Anlatacak şeylerim yoksa da birilerinin anlatılacak şeyleri var sanırım. İnsanlar aşık oluyor, birilerine küsüyor, bir yerlerde çalışıyor. Seyretmesi çok ilginç. Ama benim için en ilginç olanı da her şeyi ağır çekimde okuyor olduğumu hissetmek.
Bana anlatıyor mesela aşklarını, işlerini. Belki de hayatlarında duyabilecekleri en içten yorumları yapıyorum. Kendimi övmek için söylemiyorum. Ben kendim için, onun için, bunun için yararlı olanı söylemem. İnsanların iç seslerini duymaya çalışırım. Kendilerinin bile duyamadıkları iç seslerini...
İnanırım ki insanlar aslında karşılaştıkları pekçok konuda aslında doğruyu bilirler, çünkü iç sesleri bunu onlara fısıldar. Ama zaman zaman başkaları bizi kandırır, zaman zaman da kendi kendimizi kandırırız. İç sesimiz çok da ulvi bir şey değildir aslında. Hayattan tüm öğrendiklerimizdir, içimizdeki alim'in hayattan çıkardığı sonuçlardır.
Birileri yaşıyor, ben seyrediyorum. Dert dinlemeyi severim. Karşımdakini rahatlamış görmeyi de... Ama nezaman dert dinlesem hüzünlenirim. Bazen konu çok acıklı gelir, bazen de çok daha kişisel bir sebebi vardır. Evet öyle de içten pazarlıklıyımdır. İnsanlar bana dertlerini anlatırken onun acısıyla tatlısıyla yaşadığını, kendiminse yaşamları seyrettiğimi düşünürüm. Belki başkalarına göre de ben yaşıyorumdur. Bilemiyorum. Uzun zamandır birilerine anlatacak özel bir şeyim olmadı. Yine de genelde dinleyen olmak insana kendisini kötü hissettiriyor. Karşımda safça, temizce "bugün aşık oldum" diyen insanın yerinde olmak istiyorum. Ya da ne bileyim Fener'in başına gelene üzülen adamın yerinde olmak istiyorum. Hatta Youtube'da duygusal şarkılara yorum yapan "alt tabakaya ait arabeskçiler"in yerinde olmak istiyorum. Bence onlar yaşıyor, bense onları seyrediyorum.
Bence ben de artık herkes gibiyim diyerek, hayat nehrini kıyısından seyretmek yerine hayat nehrinin içine atlamalıyım. Bu bencilce olabilir. Şimdi düşünüyorum da hayat insanların büyük bencillikleriyle kötüleşirken, küçük bencillikleriyle de güzelleşiyor. Birileri iç sesini dinliyor, birileri birey oluyor, birileri aşık, birileri şair, birileri işçi, herkesin küçük ben'leri var yani.
Bu blog'u açarken "ben," ismini koymamın sebebi kendimi anlatacak olmam değildi aslında. Herkesin içindeki "ben"i kutsamak istemiştim sadece. Herkesin dertlerini, sevinçlerini, hayallerini, hatalarını bazen kötülüklerini bile kutsamak isterdim kanatlarımla. Çünkü ancak hepsini kabul edersek karşımızdakinin "ben"ini görebiliriz. Daha önemlisi kendi eksiklerimizi ve kendi artılarımızı bilirsek kendi "ben"imizin farkına varırız.
Böyle yazılar genelde "artık bu blogu kapatıyorum, başka bir blog açacağım beni sevenlerle elbet yine karşılaşırız, tarzı geyiklerle biter. Ben öyle söylemiyorum. Sadece yazmaya tekrar başlayacağım. Kendi "ben"imi ve belki de sizlerin "ben"ini keşfetmek için.
Saksağan
ben,
düşünüyorum işte varım ben de!
