıda. Ama şundan da bahsetmiştim. Bilgisayarla çok ilgili kişiler wordpress kullanır, amacı sadece yazmak olan kişilerse blogger. işte kilit nokta da bu. Blogger işin teknik boyutuna kafayı takmış insanlara, arayüzü çok önemseyen insanlara hitap edemiyor. Wordpress tamamen hitap ediyor mu o da ayrıca tartışılır ama bence aksaklıklar var Blogger'da ve düzeltilmesi gerek. İzlemeden bahsetmişsiniz mesela iki saniye sürüyor diye. Ben yarım saniye sürmesini istiyorum. Ben açılır pencere ile uğraşmak istemiyorum. Bir bloga girdiğimde onu daha önce izlemeye almış mıyım görmek istiyorum. Daha fazla hayal edelim ve sınırsız kişiselleştirme imkanlarını zorlayalım. Yetiyor dersek bir adım bile atamayız.

    YanıtlaSil
  31. İyi de blog yazmak için bilgili - yetenekli olmak gerektiğini siz de kabul etmişsiniz arkadaşınız bir alanda başarılıymış işte söyleyecek sözü var yani. Facebooka bakkal amca da üye yani söyleyin bana bu adamdan blogger olur mu? Ve blog yazmak için o arkadaşını bahsi geçen adamdan daha üstün görmek elitistik değil realistik olur.
    Tüm postları tek cümleden oluşan blogları dahil etmedim zaten ben söylediklerime ne tür bloglardan söz ettiğimi aşağı yukarı anlamışsınızdır.
    Ben zaten blogspot mükemmel falan demedim hatta özellikle vurguladım blogla ilgili isteklerimizi yazmamız iyi olur diye. Bence de bir çok eksiği var ben de karalıycam bu konuyla alakalı bir şeyler.
    Orada belirtmek istediğim şey küçük bir ayrıntı izle butonunda bir sorun olmadığıydı. Ama bazıları navbarı sayfanın yukarısına eklemiyor bile. O blogu izliyeceğim diye uğraşmak işkence gibi. Gerçi bazıları bilerek o hale getiriyor :/

    YanıtlaSil
  32. @Pinky Freud; O açıdan haklısın ben biraz daha uca çekmiş olabilirim konuyu. Benim demek istediğim aslında baremin size göre daha yüksek olduğunu düşünmemden oldu. Yani blogu olmayan pekçok kişinin de blogger olabileceğini çok üst düzey yazma becerisi gerekmediğini söylemek istedim. Ama aramızdaki benim yanlış anlayışım o noktada ortaya çıktı sanırım. Yani örnek vermek gerekirse ben blogger olmak için 100 üzerinden 20 de yeter diye düşünürken senin 100 üzerinden 70 gerektiğini düşündüğünü hissettiğim için o şekilde bir bakış açısı üzerine kurdum yazıyı.

    Bir de şu sözlerin var:

    Bilmiyorum genellikle blog ahalisi daha derin daha kültürlü daha farkındalıklı daha espritüel insanlar.
    Yani sayımızın artmasına gerek yok aslında önemli değil nicelik değil de nitelik sanki.

    İlk cümlene katılıyorum ama ikinci cümlene katılamıyorum malesef. Bence artmamız demek daha güzel bir dünya demek. O yüzden gerek teknik, gerek fikri yapı bakkal amcayı içine almasa da bakkal amcanın bakkal oğlunu kapsamalı. Onda ne anılar ne fikirler vardır belki. Ama Windows'taki Denetim Masası'nı bile bulamayan bu insanlar için Blogger kabus.

    Aklımızdaki Blogger bilinç düzeyleri arasında bir fark yoksa sorun da yok zaten.

    YanıtlaSil
  33. nasil guzel, nasil dogru tespitler bunlar boyle...

    YanıtlaSil
  34. @!DOZ BÜYÜCÜSÜ!; Sağolasın. Bu yazıyı yazdıktan sonra bir şeyler değişti ama Blogger'daki düşüş değişmedi.

    YanıtlaSil
  35. Kardeşim çok güzel yazmışın, dediklerinin tamamen arkasındayım.

    YanıtlaSil
  36. @Burak; Sağol Burak. Umarım bir şeyler değişir.

    YanıtlaSil

Etiketler

benim fikriyatım benim günlüğüm benim paylaşımlarım benim şiirlerim müzik şiir benim bilgilendirmelerim benim mensur şiirlerim mim bilişim blogger ben ayrılık aşk blogspot cumalıkızık facebook google hayat dersi nazım hikmet okuma listesi saksağan türkiye yalnızlık zaman çocukluğum 17 Eylül 2009 Bir Puro Bazen Sadece Bir Purodur Internet Explorer Nietzsche alıntılar amerika anlamak askerlik aslında bir konu var atanamayan öğretmen atatürk azeri türküleri bazen pipo sadece pipo beş satırla birisininperisi bize kalanlar blogger yeni arayüz blogsport blowin in the wind bursa büşü candan erçetin canıma sarıldın dashboard dershane dertliyim kederliyim dinlemek düş düşünüyorum echo edebiyat eko empati farmville felsefe freud gdo geçmiş asla geçmez google amca google+ grease gülay günce yorgancılar halil sezai paracıkoğlu haluk levent hayal herseyibilenkadin.com ibrahim sadri isyan içimden akan yaşlar kahvaltı kapıldım gidiyorum katie melua komik kontrol paneli kpss kral çıplak kraldon çok kralcılık kuzgun kuş küçük prens kınalı kar kırağı liseli milliyetçilik milliyetçilk mühim değil narkissos nergis nil karaibrahimgil o'nun şiirleri oyun patsy cline persepolis poker prsion break saman sarısı sansür sen sen gelmez oldun seni seviyorum serçe ses sesame street sevgili sosyal medya superonline susam sokağı thumblr ttnet turancılık twitter türkü türküler uncle google veda vedalar yasak yasemin mori yazılım yeni dünya düzeni çocukluk çözümler öneriler öss öylesine sevmiştim özgür çevik özlemek öğretmenlik ücretli öğretmenlik ümit abi Şablon şair şenay gürler şevval sam