29 Eylül 2011 Perşembe
26 Eylül 2011 Pazartesi
Boşluk
Yazar:
Mustafa Tutar
zaman:
17:15
doksanlardan bir şarkı çalsa döneceğim belki
gördüklerimi unutmak istiyorum biliyor musun
adımlarımda bomboş sayfalar kirleniyor
ellerimde ne kadar ezilmiş ruhum
bakıp da sırt dönmek istemiştim ne kadr çok
ne kadar kalemler eskitmişim boşluğum için
eksiliyorum tekrar
boyun eğip sana geleceğim
dünya ne kadar soğuk
boşluk
soğuyor bedenimde
eksiliyorum görüyor musun
sorup da öğrenemediğim şarkı var
gördüklerimi unutmak istiyorum biliyor musun
adımlarımda bomboş sayfalar kirleniyor
ellerimde ne kadar ezilmiş ruhum
bakıp da sırt dönmek istemiştim ne kadr çok
ne kadar kalemler eskitmişim boşluğum için
eksiliyorum tekrar
boyun eğip sana geleceğim
dünya ne kadar soğuk
boşluk
soğuyor bedenimde
eksiliyorum görüyor musun
sorup da öğrenemediğim şarkı var
Saksağan
24 Eylül 2011 Cumartesi
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Yazar:
Mustafa Tutar
zaman:
00:42
Halil Sezai'nin İsyan şarkısını hepiniz duymuşsunuzdur. Bu vidyoda İsyan adlı şarkıyla Öylesine Sevmiştim şiirini birleştirmişler. Yaralı kalpler için çok tehlikeli olmuş.
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlar da gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
Sevdiğimiz şarkıları da
Pencereme konan yusufçukları da
Bana karanlığı bırak
Beni bırak, beni böyle bırak
Böyle ansızın, böyle yakışıksız
Böyle anlamsız, böyle dağınık
Şimdi gidiyorsun, git
Hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yıkma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmiştim
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlar da gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
İbrahim Sadri
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlar da gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
Sevdiğimiz şarkıları da
Pencereme konan yusufçukları da
Bana karanlığı bırak
Beni bırak, beni böyle bırak
Böyle ansızın, böyle yakışıksız
Böyle anlamsız, böyle dağınık
Şimdi gidiyorsun, git
Hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yıkma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmiştim
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlar da gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
İbrahim Sadri
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Etiketler
benim fikriyatım
benim günlüğüm
benim paylaşımlarım
benim şiirlerim
müzik
şiir
benim bilgilendirmelerim
benim mensur şiirlerim
mim
bilişim
blogger
ben
ayrılık
aşk
blogspot
cumalıkızık
facebook
google
hayat dersi
nazım hikmet
okuma listesi
saksağan
türkiye
yalnızlık
zaman
çocukluğum
17 Eylül 2009
Bir Puro Bazen Sadece Bir Purodur
Internet Explorer
Nietzsche
alıntılar
amerika
anlamak
askerlik
aslında bir konu var
atanamayan öğretmen
atatürk
azeri türküleri
bazen pipo sadece pipo
beş satırla
birisininperisi
bize kalanlar
blogger yeni arayüz
blogsport
blowin in the wind
bursa
büşü
candan erçetin
canıma sarıldın
dashboard
dershane
dertliyim kederliyim
dinlemek
düş
düşünüyorum
echo
edebiyat
eko
empati
farmville
felsefe
freud
gdo
geçmiş asla geçmez
google amca
google+
grease
gülay
günce yorgancılar
halil sezai paracıkoğlu
haluk levent
hayal
herseyibilenkadin.com
ibrahim sadri
isyan
içimden akan yaşlar
kahvaltı
kapıldım gidiyorum
katie melua
komik
kontrol paneli
kpss
kral çıplak
kraldon çok kralcılık
kuzgun
kuş
küçük prens
kınalı kar
kırağı
liseli
milliyetçilik
milliyetçilk
mühim değil
narkissos
nergis
nil karaibrahimgil
o'nun şiirleri
oyun
patsy cline
persepolis
poker
prsion break
saman sarısı
sansür
sen
sen gelmez oldun
seni seviyorum
serçe
ses
sesame street
sevgili
sosyal medya
superonline
susam sokağı
thumblr
ttnet
turancılık
twitter
türkü
türküler
uncle google
veda
vedalar
yasak
yasemin mori
yazılım
yeni dünya düzeni
çocukluk
çözümler
öneriler
öss
öylesine sevmiştim
özgür çevik
özlemek
öğretmenlik
ücretli öğretmenlik
ümit abi
Şablon
şair
şenay gürler
şevval sam
